MURAT ÖZTEKİN

Biz de bu hissiyatımızı teskin etmek için beyazperdenin mazisine baktık; seyircisini çok uzaklara götüren çarpıcı “yol filmlerini” derledik...

HER ŞEYİ BIRAK: INTO THE WILD
∂ “Into the Wild” yol filmleri denilince akla ilk gelenlerden... Hem yalnız bir yol macerası hem de Batı’da büyüyen medeniyetten uzaklaşma fikirleri üzerine bir “masal”... Yönetmen Sean Penn’in bu çarpıcı eserinde üniversiteden yeni mezun olan Christopher, parlak bir kariyer planına sırt çevirip yollara düşüyor ve bir dağ başında hayatı anlamaya çalışıyor! Her ne kadar film, uç fikirler üzerine kurulu olsa da modern dünyanın dayattıklarını sorgulamak açısından faydalı. Filmin sunduğu görsellik ise tam da evde kapanmışlara göre...

KAÇ RICKY KAÇ: VAHŞİLER FİRARDA
İşte sizi tabiattaymış gibi hissettirecek bir film daha: “Vahşiler Firarda”... Yönetmen Taika Waititi’nin 2016 yapımı eserinde şöyle bir hikâye var: Kimsesiz çocuk Ricky’e bir dağ evinde yaşayan çift, koruyucu aile olur. Ancak evin hanımı aniden ölür. Tekrar çocuk esirgeme kurumuna dönmek istemeyen Ricky ise ormanın derinliklerine kaçar ve zaten ortalıktan kaybolmak isteyen ‘Amca’sıyla bir maceraya çıkar... Sarkastik diyaloglarıyla dikkat çeken eser, bürokrasiyi yerden yere vuruyor. Filmdeki tabiat kadrajları ise tabii ki mest edici...

OĞLUNUN İZİNDEN GİT: YOL
Yönetmen Emilio Estevez’in 2010 yapımı “Yol” (The Way) filmi, yol hikâyesi ile tesirli bir baba-oğul dramını birleştiriyor... Daniel, doktor babasının aksine gezgin ruhlu biridir. Nitekim bu hâli onun canına mal olur; genç adam, İspanya’dan Fransa’ya kadar devam edecek yolculuğunun hemen başında ölür. Bu trajik hadise ise babası Tom’u yaralar. Her şeyi geride bırakan adam, oğlunun katetmeyi planladığı 800 kilometrelik rota için yola düşer. Yaslı baba, böylelikle hayatın fark etmediği taraflarını anlama fırsatı bulur. Filmde dokunaklı bir dram, yine eşsiz manzaralarla cemediliyor...

BU SON ŞANS: ŞİMDİ YA DA ASLA!
Başrollerinde Hollywood’un iki usta aktörü Jack Nicholson ve Morgan Freeman’ın yer aldığı “Şimdi ya da Asla” da (The Bucket List)  dramı yönü ağır basan yol filmlerinden bir diğeri... Her ikisi de kanser hastası olan Edward ve Carter, farklı statülere olsalar da aynı kaderi paylaşmaktadırlar. İki adam bir gün “ölmeden önce yapılacak şeyler” listesi çıkararak yolculuğa çıkar. Edward ve Carter, Afrika’dan Himalayalara uzanan seyahatlerinde yıllarca ıskaladıkları şeyleri fark eder. Hüznü ve eğlenceyi, tecrübeli oyunculuklarla harmanlayan film, hayata materyalist bir pencereden bakıyor...

HÂLÂ TAZE: YAĞMUR ADAM
Barry Levinson’ın 1988 yapımı kült filmi “Yağmur Adam” (Rain Man) da pandemi günlerinde sizi tekrar içine çekecek eserlerden... Tamamen maddiyata yönelik hayat süren Charlie, hiç arayıp sormadığı babasının ölüm haberinden sonra miras için yollara düşer. Kendisine miras olarak pek bir şey kalmadığını teessürle öğrenen genç adam, bir de Raymond isimli otistik bir ağabeyinin olduğunu keşfeder. İki zıt karakterin birbirini tanımasıyla neticelenen bu seyahat, başka bir yolculuğa dönüşür. Dustin Hoffman’ın unutulmaz oyunculuğuna sahne olan film aradan geçen otuz küsur seneye rağmen hâlâ taze...

YEŞİLÇAM USULÜ: HOKKABAZ
Türk sinemasında da yol filmleri kategorisine giren birçok film var. Cem Yılmaz’ın 2006 yapımı “Hokkabaz”ı da onlardan biri... Yılmaz’ın komedi ve dramı harmanladığı Karakomik Filmler serisinin temelini meydana getiren eserde beceriksiz bir illüzyonist olan İskender ile Maradona’nın çıktığı seyahat işleniyor. İstanbul’da başarılı olmayınca Anadolu yollarına düşen ikili, beklenmedik işler başarıp kendilerini garip bir maceranın içinde buluyor. Buram buram Yeşilçam kokan “Hokkabaz”, soft hikâyesi ve dikkatli mizahıyla mahallî bir macera sunuyor...