MURAT ÖZTEKİN

Pandemiyle birlikte mecburi “aksesuarlarımız” hâline gelen maske, bir anda hayati bir nesneye dönüşerek sosyal hayatımızı çok değiştirdi. Bir türlü alışamadığımız, tartışmalara hatta protestolara bile sebep olan maske, sanatın da gündeminde. Farklı disiplinlerden 20 sanatçı ve tasarımcı da, bu nesneyi merkeze alarak eserler üretti; ortaya çarpıcı bir sergi çıktı. Baksı Müzesi’nde kapılarını açan “Maske/Çağrışımlar” isimli sergi, onlarca eserle hem hâlet-i ruhiyemize ayna oluyor hem de maskenin zihinlerdeki iyi ve kötü çağrışımlarını yansıtıyor... Sergiye katılan sanatçı ve tasarımcılar, fotoğraftan performansa, Lego’dan mobilyaya, farklı malzeme ile maskeyi farklı açılardan sorguluyor. Bazı sanatçılar maskeyi keyif veren bir nesneye dönüştürürken bazıları da bütün dünyada yaşanan bir distopyanın parçası gibi görüyor...
Prof. Hüsamettin Koçan, Feride Çelik, Banu Çarmıklı ve Özlem Yalım’dan meydana gelen bir sanat kurulu şekillendirdiği sergide; Alp İşmen, Aykut Erol, Beyza Boynudelik, Enis Karavil, Felekşan Onar, Ferhat Özgür, Fırat Engin, Gülcan Şenyuvalı, Gülten İmamoğlu, Halit Berker, Hatice Gökçe, İrfan Önürmen, Mehmet Dere, Mehmet Kavukçu, Merve-Kerem Ariş, Mike Berg, Mustafa Horasan, Özlem Süer, Sinan Logie ve Simay Bülbül’ün eserleri yer alıyor. Biz de o sanatçılardan bazılarını dinledik…

KAFAMIZDA SORULAR VAR
Sergide üç boyutlu bir deri maske ile pandeminin negatif çağrışımlarına odaklanan Merve-Kerem Ariş ikilisi “Şimdi sokaklarda bir sürü beyaz maskeli insan görüyorsunuz. Artık herkes birbirine benziyor. Kim gülüyor, kim somurtuyor anlamıyorsunuz. Biz de bu durumdan yola çıktık. Bunu Orwell’in ‘1984’ romanında olduğu gibi bir distopya olarak düşündük.  Orada toplumdaki insanlar ne konuşabiliyorlar ne düşünebiliyorlardı. Bunu, yüzü ve kafayı birlikte kapatan bir nesne olarak düşündük. Ama yaptıklarımız şu anki duruma dair bir tahmin değil, kafamızda meydana gelen çağrışımlar” diyor. Sanatçılar olarak endişelerini dile getiren ikili “Pandemi hakkına kafamızda hâlâ soru işaretleri var. Belki de artık hayat eskisi gibi olmayacak, maskeler hiç ağzımızdan düşmeyecek. Bir sanatçı olarak bizlerde de herkes gibi endişe içerisindeyiz” şeklinde

PANDEMİ SANATI
Fotoğraf sanatçısı Ferhat Özgür de “Kapanma Günlükleri” isimli karantina günlerinde çekilen enstantanelerini sergide sanatseverlerle buluşturuyor.  Özgür, “Enstantaneler tamamen eve kapandığımız günlerde ortaya çıktı. Ben de evimi bir sahneleme alanına dö-nüştürdüm. Bütün yüzümü kapatan bir maskeyle kendimi performans sanatçısı gibi konumlandırdım. Ortaya garip, gerçek üstü ve çılgınlıkları yansıtan kompozisyonlar çıkarmaya çalıştım” şeklinde konuşuyor.  Pandeminin üretkenliği artırdığına dikkat çeken Özgür, “Elimizdeki imkânlarla en etkili işleri yapabilmenin yollarını aradık. Sınırlı imkânlarla da etkili işler de ortaya koyduk. Bendeki kazanımı bu oldu. Ama dışarıya baktığımızda ölümlerle meydana gelen çok acı bir tablo var” ifadelerini kullanıyor.

MASKENİN TENAKUZLARI
Dikkat çeken sanat performanslarıyla tanınan sanatçı Mehmet Kavukçu ise “Maskenin kullanım amaçları dışında ben ne yapabilirim diye düşündüm. Artık maske hayatımızın her yerinde. Bu çıkışla maskenin yeri üzerine bir performans sergiledim. Issız bir yerde gün doğarken bunu gerçekleştirdim. Maske hem bizler için hayati bir nesne, hem de tabiata zararlı boya ve plastiğe sahip. Ben aslında maskenin tenakuzlarını yansıtmaya çalıştım. Benim dilim performans sanatına daha yakın. Sosyal durumlar üzerinden çıkış yapıyorum” şeklinde konuşuyor.