Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, terör saldırılarıyla ilgili, "Teröristler esasında bedeli önce Kürt kökenli vatandaşlara sonra da Türkiye'ye ödetiyorlar. Ama en ağır bedeli Kürt kökenli vatandaşlarımız ödüyor" dedi. 


Terör olaylarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Müezzinoğlu, terörün sağlık hizmeti sunumunu engelleyerek öncelikle bölge halkını mağdur ettiğini bildirdi. 


"Terörden, öncelikle sağlık hizmeti bekleyen Kürt vatandaşımız etkileniyor ve mağdur oluyor" diyen Müezzinoğlu, şöyle devam etti:


"Esasında Kürt kökenli vatandaşlarımız, bu teröristler dolayısıyla bedel ödüyor. Bölgede hastane, yol ve barajlar yapılıyor. Aile hekimleri görev yapıyor. Yarınlara ait her türlü hayali kurabileceği bir bölgenin oluşmasından teröristler rahatsız oluyor. Teröristler esasında bedeli önce Kürt kökenli vatandaşlara sonra da Türkiye'ye ödetiyorlar. Ama en ağır bedeli Kürt kökenli vatandaşlarımız ödüyor. Bir bakıyoruz ki şehit olan asker ve polislerimiz arasında Kürt kökenli vatandaşlarımız da var. Hastası da yaralısı da bedel ödüyor."


Müezzinoğlu, Kürt kökenli vatandaşlara çağrıda bulunarak, "Milletle beraber güçlü bir kardeşlik yolculuğuna talip olmalarıdır. Teröristlere en net tavrı, Kürt kökenli vatandaşlarımızın koyması lazım. Çünkü, terörist en çok onun canını alıyor, onun kaderini karartıyor, onun geleceği ile oynuyor. Biz, milletçe teröristlerin bize ödetmek istedikleri bedeli göğüsleriz, onlara da en ağır bedeli ödeterek onları da tarihin en kararlık sayfalarına gömeriz. Dileğimiz, masum, temiz, iyi niyetli, bu milletle bin yıldır yolculuk yapan vatandaşlarımızın, birlikte geleceğin hayallerini kurmasıdır. Birlik ve beraberlik için bir duruş sergilemeleridir" ifadesini kullandı.


Son günlerde Kürt kökenli vatandaşların, teröristlere gösterdikleri tepkilerin basına yansıdığını anımsatan Müezzinoğlu, bunun son olarak Silopi ve Cizre'de örnekleri ile karşılaşıldığını söyledi.


Bakan Müezzinoğlu, "Geçen gün bir askerimiz, eşinin yanında arabasından indirilmesi sonrasında oradaki halk tarafından sahiplenilerek teröristlerin elinden alınmıştır. Burada olduğu gibi, toplumsal bir tavır konulmalıdır. Toplumsal tavrı da inşallah halkla beraber hep birlikte koyacağız" diye konuştu. 


"Teröriste desteğin her türlüsüne karşıyız"


Tüm vatandaşları sağduyulu olmaya çağıran Müezzinoğlu, Türkiye'nin birlik ve beraberlik içinde büyük hedefleri olduğunu vurguladı. Müezzinoğlu, bu hedeflerin yerine getirebilmesinden rahatsız olan odakların bulunduğuna değinerek, "Bu rahatsız olanlar içeride ve dışarıda. Esas kaynağı ise dışarıda. PKK'yı da 30 yıldır arka plandan destekleyen, özellikle lojistik destek veren dış güçler var" dedi.


Buradaki temel sorunun ülkenin birlik ve beraberliğinin bozulması ve kardeşlik duygularının zedelenmesi olduğuna dikkati çeken Müezzinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Vatandaşlara düşen görev ilk olarak, teröre ve teröriste karşı açık ve net bir şekilde tavır koymak olacaktır. Duruşumuz, birlik ve beraberliği merkeze almalı. Teröriste desteğin her türlüsüne karşıyız. Teröristi lanetlemeyen her türlü duruşun karşısında olacağız. Ama onun dışında bir ve beraber olmalı, omuz omuza yürümeli, kardeşlik duygularını güçlendirmeliyiz.


"Sokağımızdaki Güneydoğulu bir vatandaşımızı da PKK'lı gibi görmemek lazım. Bu, tam PKK'nın isteği. PKK, istediği ne? 'Ne kadar Kürk kökenli vatandaş ölürse, Kürt kökenli vatandaşlar o kadar korkar, ölmekten korktuğu için benim yanımda yer alır. Ben, ne kadar çok öldürürsem öbür taraf Kürt kökenlilere o kadar düşman olur. Kürt kökenlilere ne kadar düşman olursa da Türkiye o kadar kolay ayrışır ve o büyük hedeflerinden uzaklaşır'. Burada ikili, üçlü oyunlar var. Birincisi, PKK, Kürt kökenli vatandaşımız üzerinde oynuyor. Bir taraftan da Türkiye'nin ödediği bedeller nedeniyle Kürt kökenli vatandaşlarla diğer vatandaşlar arasında ayrıştırma yapmaya çalışıyor. Toplumsal iç huzursuzluğa zemin hazırlamaya çalışıyor. Buna izin vermeyeceğiz. Teröristin karşısında Kürt kökenli vatandaşlarımızla birlikte dimdik ayakta duracağız. Kürt kökenli vatandaşlarımız da öbür taraftan korkan değil, yarınlarının buradaki birliktelikten geçtiğini görerek, tavır koyacak."


"Riski bölgeler için her türlü tedbir alınır"


Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, Türkiye'nin huzur ve güvene ihtiyacı olduğunu belirterek, 1 Kasım'da yapılacak seçime ilişkin de değerlendirmede bulundu. 


Türkiye'de güvenlik açısından bir iki yerde şu anda sıkıntı yaşandığını, buralarda da en kısa sürede sorunun aşılacağını vurgulayan Müezzinoğlu, "Türkiye'nin yüzde 98'inde sandığa gitmek ya da sokağa çıkmakla ilgili bir sorun bulunmuyor. Riski bölgeler için her türlü tedbir alınır" diye konuştu.


Müezzinoğlu, bakanların bölgelere giderek inceleme ve değerlendirmelerde bulunduğuna işaret ederek, "Biz demokrasiden, milli iradeden yanaysak, ülke hukuk devleti olsun diyorsak, 78 milyon ülke insanımız yarınlara güvenle baksın diyorsak, 1 Kasım'da sağlıklı, güvenli, medeni bir seçim yapacağımıza inanıyorum" dedi.