Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "paralel yapı"yla mücadeleye iş dünyasının da destek vermesi gerektiğini ifade etti.


Yılmaz, katıldığı NTV canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran-Symes'in son dönemdeki gelişmelerden iş dünyasının rahatsız olduğu yönündeki açıklamalarına değinen Yılmaz, "Yargı içinde bir paralel yapı varsa ve bu yapı iş dünyasını da siyaseti de tehdit ediyorsa bununla mücadele etmek hukuk devletinin görevidir" dedi.
Yılmaz, şunları söyledi:


"Son 13 yılda Türkiye ekonomisini büyütürken demokrasisini geliştirdi ve sosyal politikalarını da güçlendirdi. Demokratikleşme süreci devam edecek. Diğer taraftan bazı mücadeleleri yapmak zorundayız. yargı içinde bir paralel yapı varsa ve bu yapı iş dünyasını da siyaseti de tehdit ediyorsa bununla mücadele etmek hukuk devletinin görevidir. Bunun olduğu bir takım sıkıntıları olabilir. Ama bunu aşan Türkiye'nin çok daha güçlü bir hukuk devleti olarak yoluna devam edeceğini düşünüyorum.


İş dünyası bunu görmeli. Bir paralel yapılanma varsa, bununla mücadele edilmelidir. Bu topyekün bir mücadele ve iş dünyasının da buna destek vermesi lazım.


Biz geçmişte şunu gördük; belirli bir grup yargı mensubu hiyerarşi dışında kararlar aldılar ve siyasi hamle içine girdiler. Bizim objektif bir yargıya ihtiyacımız var. Gerçek anlamda hukuk ve adalet düzeni istiyoruz."


"SİYASİ BELİRSİZLİK OLMAYACAK"


1 Kasım seçimlerinin sonuçlarının da 7 Haziran gibi olması durumunda iş dünyası ve yatırımların nasıl etkileneceği sorusuna Yılmaz, şu yanıtı verdi:


"Çok kısa bir süre içinde Türkiye yine seçime gidiyor. Uzun bir belirsizlik dönemi yaşanmayacak. Demokratik ülkelerde bir kaç defa seçim yapıldığını gördük, Türkiye'ye özgü bir durum yok. Keşke 7 Haziran'dan sonra hızlı bir hükümet kurulsaydı tabii. Ama şu veya bu sebeple belirli konularda anlaşmazlık nedeniyle olmadı. Şimdi seçimlerden sonra siyasi belirsizlik olmayacak, 4 yıl boyunca seçim olmayacak. 1 Kasım'a odaklanmalıyız. Türkiye zor bir dönemden geçiyor. Türkiye 1 Kasım'dan sonra çok daha olumlu bir perspektifle gidecek. vatandaş son sözünü söyleyecek. Demokrasilerde efendi vatandaştır, seçmendir."


"TERÖR KALKINMAYA DA DÜŞMAN"


Son dönemde yaşanan terör olaylarına da değinen Yılmaz, terör olaylarının ekonomik boyutunu da şu sözlerle değerlendirdi:


"Son dönemlerde çok acı hadiseler yaşadık. Tüm milletimize başsağlığı diliyorum. Terör son dönemde önemli oranda ivme kazandı. Çevre ülkelerde yaşanan olayların da bunda etkisi var. Terör aynı zamanda ekonomiye de doğrudan ve dolaylı zarar veriyor. Terör demokrasiye de kalkınmaya da düşmandır. Terör hayatı daraltır, iş ve yatırım ortamını da olumsuz etkiler.


Oradaki sorunumuz daha fazla gencimize iş bulmak. Terör bütün çalışmalarımıza darbe vuruyor. Gümrük kapılarına saldırıyorlar, bundan orada ticaret yapan vatandaşlarımız zarar görüyor. Terör adeta bölgenin kanını emiyor. Uzadıkça orada yaşayan herkes zarar görüyor. Bırakın bölgeye sermaya gitmesini mevcut sermayenin kaçmasına neden oluyor. 30 yıldır ağır kayıplarını yaşıyoruz. Terörün hiçbirimize faydası yok."


"KAMU DÜZENİNDEN GERİ ADIM YOK"


Terör örgütünün çözüm sürecinin ruhuna aykırı hareket ettiğini ve daha fazla silahlanma yoluna gittiğini ifade eden Yılmaz, kamu düzenden taviz vermeyeceklerini söyledi ve şöyle devam etti:


"Kimse seçimlerle bunun bağlantısını kurmasın. Epey bir süredir çözüm sürecinin ruhundan ayrıldığını görüyoruz. Hükümet olarak kamu düzenini sağlamak zorundayız. Devletin güvenliğinden değil vatandaşın güvenliğinden bahsediyorum. Kamu düzenini sağlayacağız, bundan geri adım atamayız. Ama aynı zamanda demokratik kazanımlarımızı genişleteceğiz."


"EMEKLİLERİN BEKLENTİLERİ KARŞILANACAK"


AK Parti'nin seçim beyannamesinde bazı güncellemeler olacağını da kaydeden Başbakan Yardımcısı emeklilerin beklentilerinin de makro dengeleri bozmadan maksimum düzeyde karşılanacağını belirtti.


Meclis çalışmadığı için teknik olarak bu düzenlemenin yapılamayacağını kaydeden Yılmaz, şunları söyledi:
"Düzenleme ihtiyacı var. Meclis çalışıyor olsa şimdi yapılırdı ama teknik olarak bunu yapmak mümkün değil. Yeni Meclis'i bekleyerek bu düzenlemeleri yapacağız. Geçmişte belirli sınırlar nedeniyle artışlardan yararlanamayan kesimler vardı, şimdi attığımız adımlarla herkes faydalanmış olacak.


Emekli kesim bizim için çok önemli, sosyal açıdan çok önemsiyoruz. Emeklilere dönük her türlü çalışmaya dikkatle bakıyoruz. Elimizden gelenin maksimumunu ama dengeli bir şekilde yapılıyor. Bir taraftan gençlerimiz de var, onlara hayata hazırlamak geleceğe umutla baklamalarını sağlamak üzerinde hassasiyetle durduğumuz bir konu."