MURAT ÖZTEKİN

İnsanlık tarihinin en renkli buluşlarından biri olan sinema aynı zamanda Osmanlıya en hızlı gelen keşiflerden biriydi. Yeni tekniklere duyduğu merakla bilinen Sultan Abdülhamid, sinema ortaya çıkar çıkmaz sarayda film oynatmış, payitahtta da film gösterilen yerler süratle çoğalmıştı… Ancak Osmanlıdaki sinema bugüne kadar çok fazla araştırılmadı. Bu eskilik üzerinde Bilim ve Sanat Vakfı (BİSAV) ile Türk Sineması Araştırmaları (TSA) tarafından “Belgelerle Osmanlıda Sinema” projesi hayata geçirildi. Geçtiğimiz günlerde tamamlanan proje çerçevesinde, bir sene boyunca arşiv belgeleri taranarak Osmanlıdaki sinema dünyasına ışık tutuldu. Proje neticesinde sinema tarihimizin ilk kitabı olan “Mektep ve Sinema” eseri de günümüz Türkçesine kazandırıldı.

SİNEMADA "BUZ DAĞI"
Sinemanın 1895’te ortaya çıktıktan hemen sonra Osmanlı topraklarına ulaştığını söyleyen Projenin koordinatörü Ayşe Yılmaz “Sinema önce saraya girmiş, sonra halka yayılmış. Tiyatronun daha önce gelişinden olsa gerek sinema çabuk kabullenilmiş. Osmanlıların “Gâvur Buluşu” diye bir bakışı olmamış. Buna rağmen Osmanlıdaki sinema hakkında bugüne kadar çok az araştırma yapılmış. Sinemacılar ile Osmanlı arasında âdeta bir buz dağı oluşmuş. Biz de bu buz dağını eritmek için projeyi hayata geçirdik” diyor.

İLK HANGİSİ?
Ayşe Yılmaz “Yaptığınız araştırmalarda ne gibi çarpıcı neticelere ulaştınız?” soruma ise şöyle cevap veriyor: Türkiye’de çekilen ilk sinema eseri, Fuat Özkınay’ın 1914’ çekimi “Ayastefonos’ta Rus Abidesi’nin Yıkılışı” olarak kabul ediliyor. Ama daha evvel, 1905’te Osmanlı tebaasından olan Manaki Kardeşlerce çekilmiş filmler olduğunu araştırmalarımızda gördük. Bunun yanında Sigmund Weinberg de aynı yıllarda filmler çekmiş. Ancak  Weinberg’in filmlerine henüz ulaşabilmiş değiliz. Dolayısıyla Türkiye’de çekilen ilk filmin ne olduğu hâlâ net olarak bilinmiyor. Bu yüzden dönemin üzerine eğilmemiz gerekiyor. Araştırmalarla birçok sürpriz bilgiye ulaşacağız gibi gözüküyor.

BİZİ SİNEMAYLA TANIŞTIRAN KİTAP
Proje çerçevesinde Türkiye’de basılmış ilk sinema tarihi kitabını olan “Mektep ve Sinema”yı latinize ettiklerini kaydeden Ayşe Yılmaz “Kitap başından sonuna kadar sinemanın o güne kadarki tarihini anlatıyor. Sinemadaki keşifler, sinemanın insan üzerindeki ruhi tesirleri, sinema ve ahlak, sinemanın göz hastalıklarıyla irtibatı gibi birçok şey ele alınıyor kitapta. Belçikalı yazar eserde sansürü de savunuyor. Çocukların korunması için erken yaşlarda sinemaya gönderilmemesi gerektiğini yazıyor. 'Mektep ve Sinema' eserinin yazarının adı da tam olarak bilinmiyordu, biz ortaya çıkardık. 'A. Sluyi' diye ismi geçen kişinin Belçikalı bir pedagog olan Alexis Sluyi olduğunu öğrendik” ifadelerini kullanıyor. Ayşe Yılmaz, Osmanlıda sinemaya dair neler yapıldığını öğrenebilmek için eski dergilerin, gazetelerin taranması gerektiğini sözlerine ilave ediyor.

ENVER PAŞA SARIKAMIŞ’A SİNEMACI İSTEMİŞ
Osmanlı sineması araştırmalarında enteresan bilgilere ulaştıklarını söyleyen Ayşe Yılmaz “Enver Paşa, Sarıkamış Harekâtı’na giden askerlerin kendilerini kötü hissetmelerine mâni olmak için film oynatmak istemiş. Bu yüzden 1914’te İstanbul’dan bölgeye bir sinematograf çağrılmış. Zaten Almanya’dan döndükten sonra sinemayı propaganda aracı olarak kullanmaya karar veren Enver Paşa, ordu sineması kurdurmuş. Millî Müdafaa Cemiyeti ise 1916’larda ilk film şeritlerini imal etmeye başlamış. Araştırmalarımızda Osmanlıda sinema hakkında meydana çıkarılan imtiyazname ve nizamnamelere de rastladık. Mesela ülkenin her tarafına gönderilen nizamamelerde 60 madde yer almış. Gönderilen bölgelerden ek bilgi istenmiş” diye konuşuyor.