HDP, 7 Haziran'dan önce Türkiye'nin batısında barış güvercinleri uçurdu, doğusunda da terör örgütü PKK tehdidiyle oy toplayarak Meclis'e girdi. Seçimlerin hemen ertesinde fabrikaya ayarlarına dönen ve savaş diline sarılan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 1 Kasım yaklaşırken yeniden 'cici çocuk' rolünü oynamaya başladı.


HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş Batı'dan yüksek oranda oy aldığı 7 Haziran seçimleri öncesinde İstanbul'dan milletvekili adayı oldu. Yunanistan Başbakanı Çipras'a benzer bir tavır sergilemeye çalışan Demirtaş, Batı'da Türk bayraklı mitinglerinde şirinlikler yaptı, “Bizim öncelikle iç barışa, toplumsal barışa ihtiyacımız var" demekle kalmadı, “Barışın teminatıyım" diyerek oy istedi.


ŞİRİNLİKLER YAPTI


Demirtaş'ın bu süreçte, “Eski dostunuz, eşiniz, ayrıldığınız sevgiliniz, ne varsa ikna etmeniz lazım" diyerek şirin davrandı, “HDP bir Robin Hood hareketidir. Zenginden alıp, fakire veren bir harekettir" deyip ellerindeki kanı silmeye çalıştı. Twitter'daki takipçilerini “Şapşikler" diye seven Demirtaş, TV kanallarında saz çalıp türkü söyleyerek 'aşık' görüntüsü verdi. Demirtaş, kendisine yönelik suikast söylemlerine verdiği “su tabancalı" yanıtıyla da silahlı bir unsurun devamı olduğunu gizlemeye çalıştı.


MASKESİ ÇABUK DÜŞTÜ


HDP'nin barajı aştığı 7 Haziran ertesi emanet oylara layık olacağı açıklamasını yapan Demirtaş, düzenlediği birkaç barış mitingiyle göz boyadı. Ancak barış çağrısı çok da uzun sürmedi. HDP, PKK'nın saldırıları artınca bir anda fabrika ayarlarına geri döndü. Terör örgütünün art arda patlattığı bombalara karşı sessiz kalan Demirtaş, daha da ileri gitti, Suruç olayından sonra “Halkımız kendi güvenliğini alınsın" diyerek silahlanma çağrısı yaptı, terör örgütü ve sempatizanlarını sokaklara döktü.


TEHDİTLER SAVURDU


Bu olaydan sonra terör eylemleri hız kazandı. PKK terör örgütü, onlarca asker ve polisimizi şehit etti. Büründüğü kuzu postundan çıkan Demirtaş, aba altından sopa göstererek tehditler savurmaya devam etti. Kimse'nin HDP'ye saldırarak temize çıkamayacağını belirten Demirtaş tehditkar bir dille, “Bizim kaybedecek makamlarımız, kırmızı plakalarımız yok. Asıl siz ne olacaksınız" diye konuştu. Demirtaş, Berlin'de de, “Halk karşısında bütün ordular çaresizdir. İşte Tayyip Erdoğan'ın sarayının ordusu ve polisi de. Yenildiler, yine yenilecekler" tehdidini savurdu.


SAĞDUYU YERİNE TAHRİK


Seçim yaklaşınca ve PKK ağır kayıp verince “Kürt gençlerine savaşı önermiyoruz. Vekiller olarak önde biz varız" diyen Demirtaş, HDP binalarına yönelik saldırıların ardından sağduyu çağrısı yerine “karşılık verin" diyerek isyan çağrısı yaptı. Demirtaş, “Tahrikler sürecek, öyle gözüküyor sakın prim vermeyin. Evinizi, işyerinizi, partinizi yakmaya yıkmaya çalışanları anasından doğduğuna pişman edin" dedi.


Bu oyun bir daha tutmaz


Erken seçimlere kısa bir süre kala yeniden emanet oylara yönelen Demirtaş'ın barış söylemine dönmesi dikkatlerden kaçmadı. Son yaşanan olaylarla Batı'daki oylarını kaybettiğini anlayan Demirtaş, 9 Eylül'de “Kardeşliğinizi bozmayın, Türk-Kürt birbirinize sarılın. En faydalı ilaç barış söylemidir. Elbette ki barış kazanacak" açıklaması yaptı. Cici çocuk rolüne geri dönmeye çalışan Demirtaş, açıklamalarıyla PKK'ya bile yüklendi. Demirtaş, “Ölümlerin durması lazım. PKK'nın amasız olarak silahlı eylemlerini, durdurması lazım. Silahın demokrasi mücadelesi açısından mazareti yoktur. AKP'nin hatalarını suçlarını, askeri ve polisi öldürerek sorulmaz" ifadelerini kullandı. Demirtaş, son yaptığı açıklamada da gençlere çağrı yaparak, en acil ihtiyacın barış olduğunu belirtti.


Bayık bile oy istiyor


HDP'ye barajı aştırmak için 7 Haziran seçimleri öncesi yürütülen stratejiye bir anda geri dönüldü. 7 Haziran öncesinde olduğu gibi Demirtaş, barış diline geri dönüp PKK'ya yüklenen açıklamalar yaparken, terör örgütü elebaşı teröristler de bölge halkına yönelik HDP'ye oy vermeye yönelten açıklamalarına başladı. PKK'nın Kandil'deki elebaşlarından terörist Cemil Bayık, 7 Haziran seçimlerinde HDP'ye oy verenlere teşekkür ederken, 1 Kasım'da tekrar oy istedi. HDP'yi öven Bayık'ın, “Artık verdikleri emek meyvelerini topluyor" sözleri dikkat çekti.


Tehditle oy topladı


Demirtaş, Batı'da, oyunu aldığı Doğu ve Güneydoğu halkının mütedeyyin tavrına hiç benzemeyen söylemleriyle dikkat çekti. Eşcinsel aday göstererek tabanını hiçe saydı. Batı'ya yönelik söylemleriyle Doğu'da oy alamayacağını anlayan HDP, PKK kanalıyla bölgede tehditle oy avcılığı yaptı. HDP'li belediye Van'da musluklardan kan akan seçim afişini tüm sokaklara astı. Vatandaşlara tehdit içerikli oy mektupları gönderildi. Halkın kapıları işaretlendi. HDP, bölgede evlerin kapılarına zorla 'Biz HDP'ye oy vereceğiz, rahatsız etmeyin' notunu astırdı, karşı çıkanlar fişlendi. PKK bu süreçte seçim sonrası için 'savaşa hazır olun' talimatları verirken, örgüt, HDP'ye oy vermeyeceğini söyleyen vatandaşların ismine çarpı işareti koyup ölüm listeleri hazırladı. Bölgede geceleri köyler basılıp “HDP barajı aşmazsa iç savaş çıkar" tehditleri yöneltildi. Demirtaş, Batı'daki mitinglerinde bayrak dağıttırırken, HDP Bitlis Milletvekili adayı Mahmut Gaydalı Kesmetaş köyündeki cami inşaatı ve evlerde asılı Türk bayrağını görünce öfkelenip muhtar tokatladı. PKK düğün basıp tevhid bayrağını çiğnedi.


Listelere Kandil onayı


Batı'da barış söylemi, Doğu'da PKK tehdidiyle barajı aşan HDP'nin 7 Haziran seçimlerindeki milletvekili listesini Kandil ve İmralı belirlemişti. HDP'liler seçimlerden önce Kandil'e sık sık giderek KCK yetkilileri ile görüşmüş, İmralı ziyaretlerinde de listeleri Öcalan ile birlikte belirlemişti. Terör olaylarının artması ile birlikte Kandil'e düzenlenen operasyonlarda Kandil dağıldı. Çözüm süreci ile ilgili hükümet ile yaptıkları tartışmalar nedeniyle HDP, 4 Nisan'dan beri İmralı'ya da gidemedi. Böyle olunca da yeni aday listesinin nasıl belirleneceği merak konusu oldu. Ancak edinilen bilgiye göre, HDP, 1 Kasım seçimleri için listelerinde belirgin bir değişikliğe gitmeyecek. Örgüt ve İmralı'nın onayladığı 7 Haziran listesinin yeniden tercih edilmesinin bir nedeni de sürpriz oy oranına ulaşılmış olması. HDP'nin listesinde terör kontenjanından eş başkan olan Figen Yüksekdağ, Abdullah Öcalan'ın yeğeni Dilek Öcalan, PKK'lılara silah taşırken yakalanan Faysal Sarıyıldız, terörist cenazesi taşıyan Tuğba Hezer gibi isimler yer alıyor.

(Yeni Şafak)