Malum kesimlerin 7 Haziran öncesinden bu yana "saz çalan cici çocuk" imajıyla parlatmaya çalıştığı HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sonunda terör örgütüne karşı bir hamle yaptı. İzmir'de çeşitli etkinliklere katılan Demirtaş, "Silahlar susmalı" dedi. Demirtaş, hâlâ PKK'ya "terör örgütü" diyemese de şu çağrıda bulundu: "Anneler ağlamasın, bundan kıymetli söz yoktur. Kürt, Türk, asker, gerilla, polis daha fazla ölmeden önce bunu ancaksız, amasız kurmalıyız. Yarın değil, şu saatte İzmir'den çağrı yapmak istiyorum önce ölümler durdurulmalı.  PKK'nın amasız olarak silahlı eylemlerini durdurması lazım. Silahın demokrasi mücadelesi açısından mazareti yoktur. AK Parti'nin hatalarının hesabı, askeri ve polisi öldürerek sorulmaz. Onların tamamı bu ülkenin çocukları, bizim çocuklarımız." Geç gelen bu sözlerin zamanlaması dikkat çekti. Onca şehide rağmen daha önce böyle konuşmaktan ısrarla kaçınan Demirtaş'ın açıklamayı seçim tarihinin netleşmesinden sonra yapması gözlerden kaçmadı. 


Aynı konuşmasında Dolmabahçe mutabakatı tartışmalarına da değinen HDP lideri, şunları kaydetti: "Neden Dolmabahçe masasını devirdiniz bize tek neden söyleyin. 'O görüntü yanlıştı' diyorlar. Neden yanlıştı, ondan senin de bilgin vardı. 'Kandırıldık' diyor. Nerede kandırıldınız, açıklayın. 'Paralel, Kürtler, muhalefet, Aleviler bizi kaldırdı' diyorlar. Bu kadar safsanız Allah aşkına bırakıp gidin ya. Gelen giden sizi kandırmış. 2.5 yıl İmralı'yla silahların nasıl bırakılacağı konuşuldu. Dolmabahçe mutabakatının arkasında bu vardır. Başka gizli ajanda yoktur. 28 Şubat'ta bütün kamuoyuna deklare edildi. Mutabakata uyulsaydı, bu iş mart ayının ortasında bitecekti."
Hükümete yüklenmeye devam eden Demirtaş, "6 Haziran ile 8 Haziran arasında değişen tek şey var; HDP'nin aldığı yüzde 13 oy. 6 Haziran'da AKP tek başına iktidardı, neden savaş kararı almadı da 8 Haziran'da aldı? 'PKK şehirlerde silahlandı' diyorlar. 7 Haziran gecesi mi silahlandılar? Bu savaş, vatan değil saray savunmasıdır. Artık iki seçenek kaldı. Bir tarafta 'Ben artık başkanım ve bunu yapacağım' diyen birisi var. Diğer tarafta da ezilen halklar... Türkiye iç savaş tehlikesiyle karşı karşıya, Burada sorumluluk bütün topluma düşüyor. Barışla, savaş isteyenlere cevap vermeliyiz. Sıkı sıkıya sarılmak zorundayız" dedi.