İstanbul 20 C BORSA:77.734 DOLAR:1.790 EURO:2.310
   
SON DAKİKA GÜNDEM POLİTİKA EKONOMİ DÜNYA TEKNOLOJİ SPOR KÜLTÜR SANAT YURTTAN SAĞLIK MAGAZİN YAZARLAR WEB TV
Köşe Yazısı
Dr. Paul Sullivan
Georgetown Üniversitesi

DrSullivenergyTurkiye@gmail.com
24 Şubat 2012 Cuma
Ahlaki otorite ve liderlik

Hindistan’da Mahatma Gandhi hakkında bilgi edindim. Silah kullanmayan bir insanın Hindistan’ı İngiliz boyunduruğundan kurtarabiliyor olması akıllara durgunluk vericiydi.

Geçen sabah koşu bandında koşarken bir yandan da PBS kanalında “Hindistan’ın Hikâyesi” adlı filmi izliyordum. Filmin büyük çoğunluğu Hindistan tarihi üzerine. Hızla büyüyen ve gittikçe önem kazanan bir ülkenin tarihi oldukça merak uyandırıyor.
Sokak ve köy sahneleri bana doktoram için Hindistan’da bulunduğum 1.5 seneyi hatırlattı. Hayatımı şekillendiren en önemli dönem burada geçti. Fiziksel, duygusal ve ruhsal mücadele içinde olduğum bir dönemdi. Yale Üniversitesi ve New England bölgesinde gençliğini geçiren bir öğrenci için 80’lerin Hindistan’ı kolay yaşanacak bir yer değildi. Fakat burada geçirdiğim süre hayatımı birçok yönden değiştirdi. Ayrıca zihnimi varlığından habersiz olduğum birçok farklı düşünce şekline açtı.
Bu sürede en bilge düşünürlerden biri olarak görülen Mahatma Gandhi hakkında bilgi edindim. Fiziken küçük fakat düşüncesi büyük ve güçlü olan bu adam Boston’lu saf bir gencin bile hayranlık duyabileceği bir yapıya sahipti. Silah kullanmayan bir insanın Hindistan’ı İngiliz boyunduruğundan kurtarabiliyor olması akıllara durgunluk vericiydi. “İhtilalde” şiddet vardı, fakat değişimin kökünde onun ve daha birçoğunun irade kuvveti ve barışçıl ihtilal idealinin gücü mevcuttu. İskoç-İrlanda kökenli Amerikalı bir çocuğun dünyanın futbol topu etrafında değil, kelimeler ve düşünürlerine duyulan büyük güven etrafında döndüğünü keşfetmesi ne kadar tuhaf.
Filme dönelim. Filmin bir bölümü bana, Kalküta, Delhi ve Bombay’da vasat otellerde kalırken, bugünkünden çok daha fakir ve hastalık kaynayan sokaklarda yürüdüğümde düşündüklerimi hatırlattı.
Milattan önce 4. ve 2. yüzyıllarda Hindistan’da Aşoka adında bir lider vardı. Gençliğinde büyük bir fatih, vahşi, katil ve gaddar bir adamdı. Günümüz siyasi haritasında Pakistan, Hindistan, Afganistan ve Bangladeş olarak bilinen bölgenin çoğunu kontrol ediyordu. Çok kanlı bir savaşın ardından Aşoka’nın vahşeti, liderliğin bir gereği olarak gören inancı birden sarsıldı. Bir süre inzivaya çekilen Aşoka, bu ilham üzerine düşündü.
Bir süre düşündükten sonra tüm kuvvetini, hazinelerini ve imparatorluğunu barışçıl yollara adadı. Diğer din ve düşünceden olanlara müsamaha etmeye başladı ve tüm canlıların değerli olduğuna ve kıymetlerinin bilinmesi gerektiğine kanaat etti. Tarihin belki de ilk hayvan hastanelerini açtı ve büyük bir kahraman oldu.
Eskisine nazaran halkıyla çok daha fazla ilgilendi. İmparatorluğu yüzlerce dil, yüzlerce inanç ve daha birçok farklılık barındıran devasa bir toprak parçası haline geldi. Hatırlatmakta fayda var, toprakları Hindistan’ın güney ucundan Afganistan, Bangladeş ve daha birçok yere uzanıyordu. Doğru şeyleri yapmanın meşakkati de büyük olsa gerek. Fakat fikirlerinin kuvveti, hocaları ve yardımcılarının da bu yolda yardımı dokunmuştur.
Burada liderlik üzerine alınacak birkaç ders var. Birinci ders, halkınızla iyi ilgilenirseniz, birçok şey ardından gelir. Fakat halkınızla iyi ilgilenmezseniz, onlar sizinle “ilgilenirler”. Şu an gördüğümüz ihtilal rüzgârlarından bunu çıkarabiliriz.
Tahminim önümüzdeki yıllarda bu tür durumları daha sık göreceğimiz yönünde. Liderler öncelikle halklarıyla ilgilenmeye başlamazlarsa, 21. yüzyılın ikinci yarısında daha çok ihtilalle karşı karşıya kalabiliriz.
Bu kaide ailelerden büyük ülkelere ve imparatorluklara kadar geçerli. Bu örneği günümüze uyarlamamız gerekirse şartların bir hayli değişik olduğunu görürüz. Bilgi çağında, facebook, twitter, akıllı telefon dünyasının hızlı ve karmaşık yapısında en iyi çözümün ne olduğunu anlamak kolay değil. Liderler günümüzde korkunç derecede duygusal ve zor problemlerle karşılaşıyor.
Ne yazık ki halklar dünyadaki birçok liderin bu vazifeyi ifa edemeyeceğinin bilincinde. Bu yüzden birçok ülkede sokaklarda protestolarla, ihtilallerle ve artan muhalefetle karşılaşıyoruz.
Yakın zamandaki finansal krizin ekonomik, sosyal, politik ve diğer etkileri bugünün ve yarının liderlerine bir ikaz olmalı. Ya halkınızla daha iyi ilgileneceksiniz ya da kenara çekileceksiniz.
Kesinlikle bugünün kısıtlı liderlerinden, Gandhi ve Aşoka gibi büyük meseleler karşısında inzivaya çekilmelerini beklemem. Fakat farklı düşünmek ve halklarına daha iyi bir hayat sağlamak, entelektüel ve manevi kapasitesi olan liderler için kötü bir fikir olmayabilir.
Hazreti Ömer’in ifadesiyle “Halkıyla ilgilenmeyen, onlarla birlikte cennete giremeyecektir...” Hazreti Ömer’den hepimiz çok şey öğrenebiliriz. Halkının açlık, veba, savaşlar gibi birçok sıkıntıyı atlatmasına yardımcı oldu.
Gençlik yıllarındaki sert mizacından sonra büyük bir lider olmayı öğrendi. İslam tarihinin en büyük liderlerinden biri. O da halkıyla iyi ilgilenmeye özen gösterdi. Adaleti gözetti, halkının karnını tok tuttu ve nice önemli vazifeler üstlendi. Bütün bunlar kolay olmadı, fakat kendisi bu görevinin ne derece mühim olduğunun farkındaydı.
Eserleri ve fikirleriyle dünyanın seyrini değiştiren liderlerden örnek aradığımızda hep tarihe dönüyoruz. Günümüzden kimse örnek verebilir mi?


Bu Makaleyi Arkadaşınıza Gönderin!
Arkadaşınızın Bilgileri
Email Adresi :
Yorumunuz :

Yazarın Son 10 Makalesi
Diğer Makaleler için Tıklayınız... 
Bütün Yazarlar
Abdüllatif Uyan
“Ben hâllederim!..”

Adil Küçük
Dünya şovları, 300 milyon dolara Zorlu Center’a geliyor

Adnan Yaldız
FED’in vereceği mesajlara çok fazla umut bağlandı

Ahmed Doğrusözlü
Büyük âlim Akşemseddîn hakkında birkaç kelime daha...

Ahmet Demirbaş
Niyet hayır, âkıbet hayır...

Ahmet Sağırlı
Başkanlık sistemine geçiş kolay görünmüyor

Ata Karataş
Vefa ve dostluk

Ayşe G. Tunceroğlu
Sarı kurdelem Sarı!

Behçet Fakihoğlu
Sağlıkta farkların artırılması

Betül Altınbaşak
Çok okuyan değil, çok gezen bilir!

Cahit Eroğul
Geri dönüş!

Cem Buba
Kafkas sınıfta kaldı!

Cem Buba
PFDK evlere şenlik!

Dr. Ahmet Faruk YAĞCI
Yoldaki birileri

Dr. Paul Sullivan
Depremler ve merkezî olmayan enerji sistemleri

Ender Merter
Siyasette marka kişi olmak...

Enes Demiray
Modaya uydu, SUV’daki yarışa Captur’la katıldı

Enver Seyidoğlu
Halkın bilinçli TV eleştirmenleri!!...

Ethem Mahmut Ziya
A de bakiym

Fatih Bilgi
Dostluğun güneş gözlüğü?

Fevzi Kahraman
Ve dava başlıyor…

Fuat Bol
Üstad Necip Fazıl -2-

Gurbet Kalay Zorba
Başarı sırrım mazlum duası

Halil Delice
Yerlikaya'dan beklediklerimiz

Halime Gürbüz
Solar kalkan

Hami Koç
Z kuşağı çocuğun mu var, derdin var!

Hasan Kanbolat
Orta Asya'da değişen jeopolitik dengeler

Hasan Kanbolat
21 Mayıs 1864 ve 2014 Soçi Kış Olimpiyatları

Hasan Sarıçiçek
Yandı söndü Fener

Hasan Sarıçiçek
Otorite olmanın dayanılmaz ağırlığı!

İsmail Yağcı
Gazze’yi Orta Çağa gömmek ne demek?

Kemal Belgin
Yaşayan Fenerbahçe!

Kemal Belgin
Sürpriz üzerine sürpriz

Kıvanç Alphan
Zincirleme reaksiyon

Lütfi Köksal
13 ay askerlik borçlanması size iki sene kazandırıyor

M. Ali Demirbaş
İki cihan sultanı olmak

M.Ali Özbudun
Nasıl kurtulduk?

M.Necati Özfatura
Esad’ın son çırpınışları

M.SAİD ARVAS
Dünyevi ve uhrevi lezzetler...

Mehmet Oruç
Müslümanın ölümü, hayattır!..

Mehmet Oruç
“Sana darılana git!..”

Mehmet Soysal
Uçurumlara bakmak

Muammer Erkul
Edep, ya hu!..

Murat Başaran
Asfalt ağlıyor!

Murat Başaran
Zengin Kız Fakir Oğlan

Mustafa Selçuk
İyi ülke

Mustafa Sezer
Lande, bilek gücünü kaldırdı ağır sanayiye kadını soktu

Naci Arkan
Ve perdeee!

Naci Arkan
Uslan artık deli gönül!

Necmettin Batırel
Muhteşem dönüş!

Nihat Ali Özcan
Suriye ve Türkiye’nin güvenlik sorunları

Nuh Albayrak
Suriye’de çözüme ilk defa bu kadar yakınız...

Nuri Elibol
Türkiye’nin “4” sıcak maddesi

Osman Ünlü
İmâm-ı a'zam da insandı ama...

Ö.Faruk Ünal
Hakem tayini nasıl yapılmaz?!

Öcal Uluç
Onlar ve Biz!..

Öcal Uluç
Sırada Taylan mı var?..

Ömer Faruk Bingöl
Doğrudan ‘yatırım yapılabilir’ olmak!

Ömer Faruk Ünal
Kupasız 64 maç yazık olurdu!

Ömer Faruk Ünal
Mevlüt Usta’dan iyi kurbanlığın sırları

Ömer Öztürkmen
Erşat Hürmüzlü

Ömer Söztutan
İtiraf reyonu

Ömer Temür
SMS’in sonu mektup gibi olacak

Prof. Dr. Arman KIRIM
Operasyon makineleriyiz (son yazısı)

Prof. Dr. Çağrı Erhan
Suriye için "Dayton Formülü" gerçekçi mi?

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci
Kim demiş Osmanlılara matbaa geç geldi diye?

Rahim Er
Fikrin iktidarı

Ramazan Ayvallı
Seyyid Tâhâ-i Hakkârî’nin yüksek ilmî şahsiyeti

Resul İzmirli
Sus bakiiim, uslu ol!

Sadık Söztutan
GÜZEL & ÇİRKİN

Sadık Söztutan
Unvanını korudu

Sadık Söztutan
Hasret yakar bazen...

Sami Özey
Veda zamanı

Sefa Koyuncu
Tezhîbde modern dokunuşlar

Şerif Akcan
Evlenmeyen dul eşin maaşı kesilmez

Tülay Dur
Kalbini kazanın

Ümit Aktan
Bir tatlı huzur

Ümit Aktan
Eskici bağırır antikacı bağırmaz!

Ünal Bolat
Ben onu hiç tanımıyordum

Yavuz Bülent Bâkiler
Allaha ısmarladık

Yılmaz Altuğ
Veda

Yılmaz Öztuna
Mevlid hakkında

Hoşsada
Namaz Vakti
25.05.2013
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 3:19
Güneş 5:31
Işrak 6:23
Öğle 13:12
İkindi 17:11
Akşam 20:33
Yatsı 22:27
Kıble Sa. 12:17
 
Mühim Tenbîh
Temkin Müddeti
Okuyucu
40. Yıl
Abone
Qr
Kulağımızı Çınlatanlar
Türkiye Gazetesi
SON DAKİKA GÜNDEM POLİTİKA EKONOMİ DÜNYA TEKNOLOJİ SPOR KÜLTÜR SANAT MAGAZİN GALERİ YAZARLAR
      KÜNYE İHLAS GAZETECİLİK KURUMSAL REKLAM REKLAM TARİFESİ ABONELİK HABERLER RSS YAZARLAR RSS AÇILIŞ SAYFASI YAP            
Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza No:11 A/41 Yenibosna-Bahçelievler/ İSTANBUL  COPYRIGHT @İHLAS GAZETECİLİK