Kalyon, kendisine yöneltilen sorulara samimi cevaplar verdi. Usta oyuncu, sohbet boyunca ilginç hatıralarını da anlattı. İşte Salih Kalyon'dan geçmişe götüren anılar...
∂ ‘Hababam Sınıfı’nın filmden önce tiyatrosunu hatırlıyorum. İlk tiyatrolaştıran ustamız Ulvi Uraz'dı. K. Sunal’ın rolünü bir kadın oynuyordu orada; Suzan Ustan diye bir ablamız. Bizden birkaç yaş büyük. Saçları kısa kesilmişti, erkek rolündeydi.
∂ Benim ilk diksiyon hocam, annemdi. Evde tiyatro provaları yapıyordum. Annem namazını bitirdikten sonra gelip dedi ki; ‘Oğlum tane tane konuşsana. Laflarını ben anlamıyorum. Zeki Müren gibi tane tane konuş da anlayayım!’ Yahu dedim ne kadar büyük sanatçı Zeki Müren, annem gibi bir insana kendini kabul ettirmiş.
∂ Malta Madalyon Sineması vardı, Fatih’te. O benim teyzemin eşinindi. Orada konser verdi Zeki Müren. Kırmızı bir Cadillac’la geldi. Kırmızı bir takım elbise, siyah gözlükle. Çiçek sundum kendisine. Dedim ‘Bizim aile yukarıda, balkonda oturuyor. Sizden ‘Bir Demet Yasemen’i rica ediyoruz’. Sahneye çıktı ve ‘Küçük seyircimin isteğini yerine getiriyorum’ dedi, bizimkilere bakıp ‘Beleşçiler, beleşçiler! Bilet almadan oturuyorsunuz orada ama küçüğün hatırına o şarkıyı söylüyorum efendim’ dedi.
∂ Benim en iyi tanıdığım tipler, fakir fukara tipleri. Hiçbir zaman hayatımda çok zengin, varlıklı insanları tanımadım, onların arasında olmadım ki onları gözlemleyeyim, onları sahneye aktarayım. Zenginlik nasıl bir şeymiş, onu da daha kavrayamadım.