21 Mart 2014 yılında saunadan çıktıktan sonra talihsiz bir kaza sonucu kayıp yere düşerek kafasını çarması nedeniyle beyin kanaması geçiren Kenan Işık'ın durumu belirsizliğini koruyor. Kenan Işık bundan tam 16 yıl önce verdiği röportajda kendisiyle ilgili bir bilinmeyeni anlatmıştı.

İşte Kenan Işık'ın 15 Nisan 2000'de Hürriyet'ten Mine Baysan'a verdiği röportajdan bölüm...

Eski fotoğraflarla, geçmiş yaşamımla alakam yok benim. Asla açıp bakmam eski resimlere; benim için dün diye bir şey yok. Dün silinmiş, yaşanmış ve bitmiştir. Basında çıkmış röportajlarım, resimlerim de yoktur bende. Kesip saklamam.

"YAŞANAN YAŞANSIN VE BİTSİN"

- 'Dün benim için kapanmış bir sayfadır' diyorsun. Dünü nasıl bu kadar kesin unutabiliyorsun? Zor bir şey değil mi bu?

Geriye dönüp de söylediklerime baktığımda, sahneye koyduğum veya yazdığım bir oyunsa baktığım, bunlar hakkında hep tereddütlerim var. Mesela bugün, yazdığım oyunları bastırmıyorum. Üzerinde değişiklik yapılamayacak çünkü. Pişmanlık duymak, ileride "Keşke böyle yapmasaydım" cümlesiyle karşılaşmak istemiyorum. Yaşanan yaşansın ve bitsin istiyorum.

"BENDE HİÇBİR ŞEY KALMIYOR"

- Peki şimdi seçtiğimiz eski fotoğraflara bakmak nasıl duygular verdi sana?

Fotoğraflardaki anlar gözümün önünden geldi geçti. Ama hiç de hoş bir tat veya tatsız bir duygu bırakmadı bende. Tamamen nötr bir duygu içindeyim eskiye karşı. Ne mutsuzluk ne de mutluluk verdi anlayacağın. Yani fotoğraflara bakarken anımsayıp da "Ne hoş akşamdı" veya "Ne güzel bir dönemdi" dediğim hiçbir şey yok. Hafızam da bu yüzden iyi değildir zaten. Bende hiçbir şey kalmıyor. Yaşandığı an bitiyor. Geçmişe ait iz yok.

"FOTOĞRAF MAKİNESİ GÖRDÜĞÜMDE GERİLİRİM"

- Fotoğraf önemli değil o zaman senin için?

Eğer mekan, zemin iyi oturmuşsa, sanat değeri taşıyacak bir fotoğrafsa severim fotoğrafı. Bir an, bir bakış, yanımdakine olan yakınlık ya da uzaklık, insanların arasındaki münasebet o fotoğrafta vardır. Bu anlamda irdelenirse, fotoğraftan çok hoş şeyler, hikayeler çıkabilir. Donmuş bir andır o. İnkarı da mümkün değildir. Ama fotoğraflardan çok hoşlanmıyorum. Fotoğraf çektirirken tedirgin olurum. Kamera karşısında son derece rahat olmama karşın fotoğraf makinesi gördüğümde gerilirim, yüzüm allak bullak olur. Boş bakarım; ancak çaktırmadan çekilen fotoğraflarım iyi netice verir bana göre.

"YARINI DÜŞÜNÜYORUM BEN"

-Geçmişten bu kadar etkilenmemenin, geçmişi silmenin nedeni ne olabilir sence?

Bende hep geleceği, yarını, bir sonrayı organize etmek gibi bir istek ve duygu vardır. Belki de tiyatro sanatçısı olduğum için. Sanatçının şu günkü halden memnun olmayıp, dünyaya sanat yolu ile katkıda bulunarak gelecekte daha iyi bir dünya oluşturmak gibi bir görevi olduğunu düşünüyorum. Ustalarımızdan bize yüklü bir şey bu; "Bugünü boşver. Yarın ne olacak; sen onu düşün." Bu duygu ile hep geleceğin dünyasını, yarını düşünüyorum ben.

- Ama yarını organize etmek çabasıyla bugünü ve anı kaçırmıyor musun?

Çok doğru söylüyorsun, anı kaçırıyor olabilirim. Yani benim hep böyle mutsuz oluşum, duruşum, düşünceli oluşum bu yüzden olabilir. Mesela bir yere gittiğimde hiç eğlenemem. Hep yarın veyapacaklarım vardır aklımda. Haklısın ben bu anı yaşayamıyorum...