Röportaj: Gülçin Coşkan

Türk müzik sektörünün duayeni, yediden yetmişe herkesin gönlünde taht kuran 'Orhan Baba‘yı ziyaret ettim. Güzel sesi ve şarkıları dışında, mütevazı kişiliği ve düzgün duruşuyla her zaman hayranlık uyandıran sanatçılarımızın başında gelen Orhan Gencebay ile son zamanlarda çok konuşulan reklam filmi ve 50 yıllık başarı hikâyesini konuştuk.

Son zamanlarda bize bir sürpriz yaptınız. Farklı bir platformda, bir reklam filmiyle karşımıza çıktınız. Bu durum nasıl gelişti kısaca bahsetmek ister misiniz?
Reklam temizlikle ilgili mizahi bir uyarı. Temizlikle ilgili uyarıyı kim söylerse, daha dikkate alırlar diye bir anket yapmışlar, ben çıkmışım. Ben de konuyu sevdim.

Reklam filminde oynamadan önce, olumsuz eleştiriler gelebilir endişesi oluştu mu?
Kişi ne yapıyorsa yaptığının doğru olduğuna inanmalı, onu sevmeli ve saymalı. Ben de öyle baktım, yaptığım iş doğrudur; topluma yararlı bir konudur diye önce ben inandım. İnanmasam yapmam. Yaptığımı algılayamayan varsa, onlara tekrar anlatmak isterim. Fakat bu algılanmayacak bir şey değil.

Bu kadar kalıcı olmayı neye borçluyuz?
Ben Türk müziğinin devamıyım. 50 yıldan beri yeni bir solukla Türk müziğine katkıda bulunan bir müzik adamıyım. Türk müziğimizi zenginleştirmeye çalıştım. Benim yaptığım çalışma Türk müziğinin içinde, farklı olgulardır. Türk müziğinin buna ihtiyacı vardı.

Bugüne kadar yazmış, bestelemiş olduğunuz eserler nasıl oluştu, ilham kaynağınız ne?
Önce Allah vergisi bir yetenek. Tabiî bunu geliştirmek önemli. Ben insanım, bestelerimde bir insanın duyabileceği, yaşayabileceği ne kadar konu olay varsa onları anlatıyorum, bir nevi tercümanlık yapıyorum. Yaptığım bestelerin yüzde sekseni gerçeğe dayalıdır, yaşanmıştır.

Sizce başarının sırrı nedir?
İnsanı yoran, bilmediği bir işi ya da sevmediği bir işi yapması. Ben mutlu azınlıklardan biriyim; hobimi, tutkumu meslek edindim.

Ünlü olmak sizin için ne ifade ediyor?
Hiçbir zaman ünlü olmayı düşünerek çalışmadım. Müzikte başarılı olmaya çalıştım. Bu sırada şöhret oldum. Benim hedefim değildi. Müziğimize çok önemli getirilerim oldu; teknik olarak, form ve icra olarak, duyum zenginliği olarak. Bu arada ünlendim, şöhret oldum ama ben bunun farkında değilim.

ENVER AĞABEY HARİKA BİR İNSANDI
Enver Ören’le geçmişte güzel bir dostluğunuz olduğunu biliyoruz. Neler söylemek istersiniz?


Allah gani gani rahmet eylesin. Enver Ağabey harika bir insandı, biz onunla çok güzel günler geçirdik. Hayatımda ilk defa show programını TGRT'de yaptım. Telif hakları ile ilgili (1997 yılında) televizyonlarda ilk talebi yaptık. Her televizyonda kullanılan müziklerin haklarını alma ile ilgili girişimlerimiz vardı. Bunu Enver Ağabey’e ben söyledim,
bu bir haktır dedim. İlk söylediği şu; "Borcumuz ne kadar, hemen ödeyelim". Böyle bir insandı. Hakka saygıyı ödemeye hazır ilk kişiydi.

ERDOĞAN'I SEVERİM
Devletimi idare eden kim varsa, saygı duyarım. Demirel’i, Ecevit’i, Erbakan’ı, Türkeş’i, Özal’ı, Çilleri’, Mesut Yılmaz’ı, hepsini tanıdım. Tayyip Erdoğan’ın getirilerinin ne olduğu bütün haşmetiyle ortada... Ayrıca Tayyip Beyi çok eskiden tanırım, insan olarak severim; O mağdurun ve mazlumun yanındadır. Söylenecek bir şey varsa, fırsatını bulduğum zaman, kendisine söylerim.

GÖNÜLDEN BAKMAZSAN TAT ALAMAZSIN
Orhan Gencebay, yolun başındaki gençlere şarkısının sözleriyle tavsiyelerde bulundu:
Aşkın zirvesine varmak istersen, bedensiz sevgiyi kavraman lazım
O eşsiz duyguyla yanmak istersen, bir kıvılcım yeter inanman lazım
Ezberle yaşarsan kavrayamazsın, cahili kamilden ayıramazsın
Gönülden bakmazsan tat alamazsın, aşksız yaşanılmaz, yaşamak lazım
Karanlık renksizdir, rengini arar
Işıksa saf aşktır, rengarenk yanar
Renksiz bir gönülde sevgi ne arar, acele bir renge bürünmen lazım
Asıl adım insan, sanma her şeyim
En zordan daha zor, kıldan inceyim
Gencebay dedi ki; hiçten zerreyim, Hakka aşksız varılmaz, Hakka aşk lazım
Yolumuz hak yoludur, bize hak lazım.