MURAT ÖZTEKİN

Karların içindeki “Cinnet”
“Takıntılı” yönetmen Stanley Kubrick’in meşhur “Cinnet” filmi, psikolojik tahlillerle dolu ana hikâyesinin yanında, soğuğu da derinden hissedeceğiniz bir eser. Etrafı karla kaplı bir otelde kışı geçirmek zorunda kalan Torrance ailesini merkezine alan filmde, yağan karlar kâbusa dönüşüyor. Stephen King’in romanından adapte edilen film, tecrit hâliyle pandemi hislerimize de tercüman!

Soğukta firar
Yönetmenliğini Andrei Konchalovsky’nin yaptığı “Firar Treni” cezaevinden kaçış teması ile hayatta kalma filmlerinin bir karışımı mahiyetinde. Hapisten firar eden John ve Manny’nin bir trene atlamalarıyla gelişen hikâyeyi işleyen eser, mazinin sade aksiyonlarından… Filmin sinematografisini kuvvetlendiren çarpıcı kar manzaraları da mevcut.

Karla karışık kara mizah
Coen Kardeşleri şöhrete kavuşturan film olan “Fargo” da, karla kaplı bir atmosferde geçen, garip fidye hikâyesi... Gırtlağına kadar borçlu olan Jerry, zengin kayınpederinden para alabilmek için karısını kaçırtır. Ancak her şey plana uymaz... Kara mizahın karla karıştığı “Fargo”, kış günlerinde daha çok hemhâl olabileceğiniz yapımlardan...

Yaşa ve öl bugün!
Kendisi gibi bir grup işçiyle Alaska’ya çalışmaya giden Ottway, yaşanan uçak kazası sonrasında tek başına hayatta kalır. Ama karla kaplı bir tabiatta, aç kurtların arasına düşmüştür… Yönetmenliğini Joseph Aaron Carnahan’ın  yaptığı “Gri Kurt”, aktör Liam Neeson’ın tek başına sırtladığı, tesirli bir mücadele hikâyesine sahip. Ancak “Yaşa ve öl bugün!” mısraının zihinlere kazındığı eser, negatif bir alt metin taşıyor.

İhanete inat yaşa!
Alejandro G. Iñárritu’nun western filmi “Diriliş”i de bu alt türün en çarpıcı olanlarından... 19. asrın Amerika’sında geçen filmde hem ağır yaralanıp hem de ihanete uğrayan bir rehberin tabiattaki yaşama mücadelesi, zihinlerden silinmeyecek sahne ve metaforlarla ele alınıyor. Leonardo DiCaprio’nun başrolünde olduğunu epik eserin Batı sömürgeciliğine dair vurguları da var...

Silahlar konuşmuyor
Hollywood’un “şiddetli” yönetmeni Quentin Tarantino’nun “The Hateful Eight”i (Nefret Sekizlisi) ise buz gibi havada bir konaklama mekânına sığınan sekiz adamın başından geçen, merak uyandırıcı hikâyeyi odağına alıyor. Ancak eser, western tarzda olmasına rağmen silahlardan ziyade karakterler konuşuyor! Filmin atmosferi, tam kışa uygunsa da kahve ile seyir iyi bir tercih olamayabilir!

Bu trendeyiz hepimiz
 “Parazit” filminin yönetmeni Bong Joon-Ho’nun şimdiki kadar meşhur olmadan önce çektiği “Snowpiercer”, iklim değişikliğini merkezine alan bir distopik bilim kurgu. Global ısınmaya karşı alınan tedbirler geri tepmiş, dünya buzlar altındadır. Hayatta kalan insanlar ise kar küreyerek çalışan bir trenin ayrı ayrı vagonlarına tıkılmıştır... Sınıf çatışmalarına vurgu yapan filmin, bunun yanında oldukça materyalist ve “soğuk” alt metinleri de var.

YERLİ 'SOĞUKLAR' DAHA DRAMATİK
Türkiye’den kar temalı filmlere usta işi örnekler var. Yönetmen Mustafa Kara’nın “Kalandar Soğuğu” da en dikkat çekenlerden biri... Filmde bir adamın maden rezervi peşindeki yolculuğu üzerinden gelişen umut hikâyesi, çarpıcı tabii görsellikle tasvir ediliyor. Eser, inanmanın öneminin de altını çiziyor. Nuri Bilge Ceylan’ın İstanbul’da geçen “Uzak” ve Kapadokya merkezli “Kış Uykusu” filmleri de farklı hikâyelerle soğuğu iliklerinize kadar hissedeceğiniz yerli eserler arasında yer alıyor...

SARIKAMIŞ FİLMLERİ
Özhan Eren ve Murat Saraçoğlu’nun çektiği “120”, Yönetmen Alphan Eşeli'nin “Eve Dönüş: Sarıkamış 1915”i ve yönetmen Kenan Korkmaz’ın “Beyaz Hüzün"ü, yakın tarihteki Sarıkamış Harekâtı’nın dramları üzerinden seyirciye beyaz sinematografi sunan eserler…