Bugünkü Gündem Dünya Ekonomi Spor İnsan ve Toplum Seri İlan E-Türkiye
Türkiye Yazı Dizisi Röportaj
Sondakika Günün İçinden Dünya Ekonomi Spor 09 Eylül 2010 Perşembe
Alış: 1.920
Satış: 1.921
  60.608
   
Alış: 1.514
Satış: 1.515
Tarih: 08.09.2010 12:34
 
 
1. SAYFA
1. Sayfa
ARKA SAYFA
1. Sayfa




ADANA24/35
ANKARA16/32
ISTANBUL20/28
IZMIR21/32
TRABZON20/25
ANTALYA22/32
KONYA17/31
SAMSUN18/25
VAN12/27
09.09.2010
İSTANBUL
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 4:46
Güneş 6:30
Işrak 7:20
Öğle 13:13
İkindi 16:48
Akşam 19:34
Yatsı 21:04
Kıble Sa. 11:52
 
Mühim Tenbîh
Temkin Müddeti
Dünden Bugüne
Ekrem Buğra Ekinci
ekrem.ekinci@tg.com.tr
23 Haziran 2010 Çarşamba
BEYNELMİLEL BİR MARŞ




BESTE İLE GÜFTE UYUMSUZ
İstiklâl Marşı ne mektepte, ne askerlikte, ne maçlarda, ne solo ve ne de koro olarak rahatça söylenebilmektedir. Peki bu beste ile güfte arasındaki ahenksizlik nereden gelir?




Mehmed Âkif’in güftesinin 1921 senesinde millî marş olarak kabulünden sonra sıra besteye geldi. Mustafa Kemal Paşa, güftenin ilk iki kıtasının bestede çalınmasını istedi. Meşhur bestekârlardan gelen 55 kadar beste değerlendirmeye alındı ise de bir karara varılamadı. Ahmed Yekta Bey’in bestesi Edirne; İsmail Zühdü Bey’inki İzmir ve Eskişehir; Mehmed Zâti Bey’inki İstanbul ve Ali Rıfat Bey’inki de Kadıköy tarafında çalınır oldu.

EVSAFI HÂİZ MARŞ HANGİSİ?
Maarif Vekâleti’nin vazifelendirdiği Musiki Encümeni, 1923 senesinde Ali Rıfat (Çağatay) Bey’in Acemaşirân makamındaki bestesini “millî marşların tanziminde nazar-ı dikkate alınması lâzım gelen vasıfları hâiz” buldu. Beste bütün mektep ve askerî birliklere tamim edildi. Gramofona okundu. Mamafih marş bir türlü halka mâl olamadı. İnsanlar milli marşın ne demek olduğundan haberdar değildi. Toplu yerlerde okunduğunda birisi ikaz etmedikçe kimse ayağa bile kalkmıyordu. Aka Gündüz’ün basit bir kahramanlık türküsü olarak vasıflandırdığı marş, alaturka musikinin izlerini taşıdığı için de bazı kesimleri memnun edememişti. Marşın güftesi bile hâlâ münakaşa mevzuu idi.
Bütün bu münakaşalar 1930 senesinde Osman Zeki (Üngör) Bey’in bestesinin millî marş olarak kabulüyle neticelendi. Zeki Bey’in şefliğini yaptığı Sultan Vahideddin’e bağlı Mızıka-ı Hümâyun, Riyaset-i Cumhur Musiki Heyeti adıyla Ankara’ya taşınmıştı. Zeki Bey müsabaka müddeti geçmiş olmasına rağmen yaptığı besteyi bir baloda reisicumhura dinletip aferin aldı. Zeki Bey bunu İzmir’e giren Türk atlılarının nal seslerinden ilham alarak bestelediğini söylerdi. Batı formundaki bestenin orkestrasyonunu Ermeni Edgar Manas yapmıştı.

LARDA YÜZEN ALSANCAK!
Münakaşalar bununla bitmedi. Besteyi çok ölgün bulup cenaze marşına benzeterek “Dört nala atlılar nerede?” diye soranlara Zeki Bey şöyle cevap verdi: “Eseri orkestra ile plağa aldığımız zaman teknisyenler bunun çok süratli olduğunu söyleyip, bu sebeple plağın aynı yüzüne bir başka marş daha çalmamızı istediler. Kabul edemezdim. Aklıma bir şey geldi: ‘Marşı biraz ağır çalalım, böylece plak dolar. Sonra çalınırken gramofon biraz hızlıya ayarlanır, olur biter’ dedim. Bu fikir pek münasip görüldü ve dediğim gibi yapıldı. Fakat bilahare böyle bir fikir vermekle hata ettiğimi anladım. Çünkü marş çalınırken gramofonun hızlıya ayarlanması icab ettiğini kim bilebilirdi?”
İstiklâl Marşı ne mektepte, ne askerlikte, ne maçlarda, ne solo ve ne de koro olarak rahatça söylenebildi. Müzik tahsili yapanlar bile bunda çok zorlandı; okumak adeta işkence oldu. Peki bu prozodi bozukluğu, yani beste ile güfte arasındaki ahenksizlik nereden geliyor? Öncelikle bu marş, bu güfte için bestelenmemiştir. Üstelik geniş bir ses aralığı vardır. Güfte, uzun mısralarıyla bir marş güftesi hiç değildir. Ancak alaturka yürük semailere belki yakışacak bir güftedir. Ali Rıfat Bey’in bestesi alaturka motifler taşıdığı için, prozodisi çok daha iyidir. Zeki Bey, Türk müziği bestekârı değildir. Marşın Türkçe konuşur gibi okunması gerekirken, heceler yerini bulmadığı gibi, kelimeler ortadan bölünmekte ve nefes de yetmemektedir. Milletin millî marşını “kemal-i zevk ve şevk ile” okuyamaması üzücüdür. Halbuki meselâ İngiliz millî marşının mısraları kısa ve besteye uygundur. Bir ara bu sebeple istiklâl marşı bestesinin değiştirilmesi gündeme gelmiş; ancak anayasanın değiştirilemez maddeler arasına sokulduğu için herkes geri durmuştur.
Bursa milletvekili Dr. Osman Şevki (Uludağ) Zeki Bey’in bestesinin o zamanlar pek moda olan Carmen Silva adlı valsten adapte edildiğini ilk defa meclis kürsüsünden dile getirdi. İyi viyolonsel çalan birinin, iyi bir bestekâr sayılamayacağını; üstelik reisicumhura yakınlığını kullanarak Ali Rıfat Bey’in bestesini yasaklattığını söyledi. Tuna Dalgaları valsiyle de tanınan Rus bestekâr İvanovici’nin Carmen Silva valsi de İtalyan Bellini’nin Uyurgezer Kız operasındaki bir aryadan ilhamla yazılmıştı. Zeki Bey bu hususta suskun kaldı. Batı müziğine vâkıf olanlardan istiklâl marşını dinleyenler, bu iki besteyi hatırlayıp muhtemelen bıyık altından gülmektedir.

Bir tek o mu?
Mamafih bu ilk intihal marş değildir. 1938’de kanunen gençlik marşı olarak ilan edilen Dağ başını duman almış marşı da Tre Trallade Jantor (Şakıyan Üç Genç Kız) adındaki müstehcen bir İsveç şarkısının Türkçe söz yazılmış hâlidir. Selim Sırrı (Tarcan) bir İsveç seyahatinde işitmiş; Ali Ulvi (Elöve) Bey’e sözlerini yazdırmıştı. 28 Şubat’tan sonra kendilerini yurtsever olarak gören bir zümre, İstiklâl Marşı’ndaki prozodi bozukluğu sebebiyle, güftesi 1930’ların Alman/İtalyan ideolojilerden etkilenen 10. Yıl Marşı’na rağbet etti. Lüküs Hayat operetiyle tanınan Cemal Reşit Rey’in bestesi bu marş da orijinal değildi. Rousseau’nun 1752 senesinde Kral XV. Louis huzurunda sahnelenen Le Devin du Village (Köy Büyücüsü) adlı operasındaki “J’ai perdu tout mon bonheur/J’ai perdu mon serviteur” (Bütün saadetimi kaybettim/Hizmetçimi kaybettim) diye başlayan aryasından alınmıştı. Cemal Reşit, müzik tahsilini Paris’te görmüştü. Sadece bu kadar mı? Bir zamanlar herkesin coşkuyla dinlediği Memleketim şarkısı bir hahamın aşkını anlatan Rebe Elimelekh adlı bir Yahudi şarkısından; Çırpınırdı Karadeniz ise Sayat Nova adında XVIII. asır Ermeni bestekârının Kamança isimli şarkısından alınmadır. Müzik böyle beynelmilel bir şey işte...


Yazarın Son 10 Makalesi
Makale BaşlıkTarih
İzmir'de ilk kurşunu kim attı?08 Eylül 2010 Çarşamba
HAZRETİ NUH’UN GEMİSİ NEREDE? 01 Eylül 2010 Çarşamba
Vaktiyle sakalsızları adamdan saymazlardı 25 Ağustos 2010 Çarşamba
Hâfızlık eski bir gelenek18 Ağustos 2010 Çarşamba
HRİSTİYANLARDA ESKİ YUNAN’DAN KALAN BİR GELENEK: İYİ DRAHOMA=İYİ KOCA 11 Ağustos 2010 Çarşamba
OSMANLI TİCARETİ İNGİLİZ İPOTEĞİNDE04 Ağustos 2010 Çarşamba
NÂMAĞLUP BİR HÜKÜMDAR EMiR TiMUR 28 Temmuz 2010 Çarşamba
7 BELDEYE 7 MUSHAF 21 Temmuz 2010 Çarşamba
Mushaf-ı şerifin hikâyesi 14 Temmuz 2010 Çarşamba
Bizans’taki İslâm izleri 07 Temmuz 2010 Çarşamba
Diğer Makaleler için Tıklayınız... 
  
18:40 Bir SMS ile Pakistan'a 5 TL'lik yardım!
18:35 İslam karşıtı karikatüriste ödül
18:35 Veteriner işleri müdürü tutuklandı
18:30 Erzurumspor hükmen mağlup sayıldı
18:20 4 üst düzey El Kaideli hapisten kaçtı
18:10 Onkolog açığı kapatılıyor
18:05 Altın madalyalı Çebi yurda döndü
18:00 Polisten sürücülere şeker-karanfil
18:00 Erdoğan: Fişlenmeye son vereceğiz
17:40 Hasan Gerçeker'e arka bahçe cevabı
17:15 "Oğlun geldi anne" diye elini öptüler
17:05 Erdoğan: Kara propaganda var
17:00 Poster-kıyafetle bayramı kutladılar
16:45 Rektör adayı başvuruları 13 Eylül'de!
16:40 Kayıp çocukların ailesi buruk
16:20 Özbek kızların "Gelin Selamı" adeti
16:15 "Türkiye, eşsiz bir pozisyonda!"
16:10 Belek'te 15 çocuk ishal oldu
15:45 Batı Nil Ateşinde 50 yaş üstü tehlikesi
15:30 Batı Trakya'da bayram coşkusu
15:20 Garnizon Komutanı vekille bayramlaşmadı
15:10 Türk okulunda bayram sevinci
15:07 Batı Balkanlar'da camiler taştı
15:00 Mavi Marmara'da ölenler anıldı
14:50 Tren, otomobile çarptı: 6 yaralı
14:35 Hakkari'de karakola taciz ateşi
14:30 Moskova'da onbinler camiye sığmadı
14:30 Kafkasya'da ölü sayısı 15'e çıktı
14:28 Beşiktaş'ta bayram mesaisi
14:00 TIR şoförleri bayrama buruk girdi


FOTO GALERİ


TİKAD İftar

Filipinler yandı!

Rize'de sel

Bebek timsahlar

Boğanın intikamı

Pakistan ağlıyor

Begonya halı
 
     
 
29 Ekim Caddesi No: 23 İHLAS HOLDİNG MEDYA PLAZA 34197 Yenibosna-İSTANBUL Copyright © İhlas Gazetecilik A.Ş.
Künye
Yıl:41 Sayı:14421