> Yaşar Yılmaz''ın sorusu / ADANA SORU: Ediz Bey!. Yıllarca filmlerinizi büyük hayranlık duyarak seyrettik. Hem usta oyunculuğunuzu, hem beyefendi kişiliğinizi alkışladık. Şimdi bir başka vesile ile, sizinle bu sayfada buluşmak çok güzel ve mutluluk verici. Bunun için hem size, hem de Türkiye Gazetesi yöneticilerine teşekkür ederiz. Size sorum özellikle eski siyah-beyaz Türk filmlerinde adı sıkça geçen bir çiçekle ilgili olacak: Orkideden bahsediyorum. Belki sizin de oynadığınız birçok filmde bu çiçek de önemli bir rol alır, hatta "Esas kız" ile "Esas oğlan"ın arasına girer, yahut arasını bulurdu... Hani, jön bazen gönlünü kazanmak istediği şarkıcı kıza gönderirdi. Yahut, zengin iş adamı, başka birini seven kıza orkide göndererek gücünü göstermek ister, "O fakir oğlanı değil beni seç" demek isterdi. Ben o filmleri seyrederken bu çiçeğin maharetlerini görür ve "çok pahalı" "ender bulunan" yahut "ithal edilen bir bitki" olduğunu düşünürdüm. Filmlerde şu diyaloğu çok duyardık çünkü: "Gördün mü? Orkide göndermiş. Ne güzel bir çiçek. Kim bilir ne kadar para vermiştir." Şimdi sorum şu: Orkide ender bulunan bir bitki mi? Gerçekten çok mu pahalı? Ev ortamında yetiştirilebilir mi? Bize orkide hakkında pratik bilgiler verirseniz çok seviniriz... CEVAP: Sade vatandaşların evde orkide yetiştirebilmesi yakın zamana kadar mümkün değildi. Bir kere böyle bir şey aklına gelmezdi. Bilgi eksikliği vardı. Daha önemli problemleri olduğu için orkide yetiştirmek, "Çok uzak bir hayal" gibi algılanırdı. Fakat son zamanlarda, batıdan başlayan bir akımla ev şartlarında kolay yetişen orkideler keşfedildi veya melezleri üretildi. Büyük marketlerde, seralarda satışa sunuldu. Bu işin heveslileri günden güne çoğaldı. Artık salonumuzda baş döndürücü güzellikleri ile bu zarif çiçeklerin boy göstermesi hiç de hayal değil.... SAHLEP VE DONDURMA ORKİDEDEN YAPILIR... Narin, egzotik görünüşlü ve farklı çeşitleriyle insanı etkileyen orkide, dünyada en kıymetli çiçeklerin başında gelir. Bu çiçeklerin uzun ömürlü ve dayanıklı olması değerini daha da artırır. Orkide sanılanın aksine sadece tropik bölgelerde yetişmez. Güney kutbu hariç bütün iklimlere yayılmış 20 binden fazla orkide çeşidi mevcuttur. Mesela Anadolu ve Kıbrıs''ta yetişen birçok orkide cinsi vardır. Bunların bir bölümü "Sahlepgiller" olarak tanınır. Ülkemize has sahlep tozu bu bitkilerin yumrularından elde edilir. Dondurma yapımında da bu orkideler kullanılmaktadır. Ancak Türk filmlerinde "Esas kız"a gönderilen orkideler bu gruptan değildir. Bu orkideler tropik veya yarı tropik iklimlerde yetişen ve süs bitkisi olarak kullanılan cinslerdir.
Orkide neden çok pahalıdır
Küresel iklim değişikliği Bu konuda tek suçlu insan mı? Elbette hayır. Zaten küresel ısınma değil, küresel iklim değişikliği demek lazım. Dünyada 1 derecelik artış bile çok şeyi değiştirir... Sevgili okurlar, bugünden itibaren her hafta değişik bir konuyu ele alıp sizlerin huzurunda olacağım. Ayrıca, zihninizi işgal eden veya yaşamakta olduğunuz çeşitli çevre problemlerini de gerek e-mail ile, gerekse posta yolu ile bize ulaşarak sorabilirsiniz. Okuyucu köşemizde isminizle birlikte yayınlanacak olan soru ve görüşlerinizi cevaplamakta ayrıca büyük mutluluk duyacağım. Bu haftaki ilk yazımda sizlere "küresel iklim değişikliği" hakkında bilgi vermeye çalışacağım... Jeolojik tarih boyunca dünya ikliminin sıcak ve soğuk devirlerden geçtiği biliniyor. Endişe uyandıran, değişikliğin özellikle son 50 yıl içinde insan eliyle meydana gelmiş olmasıdır. Kıtaların hareketi, kutup bölgelerindeki buzulların diğer kesimlere nazaran ışığı daha fazla atmosfere yansıtıp soğutmaları, okyanuslardaki karbonun ve hayatın genel döngüleri iklim değişikliğine sebep olmaktadır. Atmosferde nitrojen ve oksijen gibi gazlardan başka, sera etkisi yapan karbondioksit ve metan gibi gazlar mevcuttur. Bunlar gelen güneş ışınlarına geçirgendir. Ancak dünya yüzeyinden yansıyarak çıkan ışınların bir kısmını tutarlar. Bu durumda yeryüzüne yakın hava kütlelerinde ısınma meydana gelir. Aşırı kullanılan odun, kömür gibi fosil yakıtlar bu gazların birikmesine sebep olur. Ayrıca tropikal yağmur ormanlarının tahribi ve orman yangınları, o okyanuslardaki bitki planktonları (çoğunlukla su yüzeyine yakın yaşayan tek hücreli bitkiler) deniz kirliliği sebebiyle azalarak, fotosentez işlevini tam manasıyla yerine getiremezler. ATMOSFER GİDEREK ISINIYOR Endüstrideki filtre edilmeden atmosfere salınan baca gazları, uçak ve araba egzozlarından çıkan kimyasallar bunlara eklenince dünyamızın dengesi bozulmaktadır. Havadaki karbondioksit oranı on binde 3 iken, 21. yüzyılın başında 3.8''i geçmiş bulunmaktadır. 1850 yılından itibaren başlamış olan karbon gazı artışı 20. yüzyılda 1 dereceye yakın sıcaklık yükselmesini beraberinde getirmiştir. Unutulmamalıdır ki, son yarım milyon yılda karbondioksit miktarı atmosferde şu anda bulunduğu konsantrasyona hiç ulaşmamıştır. UNESCO ve IPCC gibi uluslararası kuruluşlar önümüzdeki birkaç 10 yıl içinde 2 derecelik bir artışın söz konusu olabileceğini bildirmektedir. 1 derecelik bir artışın dahi tarım sektöründe önemli olumsuz sonuçlar doğurabileceği gerçeği karşısında, bu sıcaklık artışlarını durdurabilmek için ciddi tedbirler alma zamanının artık geldiği bilincinde olmalıyız. Hepimiz bu basit tedbirleri alabiliriz Gelecek nesillere güzel bir dünya bırakmak için küresel ısınmaya karşı alınabilecek tedbirleri şöyle sıralayabiliriz: * Alternatif enerji birimlerine (rüzgâr, güneş, su kuvveti gibi) ağırlık vermeliyiz. * Ekolojik dengenin korunmasını gelecek nesillerin hayatı açısından, rasyonel bir şekilde planlamalıyız. * Her kesim ve sektörde, özellikle ilköğretim kurumlarında çevre eğitimine ağırlık vermeliyiz. * Kirliliğin ticaretini yapanlara asla müsamaha göstermemeli, temiz teknolojiler seçmeliyiz. * Dünya tatlı su rezervlerinin azlığı gerçeği karşısında iç sularımızı temiz tutmaya gayret göstermeliyiz. Sevgili okurlar, "çevre koruma" lüks bir uğraş değil, bir ihtiyaçtır. Bugün demokratikleşme, insan hakları gibi temel kavramlardan nasıl vazgeçemezsek, tabii sistem korunmasından da aynı ölçüde ödün veremeyiz. Güzel yurdumuz Türkiyemizin cennet tabiatının bütün dünyaya örnek olmasını diliyorum.
Orkide neden çok pahalıdır
Tabiatın çalışkan varlıkları arılar, nektar ve polen topladıkları çiçeklerin döllenmesini ve ürün oluşmasını da sağlıyor Arıların işi sadece bal yapmak değil * Anadolu''da arıcılığın 3 bin yıllık geçmişe sahip olduğunu anlatan TEMA Arıcılık Danışmanı ve Ziraat Yüksek Mühendisi Ahmet İnci, "arı" denildiğinde ilk olarak balın akla geldiğini, ancak arıların tek işinin bal yapmaktan ibaret olmadığını söylüyor. Arıların 1 gram (bir damla) balın üretimi için yaklaşık 120 bin çiçeği ziyaret ettiklerini anlatan İnci, "Arılar, ayçiçeği tarlasında verimi 5 kat, yeni dünya meyvesinde 20 kat, yoncada yaklaşık 30 kat artırıyor" şeklinde konuştu. İnci, şöyle devam ediyor: "Arının polinasyon özelliğini bilen Einstein, arılar olmazsa tarımsal ürünün de olamayacağının önemini vurgulamak için, arılar öldüğünde insanların da aç kalarak hayatlarının biteceğine işaret etmiştir."