Krampon

SALZBURG’un 2 golünü önleyen ofsayt bayrağı, maçın adamı ödülünü Volkan’la paylaştı...

“garnett”
...
SERCAN Yıldırım: “Galatasaray’ın beni kiralık yöntemiyle göndermesiyle Türkiye’yi gezmeyi planlıyorum...”
“Çok Gezme  Hoorlarda”
...
SALZBURG maçında sakatlanan Meireles, yeni şekli dolayısıyla sakatlığı boyunca Muhteşem Yüzyıl’da oynama teklifi aldı...
“olur_öyle”
...
F.BAHÇE’nin yenilmeme serisi olan takımları yenme serisi 
devam ediyor...
“Çok Gezme  Hoorlarda”
...
STOCH’un gönderilmesiyle beraber Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi gruplarına kal masına kesin gözüyle bakılıyor...
“erhantasci.et1”

itiraf reyonu... 
(...isim: dilruba ...şehir: istanbul ...yaş: yirmi altı)
Üniversitedeyken sıkıcı bir pazar günü arkadaşlarla koşu yoluna yürüyüşe çıkmıştık...
Can sıkıntısından ne yapacağımızı bilemez bir haldeydik...
Koşu yolunun üzerinde çok elit bir düğün salonu vardı.
Arkadaşlarla haydi bir muzurluk yapıp içeri girelim dedik ve düğün pastası yeme hayalleri ile içeri doğru yöneldik...
Daha önce hiç adımımızı dahi atmadığımız düğün salonunun iç kapısından da geçerek ihtişamlı koridorundan süzülmeye başlamıştık ki salondaki tüm gözlerin bize dönmesi ve hatta alkışlamaya başlamaları ile bir anda şoke olup olduğumuz yerde kalakaldık...
Taa ki arkamızdan, “Pardon müsaade eder misiniz?” diye seslenen gelin ve damada yol verene kadar...
(omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...)

söz der ki;
“-Tecrübeye dönüştürebilen için acı nimettir...” 
(...’Yaa’ der gibi başını aşağı yukarı sallayarak ettiği müthiş S.Ö.Z.leri) 

tuzaktan kumanda
(...TV 8 – Seda Sultan)
STÜDYO KONUĞU: Birkaç ay sonra bir de torunum olacak...
SEDA SAYAN: Ah canııımmm!... Ne güzeeel... Çocuğunuz var mı peki?... 
***
SEDA SAYAN: Yayınımıza hoş geldin?... Bizi nereden arıyorsun?...
TELEFON KONUĞU: Hoş bulduk... İzmir’den arıyorum ama sesinizi zerre kadar duyamıyorum Seda Hanım... 

hayata dair
Aşkı sıradan şeylerin esiri yapmak, onun tutkusunu almak ve onu sonsuza kadar yitirmek demektir...
Gerçek sevgi, kimin daha kârlı çıkacağını düşünmeden bir insana vermeyi düşünmektir...
Sevgi yetişmek için en verimli toprağı sunar bize...
Sevgi eski yaraları açmak değildir; onları kapatmaktır...
...
Olgun insan pek çok yol, pek çok çözüm ve pek çok sonuç olduğunu bilir.
Sevgi kusursuzlukta ısrar etmez.
Ama kim olduğumuz ve nasıl davrandığımız arasındaki önemli ilişkiyi fark etmemizi gerektirir...
...
Kendilerine inananlar ve yaşadıkları ana güvenenler hayatı en keyifli bulanlardır...
Bunlar, geçmişin pişmanlıklar değil anıları depolayacak, bir yer olduğunu; geleceğin korku değil umutla dolu olması gerektiğini öğrenmişlerdir.
Ve bizim sadece günümüze ihtiyacımız vardır...
...
Sevmekle geçen bir hayat asla sıkıcı olmayacaktır...
“Seni seviyorum” demekten asla bıkmayın ve sakınmayın...
Sadece kalp için hasat zamanı yoktur...
Sevgi tohumu sonsuza dek yeniden ekilmelidir...
(...Leo Buscaglia)


TEMEL’iN YERi
Babası Dursun, oğlu Temel’e küçük yaşta sayı saymayı öğretiyormuş...
“-Say bakalım bir saat içinde deniz kıyısına kaç dalga gelecek?...” 
Dursun, bir süre sonra sonucu öğrenmek için Temel’in yanına gitmiş;
-Uşağım saydın mı?...
“Yahu baba, nesini sayayım” demiş Temel;
“-Kıyıya bir dalga geliyor, tam saymaya başlarken ikincisi gelirken birincisi geri gidiyor...” 

bizimkiler
Serdar gazeteden Beylikdüzü’ndeki evine giderken taksiciye teklifte bulunuyor,
“-Abi taksimetre falan açma, 30 liraya götür” diye...
Ramazan boyunca 8-10 gün bu şekilde devam ettikten sonra;
Bir gün şoför taksimetre açmak için direndi...
Serdar da, geç kalacağı için 3’ün 5’in hesabını yapmadan atladı...
Meğer her gün gittiği mesafe 20 lira tutuyormuş...

bir film diyaloğu
-Neden insanların senin içindeki iyilikleri görmesine izin 
vermiyorsun?...
“-Çünkü bazı insanlar sadece bekledikleri şeyi arıyorlar...”
(...The Vampire Diaries filminden)

9.8.2013