Mahalle camileri dönemini başlatan Altındağ Belediyesi Alemdağ Mahallesi'ne yapılan Diriliş Camii'yi düzenlenen törenle açtı. Cami açılışına Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ak Parti Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki ve Altındağlılar katıldı. 
Burada yaptığı konuşmada Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, konuşmasına Cami açılışına Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin yaşayan talebelerinden Said Özdemir'in de katıldığını belirterek, katılımdan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 
Son günlerde yaşanan terör saldırılarına değinen Arınç, "Her yerden şehit haberleri geliyor. 3-3,5 senedir Türkiye'de belli bir süreci kapsamında artık polislerin, askerlerimizin acılarının duyulmadığı, cenazelerinin gelmediği bir süreç yaşanmıştı. Fakat ne var ki bu süreci yine eşkıya, yine terör örgütü bitirdi. Alçakça saldırılarla askerimizi, polisimizi katletmeye başladı. Hükümetimizde kendisinin bir görev olarak bu mücadeleyi yeniden daha kapsamlı olarak başlattı. Teröristle mücadele ediyoruz. Polisimizin, masum vatandaşımızın, askerimizin hayatına alçakça tasavvur eden bu hainlere karşı bazen uçaklarımızla, bazen toplarımızla, bazen askeri timlerimizle mücadele ediyoruz. Bu mücadelede başarılıyız. Ancak görüyorsunuz ki askerimizin, polisimizin karşısına mertçe çıkamayan bu hainler kalleşçe pusular kurmaya, masum insanları evinde uyurken, telefon kulübesinde telefon ederken, eşiyle birlikte yemeğe giderken arkasından dolanarak kahpece, alçakça şehit ediyorlar" diye konuştu. 
"BU ÜLKEMİZİN BEKASI İÇİN TERÖRLE VE TERÖRİSTLE MÜCADELE DEVAM EDECEK" 
Dün şehit olan Hamza Yıldırım'ın cenazesinin de bugün Kocatepe Camii'nden kalktığını kaydeden Arınç, Başbakan Davutoğlu ve bazı bakanların orada olduğu için kendisinin Cami açılışına katıldığını ifade etti. Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü: 
"Bu cenazeler son cenazeler olsun. Askerimizin, polisimizin, vatanın bölünmemesi, insanlarımızın can ve mal güvenliği tehlikeye düşmemesi bu cennet vatanda huzurla, güvenle yaşamamız için hayatlarını feda ettiklerini biliyoruz. Hem bugünün şehitlerine hem geçmişin şehitlerine Allah'tan rahmet diliyoruz. Bu ülkemizin bekası için terörle ve teröristle mücadele devam edecek. Bunu en akıllı biçimde yapacağız. Elbette bugüne kadar yaptıklarımızı bundan sonra yurt içinde ve yurt dışında sürdürmeye kararlıyız. Gayri nizami bir savaş var. Eğer savaş demezseniz yüksek yoğunluklu bir çatışma var. Hangisini kullanırsanız kullanın burada asimetrik bir savaştan kuralları, gücü, belli olan bir savaştan bahsetmiyoruz. Konvansiyonel silahlar kullanılmıyor. Bizim askerimiz asker, polisimiz polis ama onlar bazen kadın kıyafetinde bazen yerel kıyafetlerle saklanarak, pusu kurarken bizim güvenlik güçlerimizi alçakça katletmeye çalışıyorlar. İnşallah bu mücadelede başarılı olacağız. Üzüntü hepimizin üzüntüsüdür. Şehitlerimizin cenazeleri kalkarken dahi kadınımızın, erkeğimizin çocuklarımızın asil duruşuna hepimiz saygı gösterelim. Bundan istifade etmeye çalışanlara da rantçılara da fırsat ve prim vermeyelim. Elden gelen yapılıyor. Düşünün ki 78 milyon Türkiye'nin nüfusu bölgede binlerce, milyonlarca insan yaşıyor. Her birinin başına polis ve jandarma dikmek mümkün değil. İnanın bu işlerden sorumlu bakan olarak söylüyorum. Terörle mücadele yüksek kurulu başkanı olarak söylüyorum; aklınıza ne gelirse hepsini fazlasıyla yapıyoruz ama bazen olacak oluyor, engelleyemiyoruz. Eğer hadise olmuşsa ya yakalamak adaletin önüne çıkarmak veya bir çatışmaya girildiyse canlarına okumakta görevimiz. Bizim amacımız insanları öldürmek değil, insanları yok etmek değil, terör örgütlerinin eylemlerine fırsat vermemek, eğer yapıyorlarsa da hak ettikleri cezaya kavuşturmaktır. Sadece bu örgütleri değil, bu örgütlere destek olan onları alkışlayan alçak ellerinde kırılması mümkün olacaktır. Hangi din bunları alkışlıyorsa, hangi el bunların arkasını sıvazlıyorsa milletimiz onları görsün hak ettikleri sözleri söylesin. Ben bu sözleri söylediğim için birileri tarafından eleştiriliyorum." 
"BEN HİÇBİR KADINA, HİÇBİR KADININ HAYAT HAKKINA SÖZ HAKKINA KARŞI ÇIKMIŞ BİR İNSAN DEĞİLİM" 
"Ben hiçbir kadına, hiçbir kadının hayat hakkına söz hakkına karşı çıkmış bir insan değilim" ifadesini kullanan Arınç, "Ama Meclis'te iki soru sordum. Bunun cevabını hala alamadım. Bunu cevabını veremeyenlerde bana hakaret ederek günlerini geçiriyorlar. Bu soruyu bir kez daha soruyorum; Ceylanpınar'da evinde uyumakta olan iki tane gencecik polisimize kapıdan veya pencereden girerek henüz soruşturma safhasında uykudayken enselerine kurşun sıkarak öldüren katiller kendilerini üstlenerek ifade ettiler. 'Biz HPG unsurlarıyız.' Yani PKK'nın bir kolu. Bunlar üstlendi bizde cezalarını vereceğiz. Bir binbaşımız Malazgirt'te eşi ve çocuğuyla bir eve yemeğe gitti. Yemekten çıktı arabasında vuruldu. Onu da yine PKK üstlendi. Bende Meclis'te bunlardan hiç bahsetmeyen isimlerini ağzına bile almayanlara döndüm dedim ki; bu iki alçakça cinayeti PKK üstlendiğine göre siz niçin bunları lanetlemiyorsunuz? Niçin bu PKK terörüne karşı çıkmıyorsunuz da bu insanlardan gerilla diye bahsediyoruz? Gürültü oradan koptu. Lanetliyoruz, kınıyoruz diyemediler. Cav cav cav konuşan bir kadına da artık sus hanımefendi demeyi neredeyse bana suç olarak gördüler. Benim PKK teröristlerini ' niye kınamıyorsunuz' sözüme verdikleri cevap 'sen bir kadına nasıl sus dersin.' Peki o kadıncağız ne diyordu, "Sus bunları konuşma, PKK'yı bilmem ne yapma." Kusura bakmasınlar, burada PKK'nın bizzat üstlendiği cinayetleri lanetleyemeyen, PKK terörist bir örgüttür diyemeyenlerle onlar ne derse desin paylaşacak hiçbir ortak değerimiz yoktur. Milletimiz onları çok iyi tanıyor. Onların Meclis'teki uzantıları olarak biz görevlendirdik diyorlarsa bizde onları millete havale ederiz. Ben inanıyorum ki; o partinin de o milletvekillerinin de aldığı yüzlerce, binlerce oyun içerisinde 'evet PKK bu cinayetleri yapsın bizde onları alkışlayalım' diyen bir kişi bile yoktur. o yüzden siyasetçilerinde teröristle mücadelede hükümetimize, parlamentomuza destek vermeleri gerekir. Onların desteği olmasa bile biz terörizmin hakkından geleceğiz inşallah ama insanlık onu gerektirir ki bir alçakça cinayete bile üzülsünler bunu yapan failleri lanetlesinler bizimi için o bile yeterli. Bunu yapmayan insanlarla paylaşacağız hiçbir şey yoktur" şeklinde konuştu. 
"ŞEHİRLERİN RUHU ORADAKİ MABETLERDİR" 
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, "Şehirlerin ruhu mesafesinde olan camilerimizin mahallelerin içinde fonksiyonel olarak yer almış olması gerçekten evlatlarımıza bırakılacak en büyük mirastır. Ben Altındağ Belediye başkanımızı bu gayretinden dolayı tebrik ediyorum. Nasıl insan ruhu ile yaşıyorsa medeniyetler ve şehirler de ruhlarıyla yaşarlar. Şehirlerin ruhu oradaki mabetlerdir. Mabetlerin ruhu da orada yaşayan insanların gönüllerindeki sevgidir, aşktır, muhabbettir, kardeşlik duygusudur. Dolayısıyla camilerimiz yüreklerimizi bütünleyen, kalplerimizi buluşturan ve bizi ezanlardaki şahadet kelimeleriyle buluşturan önemli mekanlarımızdır. Bu mabetlerin hem fonksiyonel hem de estetik olması çok anlamlı ve önemlidir. Bugün burada açılışını gerçekleştireceğimiz camiinin hem fonksiyonel bir cami olması, hanımlara ait özel mekanların, taziye evinin olması inşallah bu tür camilerin yaygınlaşması bizim medeniyetimiz adına birlik beraberliğimiz , kardeşliğimiz ve gençlerimizin geleceği adına çok anlamlı önemlidir" dedi. 
"ALTINDAĞ BELEDİYESİ'NİN, ALTINDAĞLININ PARASIYLA YAPTIRDIĞI 9. CAMİYİ AÇIYORUZ" 
Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki ise Altındağ Belediyesi'nin yüzde 85'inin gecekondularla kaplı olan ve imar planlarının 30 yıl boyunca yapılmadığını anlatarak, "Son 10 yılda plan yapılan bölgelerde sadece fiziki binalarla birlikte sosyal yatırımların da ağırlıkla yapılan bir belediye olan Altındağ Belediyesi bugün Alemdağ mahallesinde imarı tamamlandıktan sonra hızla gecekondudan kurtulan hemen hemen tamamlanmak üzere olan bu bölgede bu camiyi mübarek Cuma saatinde beraber açıyoruz. Altındağ Belediyesi tabi sadece cami yapmıyor. Altındağ belediyesi camiden çok okul yapmayı önemsiyor. Onun için mahallelere hem camii hem okulu beraber yapıyor. O nedenle bugün burada açacağımız camii Altındağ Belediyesi'nin, Altındağlının parasıyla yaptırdığı 9. camiyi açıyoruz. Ama Altındağ Belediyesi yine Altındağ sınırlarında 13 tane daha okul yapmıştır. Şuanda 32 derslikli bir okul inşaatı hızla devam ediyor. İnşallah önümüzdeki süreçte her mahalleye her yıl en az 5 tane bu tür camilerden yapmak istiyoruz. Şuanda aynı zamanda 8 tane sağlık merkezinin inşaatı bitti. Bugünlerde onları da açacağız" ifadelerini kullandı. 
Tiryaki, şunları kaydetti: 
"Bunlar sadece 2015 yılının yatırımları.sağlık tesisleri, kültür tesisleri, yüzme havuzları, okullar, camiiler ve imar bölgelerde tamamlanan yollar, hızla da dönüşüm projeleri devam ediyor. Çok şükür Altındağ belediyesi hiç borçlanmadan kendi imkanlarıyla bunları yapıyor. Bundan sonra da bunları yapmaya devam edecek. Çünkü Allahın mescitlerinin sadece Allah'a inananlar, Allah'tan korkan insanlar Allah'ın mescitlerini imar ederler. Onun için Altındağlının parasıyla Altındağlı bu mescitleri imar ediyor Altındağ'ın her sokağına mahallesine bu tür mahalle mescitlerini bundan dolayı yapmaya inşallah devam edeceğiz." 
Konuşmaların ardından Diriliş Camii'nin açılışı gerçekleşti.