Vural, düzenlediği basın toplantısında, PKK'nın siyasi uzantısı HDP ile Dolmabahçe'de 10 maddede mutabakata vardığını iddia ettiği Ak Parti'nin şimdi kendi siyasi iradesiyle HDP ile seçim hükümeti kurduğunu öne sürerek, "Sahne önünde PKK ile mücadele edermiş gibi görünürken, sahne gerisinde PKK ve İmralı ile müzakereyi devam ettirmektedir. Bu Hükümet, AKP ve HDP'nin Dolmabahçe mutabakatıyla oluşmuştur. AKP-HDP koalisyon hükümetidir. Bu Hükümet, doğrudan doğruya AKP'nin siyasi iradesiyle HDP ile izdivacıdır" diye konuştu.


 Bu hükümetteki bağımsız bakanların bile eski AK Parti'li milletvekili ve bakan olduğunu ileri süren Vural, Dolmabahçe'de PKK'ya "evet" ama TBMM'de MHP'ye "hayır" diyenlerin, senaryosunu devam ettirdiğini iddia etti. Vural, "(400 milletvekili verin, bu iş barış içinde çözülsün) diyenler, 400 milletvekili verilmediği için, bugün Türkiye'deki ortamın bir numaralı faili ve sorumlusudur. Senaryo açık ve nettir, (ver başkanlığı al özerkliği)" dedi.


 Oktay Vural, bugünkü Hükümetin kumpas Hükümeti olduğunu iddia ederek, "Bugünkü Hükümet, AKP'nin seçim kampanyası oluşturmak amacıyla yürüttüğü bir Hükümet olacaktır, kampanyada kullanacağı malzemeler ve şifreler bu hükümette gizlidir. Bu Hükümet seçim Hükümeti değildir, AK Parti'nin seçim kampanyası hükümetidir" diye konuştu.


 MHP'nin, AK Parti'nin ve "sarayın" kumpasına gelmediğini, bu oyunu bozduğunu belirten Vural, şöyle konuştu:


 "1 Kasım, AK Parti ve sarayla, MHP arasında mücadeleye sahne olacaktır, Dolmabahçe'de PKK'nın 10 maddesini kabul edenlerle, milletin bekası için 4 ana maddeyi şart koşanların mücadelesine tanıklık edecektir. Aslında AK Parti'nin ve sarayında tek derdi, Arınç'ın deyimiyle, 'bu seçimde milleti nasıl üterim, nasıl kandırırım' vardır. Ne saray başkanlık sevdasından, ne de İmralı Kürdistan sevdasından vazgeçmiş değillerdir. Sadece çözüm süreci filmine Reklam arası verilmiştir.


 Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan da olacaksınız. Başkanlık sistemi, Türkiye'de federal, özerklik talebinin meşrulaştırılmasının aracıdır. Fiili durumla başkanlık sistemini dile getirenler, bugün Doğu ve Güneydoğuda çeşitli belediyelerde özerklik ve öz yönetim açıklamalarının cesaretlendiricisi, teşvikçisi, azmettiricisidir. PKK ile mücadele ediliyor görüntüsü verilmeye çalışılıyor ama PKK ile mücadele edip, bertaraf etmeye yönelik bir tane stratejileri yoktur. Bunların asıl amaç ve hedefi, PKK terör örgütünün siyasal amaçlarını meşrulaştırmak, 100 yıl önce kurduğumuz Türkiye'nin dayandığı temelleri ortadan kaldırmaktır."


 MHP Grup Başkanvekili Vural, Hükümete PKK'nın bertaraf edilmesi için sınır ötesi operasyon yetkisi verildiğini, ancak bu konuda hiç bir adım atılmadığını iddia etti.


 - "Millet 1 Kasım'da kimi ödüllendireceğini ortaya koyacaktır"


 Devletin, teröristleri ihbar edene ödül vereceğini açıkladığını kaydeden Vural, "Ben sana ihbar ediyorum. Terör örgütünün silahları ile birlikte kalmasına göz yuman, 2013'te 'yığınak yapıyorlardı' diyen ey Davutoğlu, terör örgütünü korumak ve kollamaktan, terör örgütü silahları ile birlikte varken gözünü kapatmaktan dolayı seni ihbar ediyorum. Yalçın Akdoğan... Terör örgütünün silahları ile birlikte kalmasını sağlayıp, terörle mücadeleden vazgeçen politikalarınızdan, PKK'yı korumak ve kollamaktan dolayı sizi ihbar ediyorum. Beşir Atalay, Bülent Arınç, dönemin Başbakanı. Silahları ile birlikte kalmalarını sağladınız, ihbar ediyorum. Ödül vereceklerse bunu da Mehmetçik Vakfı'na bağışlasınlar. Sizler sorumlusunuz. Ödülü de size kalsın. Milletimiz kimi ödüllendireceğini açık bir şekilde ortaya koyacaktır 1 Kasım'da" ifadelerini kullandı.


 Vural, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, "Rabbimiz ve milletimiz tekrar seçim istedi" dediğini belirterek, "Tövbe estağfurullah, seçimi isteyen tek kişi saraydaki zat. Sana mesaj nasıl geldi bilmiyorum ama milletimiz 7 Haziran'da sana mesajı verdi sen anlamadın. Şimdi kalkıp, rabbimiz.... Diyecek laf bulamıyorum. Allah bizi bu zihniyetten korusun" dedi.


 Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş'in, MHP için "Babamın partisi, beni kimse atamaz" dediğinin anımsatılması üzerine Vural, "Kendi partisi olmadığını söylüyor" sözünü sarfetti.


 Oktay Vural, "Türkeş'in hala MHP'li olup olmadığının sorulması" üzerine ise "Türkeş'in partide hiçbir görevinin bulunmadığı ve parti sıfatını temsil edemeyeceği" konusunda, TBMM Başkanlığı'na yazı yazdığını anımsattı. Vural, "Burada MHP'nin iradesi olmadığına göre, Yıldırım Tuğrul, herhalde bağımsız bakan olarak atanmış olması gerekiyor. Zaten kimin bağımlı kimin bağımsız olduğu önemli değil. Yıldırım Tuğrul, AK Parti'nin bağımsız seçim kampanyası Hükümeti üyesi olarak değerlendirilmelidir" dedi.


 Vural, Türkeş'le ilgili ısrarlı sorulara, "Bizim için bu mesele bitmiştir. Tedbirli olarak biz bu konuda kararımızı verdiğimize göre, asıl sorgulanması gereken böyle ahlaksız siyasi kumpaslarla, böyle bir iradenin milletten hangi cüretle oy isteyebileceğidir. Bizim için bu mesele kapanmıştır, bizimle alakalı değildir. Bu, bir kumpas çabasıdır, MHP olarak biz bu kumpaslara hiç düşmedik" karşılığını verdi.