MURAT ÖZTEKİN

Takılan bir gözlükle insanları bulundukları yerden farklı dünyalara taşıyan virtual reality (VR) yani sanal gerçeklik teknolojileri iyiden iyiye sanatı içerisine aldı. Bir gözlükle, görüntü olarak var olan bir dünyanın içerisine girilen VR teknolojisinde, eserler meydana getirilip sergileniyor. Sanatseverler ise bu eserleri, aktif bir şekilde, yaşayarak tecrübe ediyor.
Hâliyle sanal gerçeklik teknolojileri, müzeleri de “o eski mekânlar” olmaktan çıkarmaya başladı. Bazı kült tabloların sanal gerçeklikle yeniden inşa edildiği müze projelerinde, eserlere uzaktan bakmak yerine, içerisine giriliyor, dokunuluyor ve tarihî tabloların hazırlanış safhalarına göz atılabiliyor.

TABLOYLA KONUŞTULAR!
Batı’daki müzeler bu hususta epey yol katetti. Mesela iki sene önce İngiltere’deki Tate Modern, tanınmış ressam Amedeo Modigliani’nin Paris’teki atölyesinin 1919’daki hâlini ve eserlerini sanal gerçeklik ortamına taşıdı. Helsinki’deki Finlandiya Ulusal Müzesi de ressam R.W. Ekman’ın 1863 tarihli “Açılış” resmini VR’la canlandırdı. Sanatseverler bir buçuk asır öncesine giderek, resimdeki Rus İmparatoru II. Alexander’la konuşabildiler! Fransa’daki Millî Tabiat Tarihi Müzesi de ilk kalıcı VR sergisini çoktan açtı.  Bütün bunların ötesinde fiziki olarak bile var olmayan sanal Kremer Müzesi, Hollandalı ressamların 17. asra ait eserlerini sadece sanal gerçeklikle görebilmeyi sağlıyor. Batı’da daha birçok müze, sanal geçeklikle tanışmaya devam ediyor. Türkiye’de ise sanatçı Mat Collishaw, VR teknolojisiyle işlenen dünyanın ilk fotoğraflarını geçen sene Yapı Kredi Kültür Sanat’ta görebilmemizi sağladı. VR teknolojilerinin pahalı olduğu, birtakım fizik problemleri beraberinde getirdiği sanat çevrelerinde tartışılmaya devam ediyor. Ancak VR’ın sanatı daha popüler kıldığında herkes hemfikir…

O KAPLUMBAĞALARI ARTIK BESLEYEBİLİRSİNİZ
Pera Müzesinin, 15 yıldır koleksiyonunda bulundurduğu Osman Hamdi Bey’in meşhur tablosu ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ de sanal gerçeklikle (VR) buluştu. Suna ve İnan Kıraç Vakfı tarafından desteklenen müzede açılan “Osman Hamdi Bey’in Dünyasına Yolculuk: Sanal Gerçeklik Deneyimi” başlıklı proje çerçevesinde Osman Hamdi Bey’in Kuruçeşme’deki çalışma odasının 1906 yılındaki hâlini, VR’la tecrübe edebiliyorsunuz. Çeşitli fotoğraflardan ve vesikalardan faydalanılarak hazırlanan dijital odada dolaşarak Osmanlı ressamının şahsi eşyalarına, notlarına ve fotoğraflarına göz gezdiriyorsunuz. Dahası tanınmış ressamın, spatulasını elinize alabiliyorsunuz. Asıl alaka celbedici olansa atölyenin duvarına asılı olan “Kaplumbağa Terbiyecisi” tablosunun içerisine girebiliyorsunuz. Tabloya girdikten sonra iştahlı kaplumbağalara siz de marul ikram edebiliyor, terbiyecimize dokunabiliyorsunuz. Bütün bunlarla hafızlarımızda yer edinmiş bir tablo ile yakıdan bir bağ kurmuş oluyorsunuz. Bu VR tecrübesi, Pera Müzesi ziyaretçilerine ücretsiz sunuluyor. Proje, hafta içi 11.00 - 14.00 ve 16.00 - 19.00, cuma günleri 11.00 - 14.00 ve 17.00 - 21.00, hafta sonları ise saat 11.00 - 17.00 arasında ziyaret edilebiliyor.