Talip KARAKAŞ / TÜRKİYE GAZETESİ

Aslında 10 yıldır sektörde. Seksenler dizisi rol aldığı 29. yapım. Oyunculuk dışında belgesel yapımcısı, yönetmen, senarist, at binicisi, hakem, antrenör, sunucu. Ama herkes onu "Emine Erdoğan'ın en sevdiği oyuncu" olarak tanıdı. 1984 Fethiye doğumlu. Tam bir yörük kızı. Önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hayatını anlatacak "Reis" filminde Emine Erdoğan olarak karşımıza çıkacak. Özlem Balcı ile Üsküdar'da buluştuk. Ortaya samimi, keyifli bir söyleşi çıktı. 
Yerel kanalla başlayan TV maceran buralara kadar geldi. Hayalin oyuncu olmak mıydı?
2005’te okulu bıraktım. Ankara’da Siyaset Bilimi okuyordum. İstanbul’a konservatuar için sınava geldim. Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ni bitirdim. O arada okula gitmediğim için kaydımı sildiler. Geçtiğimiz günlerde ÖSYM’ye başvurdum. Siyaset Bilimi diplomasını almak istiyorum. Oyunculuk diplomasının yanına yakışır. Çok emek harcadım. Oturup da bana bir şeylerin gelmesini beklemedim. Başarımın en büyük sırrı bu. 
Ailen ne diyor oyunculuğa? Okulu bırakmana karşı çıkmadılar mı?
Babam polis. İlk başta itiraf edemiyordum oyuncu olacağımı. Sonra öğrenince kızdı; "Okulu bıraktın, sırtını devlete yaslamadın" diye. Kafasında oyunculuk sonu olmayan ve geleceği belirsiz bir iş. "Yaşlandığında kimse yüzüne bakmaz" dedi. Ama zamanla algısı değişti. Geçen gün 31 yıllık hayatımda ilk defa bana "Seninle gurur duyuyorum" dedi. Normalde de gurur duyar ama söylemezdi. Okulumu tamamlayacağıma dair söz verdim ona. Şimdi dizimi ilgiyle takip ediyor. 

(FOTOĞRAF: ALİ ÇELİK)

Erdoğan ailesiyle tanıştığın geceye dönelim. O fotoğraf nasıl çıktı ortaya?
Daha önce hiç karşılaşmamıştık. Ama hayallerimden biriydi. Arkadaşlarıma "Mutlaka tanışacağım" dediğimde dalga geçerlerdi. “Asım’ın Nesli’nden Bir Usta” etkinliğine belgesel yapımcısı olarak davet edildim. Cumhurbaşkanımıza bir belgesel hazırlamıştı öğrenciler. Emine Hanım bana yakın bir yerdeydi. Tören bittiğinde yaklaşıp "Ben Özlem Balcı, Seksenler'de oynuyorum" dedim. Ardından Tayyip Bey, "Emine bak, senin en çok sevdiğin oyuncu" dedi. Sonrası malum. 
O zaman ortada Reis filmi var mıydı?
Varmış da benim haberim yoktu. Sonra bana ulaştılar. Rolü teklif ettiler. Emine Hanım'a haberi verdim. "Başarılar" diledi. Filmde Erdoğan’ın çocukluğu, hapis ve belediyecilik dönemleri anlatılacak. 2. ve 3. bölümleri de olacak. İlk seride daha çok Tayyip Bey'in çocukluğu anlatılacağı için ön planda olmayacağım. 2 ve 3’te daha çok yer alacağım. Haftaya çekimler Kıbrıs'ta başlıyor. Benim sahnelerim İstanbul’da. Heyecanla bekliyorum. 25 Mart'ta vizyona girecek. Ne tesadüf ki o gün de benim doğum günüm. 
Gelen tepkiler nasıl peki?
Böyle bir rolde olmak gurur verici. Seven var, sevmeyen var. Sosyal medyada linç etmeye kalkıştılar. Bir anda 20 bin kişi takip etmeyi bıraktı ama 50 bin kişi takibe aldı. Gelen bütün tepkilere saygılıyım. Ben işime bakıyorum. Sonuçta oyuncuyum. Böyle işler beni daha da yüceltir. Hiçbir zaman Allah’a şükür yüz kızartıcı bir şey yapmadım. Lince kalkanların art niyetli olduğunu düşünüyorum. Bardağın dolu tarafına bakmıyorlar. 2010'da Kültür ve Turizm Bakanlığının seçtiği bir ekiple Hindistan’da Türkiye’yi temsil ettim. Çektiğim iki belgeselden ödüller aldım. 14 yaşından beri çalışıyorum. Başkaları gibi yönetmen-yapımcı sevgilim veya zengin erkek arakadaşım olmadı. Her şeyi dizlerim kanaya kanaya kazandım. 

"Emine Erdoğan'ın en sevdiği oyuncu" etiketi üzerinize yapışacak...
Benim için hiç sakıncası yok. Allah’a şükür bu yapışsın. Güçlü insanları seviyorum. Güçlü insan, karakterli insan demektir. TRT'de oynuyorum diye de linç edenler oldu. Ya da gayri ahlakî rolleri kabul etmediğim için dışlandım. Bazı oyuncu arkadaşlarımdan "Köylüsün, oraya dön" diyenler oldu. Alışığım bunlara, yıldıramazlar. Seksenler'den önce TRT Kurdi kanalında yayınlanan "Mem-u Zin" dizisinde 4 yıl rol aldım. Egeliyim, yörüğüm. Tek bir kelime Kürtçe bilmiyordum ama öğrendim. Twitter'da 200 bine yakın takipçim Kürt’tür. Onlardan hiç kötü bir şey gelmedi. 

Peygamberimizin hayvan sevgisini anlatacak

Özlem Balcı, tam bir hayvansever. 3 siyam kedisi, sokaktan kurtarıp beslediği 4 sarmanı, 3 kangalı var. Özellikle kedilere bayılıyor. Reis filminden elde edeceği gelirin yarısını sokak hayvanları için harcayacak. Bir de belgesel projesi var. Eshab-ı kiramdan Ebu Hureyre hazretlerinin Müezza olarak bilinen kedisinden yola çıkarak Peygamber Efendimizin hayvan sevgisini anlatacak. Belgeselin yapımcısı, yönetmeni, metin yazarı da kendisi. 

Babamı üzecek hiçbir PROJEDE yer almam...

Hedefin ne? Nereye kadar oyunculuk?
 İleride belki bu işlerden sıkılırım ya da "Yeter artık" diyebilirim. Zaman ne gösterir bilemem. İnsanların fikri gün geçtikçe değişebiliyor. Şu an gayet mutluyum. 40’lı yaşlarda milletvekilliği neden olmasın? Sonuçta siyaset okuyorum. Bir de kafamda bir film projesi var. Senaryosu hazır. İsmi Sahibinden Kelepir Aşk. Sinema filmi. Bir jokeyin hayat hikâyesini anlatıyor. Yapımcılarla görüştüm. Binilicilik de var bende. Bir atım bile var. Filmin bütçesi çok yüksek, bekletiyorum. ABD’de Mahsun Kırmızıgül’le görüşeceğim. En azından "bir bak" diyeceğim. Türkiye Jokey Kulübü de destekleyecek. Teaser için hipodromu ayarladılar. Merak eden Youtube'da bulabilir. Samantha Fox ile görüştüm. Film hayata geçmediği için erteledim. Seneye yazın olabilir. Senaryosu özgün. Acele etmemek gerekiyor. Sürprizlerle dolu bir insanım. Benden ne zaman ne çıkacağı belli olmaz.
Oyunculukta kuralların var mı?
Var tabii. Anne babamı üzecek rollerde oynamam. İçki kullanmam, sigara içmem. Akşam 8’den sonra dışarı çıkmam. Örf ve âdetlere, toplumsal değerlere uyan biriyim. Daha önce bir sürü teklif geldi ama sırf öpüşme sahneleri olduğu için kabul etmedim. O teklifleri kabul eden oyuncu, şimdi ünlü birisi. Bu kurallar asla esnemez. 
 Ufukta evlilik gözüküyor mu? 
 Geçenlerde babam aradı. "Kızım, yaşın geçiyor. Yok mu oralarda elektrik aldığın biri?" diye sordu. Normalde böyle şeyleri onunla konuşamam. Babamın yeri çok ayrıdır bende. Bekçiydi, sonra polisliğe geçti.             Küçükken göreve giderken kıyafetlerini ben hazırlardım. O da sabaha karşı döndüğünde mutlaka elinde gül demetiyle dönerdi. Yastığımın yanına bırakırdı. Babam gibi birini bulamadım. Çıtayı çok yükseltti (gülüyor)... Her sabah onun gibi gül bırakacak biri lazım.