Murat Öztekin - “Osmanlı Beyefendisi” olarak anılan Türkiye’nin kültür adamlarından Mehmed Şevket Eygi’nin vefatının ardından tam bir sene geçti.  Mütefekkir kimliği, yayıncılığı ve kaleme aldığı eserlerle kültür hayatımızda izler bırakan Eygi, geçen sene 12 Temmuz’da aramızdan ayrılmıştı. Merhum yazar, dün kabri başında dualarla yâd edildi. Eygi, hayatı boyunca hiç evlenmemiş, ömrünü yalnız olarak geçirmişti. Ama onun yanında her daim ilim adamları, yazarlar, talebeler ve sanatçılardan meydana gelen bir topluluk vardı. Bazı isimler ise ona daha yakındı, adeta eli ve kolu gibiydiler... Biz de geçen bir senenin ardından Mehmed Şevket Eygi’yi en yakınında bulunan, âdeta ailesi gibi olan isimlerden dinledik...

HİÇBİR ZAMAN YALNIZ DEĞİLDİ
Kırk sene boyunca Eygi’nin yanında bulunan Aydın Gülan “Bazı zamanlar haftanın her günü, bazı dönemlerde ise haftada birkaç kere kendisini ziyaret ederdim. Birlikte yemek yer, sorularımız varsa onlara cevap alır, beraber eskicilere giderdik. Şevket Ağabey, evli değildi ama hiçbir zaman yalnız değildi. Allah’la beraberdi” diyor. Vefatının ardından geçen bir seneyi değerlendiren Gülan “Şevket Ağabey’in farklı tarafı, Batı kültürünü de görmüş bir insan olmasıydı. İnşallah Şevket Ağabey gibi niceleri yetişiyordur. Onun vefatıyla katkıları bitmiş değil. Yazıları ortada, etkileri inşallah devam edecektir” şeklinde konuşuyor. Şevket Eygi’nin kendisine “Vefatımdan sonra hakkımda konuşma” dediğini nakleden Gülan “Bu söze uymak lazım ama babacan bir insandı, kimseye sesini yükselttiğini, kötü bir şey söylediğini duymadım. Gayet sabırla insanların yanlışlarını düzeltir, ihmallerini gidermeye çalışırdı” ifadelerini kullanıyor.  Aydın Gülan, Şevket Eygi’den öğrendiği en mühim şeyi ise “İslam medeniyeti peşinde ve hidayetin bilincinde olmak” şeklinde hülasa ediyor.

“İTALYANCA 10. LİSANIM OLACAK”
Prof. Dr. Sefa Saygılı ise kırk beş sene yanında bulunduğu Eygi’nin entelektüel tarafını şöyle anlatıyor: “Altı sene devam eden sürgün hayatından sonra Türkiye’ye geldiğinde kendisiyle tanıştım. Hem Doğu kültürünü hem de Batı kültürünü iyi bilirdi. O kadar geniş bir kültürü vardı ki 45 sene boyunca bize bir şeyler anlattı ama anlattıklarını tekrarladığını  bilmem. Doğu ve Batı’dan her türlü kitabı okurdu. İslami ilimlere vukufiyeti de güçlüydü. Bir gün ‘İtalyancayı da öğrensem onuncu lisanım olacak’ dediğini işitmişimdir.”  
Mehmet Şevket Eygi’nin insani vasıflarına değinen Prof. Dr. Saygılı, “Şevket Ağabey, çok mütevazı, altın kalpli bir insandı. Her hareketiyle bize ders veren ve zamanımızda az kalan İstanbul Beyefendilerindendi. Yemek yediği lokantadan çıkarken bile aşçıya teşekkür eder, her inceliği düşünürdü. Kendisi yalnız yaşamaya alışmıştı ama kimseye yük olmak istemezdi. Allah da onu kimseye muhtaç etmedi. Son anına kadar insanlığa faydalı olmaya çalıştı. Bütün hedefi insanların Ehl-i sünnet itikadında olmasını sağlamaktı” ifadelerini kullanıyor.

AİLE GİBİYDİK
Şevket Eygi’nin vefatına kadar yardımcılığını yapan Mücahit Bayram Işık ise “O, yalnız bir çocukluk geçirmiş, bu da hayatının diğer kısmına sirayet etti zannediyorum. Ama bizler onunla bir aile gibiydik. Bazen bir baba, bazen bir hoca, bazen de arkadaş gibiydi. O estetikle ahlakı birlikte düşünürdü. Gece uyumanın haricinde devamlı okurdu. Dinî kitaplardan tutun sanat, edebiyat hatta fizik kitaplarına kadar her şeyi içine alan bir okuma yelpazesi vardı” diyor. Eygi’nin son anlarını anlatan Işık, “Vefat ettiği cuma günü, beni yanına çağırmıştı. Nasihatlerle bize veda etti. Son nasihati ‘İnsan hayatın hay huyları arasında mutlu olmayı bilmeli. Yüksek şeylerin peşinde koşarken kaçırdığın küçük şeylerin farkında bile olmazsın. Küçük şeylerle mutlu olmayı bil, ihtirasa kapılma’ oldu” şeklinde konuşuyor. 

KABİR TAŞINDA BEKTAŞ İMZASI
Yazar Mehmed Şevket Eygi’nin kabir taşı da önceki günlerde yerleştirildi. Taşın hat yazılarını meşhur hat sanatçısı Davut Bektaş kaleme aldı. Eygi, bir yazısında “Kabir taşından sanat olur mu?” diye sormuş. Hemen ardından “Olur ama hüzünlü bir sanat olur” ifadelerini kullanmıştı. 

NASİHATLERİ KİTAP OLDU
Mehmed Şevket Eygi’nin hayattayken yayına hazırlamaya başladığı “Vasıflı Müslüman Genç” isimli kitabı, vefatının birinci yıl dönümünde neşredildi. Bedir Yayınevi etiketiyle raflardaki yerini alan eser, Eygi’nin eğitime dair kaleme aldığı makalelerden meydana geliyor. Merhum Eygi eserinde Türkiye’nin en mühim meselesinin eğitim olduğuna vurgu yaparak, atılması gereken adımları sıralıyor. Kitapta gençlere tavsiyeler de veriliyor.