Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye'nin bekası  için terörle ve teröristle mücadelenin devam edeceğini ifade ederek,  "Bunu en  akıllı biçimde yapacağız. Elbette bugüne kadar yaptıklarımızı, bundan sonra  yurtiçinde ve yurtdışında sürdürmeye kararlıyız" dedi. 
 
Cuma namazı öncesi gerçekleştirilen törende konuşan Arınç, terör  olaylarına dikkati çekti. 
 
Terörle etkin bir mücadele yürütüldüğünün altını çizen Bülent Arınç,  "Polisimizin, askerimizin, masum vatandaşımızın hayatına alçakça tasallut eden  hainlere karşı, bazen uçaklarımızla, bazen toplarımızla, bazen askeri  timlerimizle, bazen özel harekatçılarla, istihbarat gücümüzle mücadele ediyoruz"  dedi. 
 
Bu mücadele başarılı olduklarını bildiren Arınç, şöyle devam etti: 
 
 "Ancak görüyorsunuz ki askerimizin, polisimizin karşısına mertçe  çıkamayan bu hainler, kalleşçe pusular kurmaya, masum insanları evinde uyurken,  telefon kulübesinde telefon ederken veya eşiyle yemeğe giderken arkasından  dolanarak, kahpece, alçakça şehit ediyorlar. Bugün de bu şehitlerimizden birinin  cenazesi Kocatepe Camisi'nden kalkıyor. Diğer şehit cenazeleri muhtelif illerden  kalkacak. Sayın Başbakanımız ve bazı bakanlarımız orada olduğu için ben de bu  güzel mahallemizin camisinin açılışında sizlerle birlikte olmaya geldim. Bütün  şehitlerimize Rabbim rahmet eylesin. Biz onların aziz hatıralarını hep yad  ediyoruz ve inşallah bu cenazeler son cenazeler olsun. Askerimizin, polisimizin,  vatanın bölünmemesi, insanlarımızın can ve mal güvenliği tehlikeye düşmemesi, bu  cennet vatanda, huzurla güvenle yaşamamız için hayatlarını feda ettiklerini  biliyoruz. Hem bugünün şehitlerine, hem geçmişin şehitlerine Allah'tan rahmet  diliyoruz, onların rahmeti hepimizi kapsasın inşallah." 
 
Şehitlik mertebesinin yüce bir mertebe olduğunu dile getiren Arınç,  şehitlerin ailelerine de sabırlar diledi. Arınç, "Ülkemizin bekası için terörle  ve teröristle mücadele devam edecek. Bunu en akıllı biçimde yapacağız. Elbette  bugüne kadar yaptıklarımızı, bundan sonra yurtiçinde ve yurtdışında sürdürmeye  kararlıyız" diye konuştu. 
 
  "Gayrinizami bir savaş..." 
 
 Arınç, ülkede "gayrinizami bir savaş "olduğunu söyleyerek şunları  kaydetti: 
 
  "Eğer savaş demezseniz yüksek yoğunluklu bir çatışma var. Hangisini  kullanırsanız kullanın. Burada asimetrik bir savaştan, yani kuralları, gücü belli  olan bir savaştan bahsetmiyoruz. Konvansiyonel silahlar kullanılmıyor. Bizim  askerimiz asker, polisimiz polis ama onlar bazen kadın kıyafetinde, bazen yerel  kıyafetlerle saklanarak, pusu kurarak, arkadan dolanarak bizim güvenlik  güçlerimizi maalesef alçakça katletmeye çalışıyorlar. İnşallah bu mücadelede  başarılı olacağız. Moralinizi bozmayın, üzüntü hepimizin üzüntüsüdür. Moralimiz  bozulursa, terör örgütleri ve eylemcileri memnun olurlar. O yüzden şehitlerimizin  cenazeleri kalkarken dahi kadınımızın, erkeğimizin, çocuklarımızın asil duruşuna  hepimizin saygı gösterelim. Bundan istifade etmeye çalışanlara, rantçılara da  fırsat ve prim vermeyelim. Elden gelen yapılıyor." 
 
Türkiye'nin 78 milyon nüfusu bulunduğunu hatırlatan Arınç, herkesin  başına bir polis veya jandarma dikilemeyeceğini belirtti. 
 
  Arınç, "İnanın bu işlerden sorumlu bir bakan arkadaşınız olarak,  Terörle Mücadele Yüksek Kurulu Başkanı olarak söylüyorum, aklınıza ne gelirse,  fikrinize ne düşerse hepsini fazlasıyla yapıyoruz. Ama bazen olacak oluyor,  engelleyemiyoruz. Eğer hadise olmuşsa, ya yakalamak adaletin önüne çıkarmak veya  bir çatışmaya girilmişse canlarına okumak da görevimiz" değerlendirmesinde  bulundu. 
 
"Milletimiz onları görsün ve onlara karşı hak ettikleri sözleri  söylesin" 
 
 Amaçlarının terör örgütlerinin eylemlerine fırsat vermemek olduğunu  tekrarlayan Bülent Arınç, sadece örgütlere değil onlara destek olan ve onları  alkışlayan "alçak ellerin" de kırılmasını sağlayacaklarını söyledi. Arınç, "Hangi  dil bunları alkışlıyorsa hangi el bunların arkasını sıvazlıyorsa milletimiz  onları görsün ve onlara karşı hak ettikleri sözleri söylesin" dedi. 
 
   Bu sözleri söylediği için birileri tarafından eleştirildiğini dile  getiren Arınç, şu ifadeleri kullandı: 
 
 "Ben hiçbir kadına, hiçbir kadının hayat hakkına karşı çıkmış bir  insan değilim. Ama Meclis'te iki soru sordum, bunun cevabını hala alamadım, bunun  cevabını veremeyenler de bana hakaret ederek günlerini geçiriyorlar. O soruyu  Alemdağ Mahallesi'nden bir kez daha soruyorum; Ceylanpınar'da, evinde uyumakta  olan iki genç polisimize kapıdan veya pencereden girerek, henüz soruşturma  safhasında, uykudayken enselerine kurşun sıkarak öldüren katiller kendilerini  üstlenerek ifade ettiler, 'Biz HPG unsurlarıyız' yani PKK'nın bir kolu. Şimdi  bunlar bunu üstlendi, biz de cezalarını vereceğiz, soruşturma devam ediyor,  gözaltına alınanlar var. Bir Binbaşımız Malazgirt'te eşi ve çocuğuyla bir eve  yemeğe gitti. Yemekten çıktı arabasında vuruldu. Onu da yine PKK üstlendi." 
 
   "Siyasetçilerin de teröristle mücadelede hükümetimize destek  vermeleri gerekir" 
 
Bülent Arınç, kendisinin de Meclis'te bunlardan hiç bahsetmeyenlere,   isimlerini ağzına bile almayanlara dönüp, "Bu iki alçakça cinayeti PKK  üstlendiğine göre, siz ne için bunları lanetlemiyorsunuz? Niçin bu PKK terörüne  karşı çıkmıyorsunuz da bu insanlardan 'gerilla' diye bahsediyorsunuz" dediğini  anımsatan Arınç, gürültünün de oradan koptuğunu söyledi. Arınç, şu  değerlendirmede bulundu: 
 
'CAV CAV CAV KONUŞAN BİR KADINA...'
 
"(Lanetliyoruz, kınıyoruz) diyemediler. Cav cav cav konuşan bir kadına  da 'Artık sus hanımefendi' demeyi neredeyse bana bir suç olarak gördüler. Benim,  'PKK teröristlerini niye kınamıyorsunuz, lanetlemiyorsunuz?' sözüme verdikleri  cevap, 'Sen bir kadına nasıl sus dersin.' Peki o kadıncağız ne diyordu, 'Sus  bunları konuşma, PKK'yı bilmem ne yapma.' Arkadaşlar kusura bakmasınlar. Burada  PKK'nın bizzat üstlendiği cinayetleri lanetleyemeyen, 'PKK terörist bir örgüttür'  diyemeyenlerle onlarla ne derse desin, paylaşacak hiçbir ortak değerimiz yoktur.  Milletimiz onları çok iyi tanıyor ve 'Onların eğer Meclis'teki uzantıları olarak  biz görevlendirildik ve seçildik' diyorlarsa, biz de onları millete havale  ederiz. Ben inanıyorum ki o partinin de o milletvekillerinin de aldığı yüzlerce,  binlerce oyun içinde 'Evet PKK bu cinayetleri yapsın biz de onları alkışlayalım'  diyen bir kişi yok. O yüzden siyasetçilerin de teröristle mücadelede  hükümetimize, parlamentomuza destek vermeleri gerekir. Onların desteği olmasa  bile biz terörizmin hakkından geleceğiz inşallah ama insanlık onu gerektirir ki  bir alçakça cinayete bile üzülsünler, bunu yapan failleri lanetlesinler bizim  için o bile yeterli. Bunu yapmayan insanlarla paylaşacağımız hiçbir şey yoktur." 

Şehitleri rahmetle anan Arınç, "Görev başındaki bütün güvenlik  güçlerimizi de Rabbim bunların şerrinden, bunların zulmünden, alçaklığından  korusun ve bu cinayetleri yapanları Rabbim Kahhar ismiyle kahretsin" ifadelerini  kullandı. 
 
 Arınç daha sonra açılışı yapılan camide Cuma namazını kıldı. 
 
 Törene Bediüzzaman Said-i Nursi'nin talebelerinden Sait Özdemir de  katıldı.