Terörün yine can yakmaya devam ettiğini ifade eden Erdoğan, “Hiçbir kutsalları olmayan bu teröristlerle mücadeleyi sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız. Şu anda bunlar bir süre böyle belki devam edecek ama biliniz ki son çırpınışlardır. Bu devlet kendisine silah doğrultanları da ülke içinde paralel yapılar kurmaya çalışanları da cüretlerine pişman edecek güce sahiptir” ifadelerini kullandı. 
“Kurulan tezgâhları gayet iyi biliyoruz” diyen Erdoğan, şöyle devam etti: “Terör örgütü ayrımcılığın ta kendisini yapmak suretiyle Türk'ü Kürt'e, Kürt'ü Türk'e düşman etmenin gayreti içerisinde. Biz ise kardeş etmenin gayreti içerisindeyiz, farkımız bu. İstanbul'daki mitingde yerli ve milli olmanın üzerinde durdum. Bunun üzerine birileri 'Yerli kimdir, millilik nedir' gibi tartışmalar başlattı. Bundan rahatsız olanlar oldu. İşte burada söylüyorum, ülkemizin dört bir yanında yaşayan her vatandaşım gibi Kürt kardeşlerim de Zaza kardeşlerim de yerlidir, millidir, bu vatanın öz evladıdır. 
Terör örgütü kendini nasıl gösterirse göstersin yerli değildir. Bu ülkenin ve milletin bir parçası asla değildir. Hangi adla, hangi kisveyle olursa olsun ülkemizin kazanımlarına saldıranlar, birliğine, bütünlüğüne kastedenler bu vatana ait değildir, isterse parlamentonun içinde olsun. Terör örgütüne dolaylı ve doğrudan destek veren yayın organlarının sahipleri de bu tavırlarıyla yerli olmadıklarını gösteriyor. İstanbul'un en mutena köşelerinde yaşıyor olmak, holdinglerin, kıymetli mülklerin sahipleri olmak, yerli ve milli dairesinde bulunmanızı sağlamaz. 
Hamburg'daki toplantıda Trinidad'ın bayrağı asılı ama Türk bayrağı yok. Hani sizin bayrakla sorununuz yoktu? Kimi aldatıyorsunuz? Sizin milletle de bayrakla da vatanla da devletle de sorununuz var.  Birkaç tane Türk bayrağı sallamakla bu milleti aldatamayacaksınız. 7 Haziran'da başardınız ama 1 Kasım'da inanıyorum ki benim milletim buna prim vermeyecek. 
Ne bu coğrafyanın ve milletin imkânlarını küresel sistemin emrine verenler ne de güya milliyetçilik adına ırkçılık yapanlar yerli olamaz, milli kabul edilemez. 'Türk'üm' diyebilirsin, bu senin en tabii hakkındır ama 'Türkçüyüm' dersen ayrımcısın. Aynı şekilde 'Kürtçüyüm', 'Lazım', Boşnakım' dersen ayrımcılık yapmış olursun. Üstünlük kavimle, ırkla değildir. Allah'a kim daha yakın ise en üstün odur, mesele bu.”