Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları şu şekilde; Seçim beyannamesi üzerindeki çalışmalarda son noktaları koyduk. Yeni unsurlar olacak. Teşkilatlarımızla AK Parti içinde saatlerce süren toplantılar yaptık. 
'1 KASIM'DA TEK BAŞINA İKTİDAR OLACAĞIZ'
Beyannameyi biz değil halk yazdı. Halkla beraber bir fikir olması sürecini yaşadık. Şu anki tüm anketler gösteriyor. Biz 1 Kasım'da iktidar olması neredeyse kesin olan bir partiyiz. Şuandaki tüm veriler tek başına iktidar olmamızı gösteriyor. Ama ne olursa olsun AK Parti lokomotif olacak. AK Parti'nin olmadığı bir hükümet imkansız gibi.
'BİZİM FARKIMIZ BU'
Biz yapacağımız şeylerin vaatlerini vermeliyiz. Yoksa halk hesabını sorar. Bizim farkımız şu: Onlar olamayacakları için konuşuyor biz ise söylediklerimizi yapacağız. Biz hamdolsun söz verdiklerimizi yapıyoruz.  
'GENÇLERE ÖZEL BİR ÇALIŞMA YAPTIK'
(AK Parti gençlerden eskisi kadar oy almıyor mu?) Bunu bizde tartışıyoruz. Gençlerle iletişim bağlantısında yeni bir kanal olması gerektiğini söyledik. Gençlerimize özel bir çalışma yaptık bunları göstereceğiz. AK Parti döneminde gençlerin beklenti çıtası yükseldi. Gençlerle beraber yol yürünür. Gençlerle kütüphanelerde, müzelerde ders yapılsın. Öğrencilerin hayat içinde ders çalışmasını sağlamalıyız. 
'CHP İLE KOALİSYONA GİDEMEMİZİN NEDENİ...'
CHP ile yürüttüğümüz koalisyon müzakerelerinde uzlaşmaya ulaşamamızın en önemli nedenleri eğitim ve dış politika konusudur. CHP, imam hatipleri kapatmayacağız diyor ama son 4 yıla bırakacağız diyor. Bu 28 Şubat zihniyeti. Bu okullar, bu ülkenin çocuklarının okuduğu yerler. Ayrımcılığa tabi tutulamazlar. 
Biz 12-13 yılı bir başarı hikayesi olarak görüyoruz. Siz bunu böyle görmemiş olabilirsiniz. Biz başarı olarak gördüğümüz için çıkıp halktan tekrar oy istiyoruz zaten. 4+4+4 bir ihtiyaçtan dolayı ortaya çıktı. İmam Hatip Liseleri diğer okullar gibi. Hiç birinin ayrıcalığı da yok ayrımcılığada tabi tutulamazlar. Hiç bir öğrencimiz bizim için diğerinden daha kıymetli değildir. 
1 KASIM SEÇİMLERİNDE SANDIKLARIN TAŞINMASI 
Yüksek seçim kurulu sandıkların yerini tespit ediyor şuanda. Gelen talebi doğru okumak lazım. 1 Kasım'da sandıkların birleştirilmesinin siyasi bir yönü yok. Hukuki bir karardır. Biz AK Parti olarak YSK'nın verdiği kararı hukuken doğru buluruz. 
YSK, AK Parti'ye veya hükümete bağlı değil. AK Parti'nin tüm dediklerini kabul etmiyor. Bütün partilere eşit mesafede. Hatta bizim Tunceli'de itirazımız vardı bunu kabul etmediler. Biz gidip başka yerde mitingimizi yaptık. 
'ONLARIN BU KONUDA ELEŞTİRİ YAPMAYA HAKLARI YOK'
Seçim güvenliği kesin bir şekilde sağlanacak. Bu konuda CHP, HDP ve MHP bir sorumluluk hissetselerdi milletvekillerinin bakan olmasına engel olmazlardı. Mem bu konularda duyarlılığınız vardı niçin bu hükümete katılmadınız? Biz Türkiye'yi hükümetsiz bırakmadık. Seçim güvenliği konusunda tedbirleri almakta kusuru etmeyeceğiz. Bu sorumluluğu almayanların seçim güvenliği konusunda eleştiri yapmaya hakkı yok. 
'BU SEÇİMDE YAPAMAYACAKLAR'
Siyasi bedeli ne olursa olsun halkımızın huzuru için gerekeni yaparız. Bizim operasyonlarımız bu yönde. Bunun yüzünden rahatsız oluyorlar. Örtülü tehdit yapıyorlardı. Bunları yapamayacaklar bu seçimde. Savaş deklarasyonunda bulunursanız karşılığını alırsınız. Türkiye'nin ordusu milli bir ordudur her kentten asker vardır.
Ben bayramda Diyarbakır'a geçtim Ulu Cami'de Bayram namazı kıldım o kadar coşkulu şekilde millet beni bağrına bastı ki. Kulağıma eğilip bir çoğu 'Allah razı olsun devam edin bunlardan çektiğimiz yetti' dedi. 
(Silah depolamaya niye göz yumuldu) Bunu söyleyenler çok yanlış bir yerden eleştiri üretiyorlar. Bize dendi ki 2013'te; 'biz silahlı mücadeleyi bırakıyoruz.' Bu olaylar çözüm sürecini baltalamak için yapıldı. Tamam artık bu iş burada tamamlamalı iradesiyle bütün her şeyi yaptık. 6-7 Ekim olaylarında daha yeni görevi almıştım o zaman biz farkettik ki mesele başka. Biz son bir şansla geçen nevruza kadar ısrarlı bir takiple oradan kalkmamak için çaba sarf ettik. Biz bunların Esed ile hangi şehirlerde neler konuştuklarını biliyoruz. 
'MHP, HDP İLE BİRLİKTE YASALARA KARŞI ÇIKTI'-
Gezi provokasyonu çözüm sürecini baltalamak için yapıldı. Biz bunları biliyoruz.
Bizi eleştiren MHP, HDP'yle birlikte yasalara karşı çıktı. CHP çıktı onlarla birlikte eylem yaptı. Bizi yalnızlaştırma çabalarına rağmen BM'de 55 görüşme talebi geldi. 
BM'deki tek konu neredeyse sadece Suriye'ydi. Bize bu kadar çok sayıda görüşme talebinin gelmesinde Türkiye'nin geçmişte söylediklerinin hepsinin birebir çıkmasıydı. 
'AÇIK VE NET BİR TALİMAT VERDİK'
Paralel yapıyla, HDP aynı şeyleri söylediler. DAEŞ konusunda girişimlerde bulundular. DAEŞ'in saldırısını planlayan kimse, Suruç'taki saldırıyı planlayan kimse Ceylanpınar'da iki polisimizin şehit edilmesini planlayan aynıdır. 23 Temmuz günü açık ve net talimatımızı verdik. DAEŞ'e Suriye'de PKK'ya Irak'ta gereken ders verilecek dedik. 3 gecede 452 hedef vuruldu. Bel, omurgadır. Burada da PKK'nın omurgası Kandil'dir. Tek tek onları kırıyoruz. Ya silahları bırakacaklar, ya da biz onlara silahları bıraktıracağız.
'RUSYA SİVİLLERİ ÖLDÜRDÜ'
Suriye'de bütün bu acılar yaşanırken Rusya'nın tek taraflı olarak dışardan bir müdahale ile Hama'da Humus'ta sivilleri öldürdü. Orada DEAŞ yok ki. Esed DEAŞ'in gitmesini istemez. DAEŞ'e karşı operasyon yapıyoruz diye bize haber verdiler ama sivilleri vurdular. Suriye'de muhaliflere ve sivillere yönelik her saldırı ya DAEŞ'in ya da Esed'in güçlenmesine neden olur. 
7 ülke bugün bir açıklama yaptı güçlü bir açıklamaydı. İran da karadan asker gönderme planı yapıyor Suriye'ye. İran da Rusya da yabancı müdahaleye karşı olduklarını söylüyorlardı. Şimdi bu yaptıkları doğru mu? 
AHMET HAKAN'A SALDIRI 
Türkiye bir hukuk devletidir. Saldırının kime yapıldığı değil, ne olduğudur. Yapılan büyük bir suçtur. Star'a, Akit'e, Murat Sancak'a ya da Ahmet Hakan'a ne olursa olsun şiddetin her türlüsü kınanmalıdır. Olayın mahiyeti araştırılırken hükümeti suçlamak doğru değil. Bir ihmal mi oldu?
Koruma meselesini iner inmez sordum. Daha önce istenmemiş. 10 gün önce istenmiş. 2 gün önce de son yazı onaylanmış. Hepsine geçmiş olsun dileğimi iletiyorum. Bana ne kadar karşı olurlarsa olsunlar, onun yanındayım bu konuda yine de.
Neredeyse gri alanların kalmadığı bir dönemden söz ediyoruz. Bu yanlış bir şey. Bir yayın organı oluyor, hükümet ne derse eleştiriyor. Terörle mücadele bağlamında ise bu hepimizin olayı.
(AK Parti Kürtlerden daha fazla oy alabilecek mi?) Tek faktör listeler değil ama önemli faktör. Bazı adımlar attık huzur operasyonları olmak üzere de başka adımlar attık. Ben Türk ve Kürt diye ayırt etmem. Hepimiz bir aradayız bu anlamda Doğu ve Güneydoğu açısından söylüyorsanız inşallah daha iyi bir sonuç çıkacağına ben inanıyorum.