AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya'nın Suriye'ye düzenlediği hava saldırısı ile ilgili olarak, “Suriye'yi tekrar soğuk savaş dönemine dönmek için bir alan olarak görüyorlarsa ve bunu bir güç savaşı, güç göstergesi olarak da kullanıyorlarsa ki sadece DAEŞ'i değil oradaki ılımlı muhalefeti de vurdular. Sivilleri de vurdular. Bu son derece yanlıştır. Bu tekrar izi çok kesin şekilde bizi kutuplaşmaya götürür, gerginlik tırmanır. Bu bizim dahil hiç kimsenin arzu etmediği şeydir.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti İl Başkanı Rıza Sümer ile birlikte seçim bölgesi Antalya'da görev yapan gazetecilerle bir araya geldi. Burada konuşan Çavuşoğlu, Antalya'ya hizmet etme sevdası ile ilk günkü aşkla yola çıktıklarını belirterek, 2001 yılında AK Parti'yi kurdukları yıldaki heyecanlarını koruduklarını söyledi.
"ANTALYA SON 13 YILDA SINIF ATLADI"
Son 13 yılda Antalya'ya büyük hizmetler yaptıklarını aktaran Çavuşoğlu, “Bu hizmetlerin mimarı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır. Antalya'ya yapılan yatırımın ülke ekonomisine döneceğini biliyordu. İstanbul'dan sonra en fazla ziyareti Antalya'ya yapmıştır. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da Antalya'ya hizmetlerine devam emektedir. Antalya son 13 yılda sınıf atladı. Baştan aşağı yenilendi. 20 milyar dolar değerindeki, proje tamamlandı. Maliyeti 200 milyon doları bulan yeni stad ve yanındaki spor salonu inşaatı tamamlandı” diye konuştu.
Antalya'nın bugün bir dünya markası olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Bu yılki etkinlik ve hedeflerine bakıldığı zaman Antalya'nın dünya markası ve diplomasının merkezi olduğunu görüyoruz. NATO, T20, toplantıları yapıldı. G20 Kasım ayı içinde yapılacak. Expo 2016 Antalya gelecek sene yapılacak. Expo, 6 aydan sonra kalıcı olarak hizmet vermeye devam edecek. Bir cazibe merkezi olacak. Antalya Newyork'ta en güçlü 20 şehir arasına katıldı. Antalya dünyanın güçlü ve güvenilir şehri arasında. Dünya Beş Çiçekli Altın Şehir ödülünü aldı. Dünya birincisi oldu, altın madalya aldı” dedi.
"TECRÜBE İLE GENÇLİĞİ BULUŞTURDUK"
Antalya'ya 13 sene de kazandırdıklarının yanında 1 Kasım seçimleri içinde ilk günkü aşkla yeni hizmetler kazandırmanın çabası içinde olacaklarını dile getiren Çavuşoğlu, “3 dönem kuralı nedeniyle 7 Haziran seçimlerinde aday olmadım. Partimiz bu dönem yeniden aday gösterdi. Bunu Antalya'ya bir hizmet vesilesi olarak düşünüyorum. Tüm partilerin adayları değerlidir. Biz AK Parti kadroları olarak hem tecrübeli hem de potansiyelimiz var. Tecrübe ile gençliği buluşturduk. Seçilebilecek yerde iki kadın adayımız var. Bu kadro ile tek başına iktidara geldiğimizde Antalya'ya yeni hizmetler kazandıracağız” şeklinde konuştu.
"7 HAZİRAN VAATLERİNİN HEPSİ GERÇEKLEŞECEK"
7 Haziran seçimlerinde verilen vaat ve projelerin üzerine yeni projeler koyduklarının altını çizen Çavuşoğlu, “Bu projelerin hepsi partimiz mutfağında hazırlanmıştır. Bizden istenilen projelerdir. Bu projelerin hiçbiri havada kalmaz, hepsinin arkasındayız. 7 Haziranda açıklanan projelerin yanına yeni projeler kazandıracağız. Biz istiyoruz ki herkes için yaşanabilir şehir, turizm, tarım eğitim, sağlık turizminde de öncü bir şehir olmasını hedefliyoruz. 12 ay canlı herkesin bir faaliyette bulunabileceği şehir istiyoruz. Tüm bunları içeren projeleri açıklayacağız” ifadelerine yer verdi.
14 senede Türkiye'yi farklı bir konuma getirdiklerinin altını çizen Çavuşoğlu, “Sessiz devrimler, reformlar, alt yapıdan tutun, eğitimden sağlığa kadar vatandaşa kadar dokunan hizmetleri gerçekleştirdik. Ülkemizin dünyada küresel bir aktör olarak yer alması bizi mutlu etti. Ülkenin daha çok reforma ihtiyacı var. Yeni bir anayasa yapmadan bir çok sorunu çözemiyoruz. Bugün Türkiye'nin önündeki en büyük engel 1982 Anayasasıdır. Hem reformlara devam edeceğiz hem anayasayı değiştirmek için gayret edeceğiz” açıklamasını yaptı.
"NEDEN 10'UNCU SIRAYA YÜKSELMEYELİM"
Türkiye'nin dünyanın en zengin 20 ülkesinden biri olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, “Neden 10'uncu sıraya yükselmeyelim? Avrupa'nın en gelişmiş 6 ülkesinden biriyiz, 3'e girebilir miyiz? Gireriz. Bu birikim ve kararlılık bizde var. Seçim beyannamemizde toplumun her kesimini kucaklayan ve vatandaşa dokunan hizmet projeleri ve hedeflediğimiz politikalarımız var. Bu beyanname değil 1 Kasımdan sonra halk takdir ederse kuracağımız hükümetin faaliyet programıdır. Gerçekleştireceklerimizin sinyalidir. Her vatandaş doğduğu günden ölümüne kadar devleti yanında hissediyor ve hissedecektir. Bugüne kadar toplum içindeki yardıma muhtaç herkesi nasıl kucakladıysak bundan sonra da herkesi daha fazla elimizi uzatacağız. Bir çocuğun ilk eğitim döneminden bu yana devlet yanında. Yurt burs harç vb. Eğitimini tamamlayan her genç devleti yanında hissedecek. Gençlerimize 50 bin TL hibe para veriyoruz iş kurması için, faizsiz kredi veriyoruz. İlk defa işe başlayanların maşını 1 yıllığına devlet ödeyecek” ifadelerine yer verdi.
UYGULANABİLİR GERÇEKÇİ VAATLER
Esnaf ve çiftçiye de önemli destekler verdiklerini kaydeden Çavuşoğlu, “Esnafa 30 bin TL faizsiz kredi desteği, çiftçiye verdiğimiz destek bugün rakamlarla kıyaslandığı zaman çok önemli iktidara ulaştı. Tarımın toplam gelirimizdeki payı 36 milyar dolarken, bugün 120 milyar dolara çıktı. Bu tarımın yükseldiğinin göstergesidir. Çiftçilerimizin girdilerinin, maliyetlerini, düşürmemiz lazım. Gübrede ve yemden KDV'yi kaldırıyoruz. Emekli ve asgari ücretliler için çalışmalarımız var. Bunların hepsi gerçekleştirilebilecek vaatler var. 2016 yılında asgari ücretin bin 300 TL olması için, memurlara yılda bir kez ikramiye vereceğiz bin 200 TL. Emekli çalışanlarımızdan kesinti vardı, bunu kaldırdık. Çalışan ve iş yeri kuran emeklilerden kesinti yapmak haksızlıktı. Engellileri de ihmal etmedik. Bugüne kadar hep yanında olduk. Engellilerin sabahtan akşama kadar her türlü eğitimini alacağı vakit geçireceği merkezler oluşturulacak. Toplumun her kesimini kucaklayan gerçekçi bir seçim beyannamesi var. Çünkü titiz bir çalışma ile yaptık. Gerçekçi diyorum uygulanabilir. Türkiye ekonominin mali disiplinin sarsmayacak şekilde hazırladık” açıklamasında bulundu.
"ÇÖZÜM ÜRETİCİ POLİTİKAMIZ SÜRECEK"
Tüm vaatleri gerçekleştireceklerini vurgulayan Çavuşoğlu, “Türkiye'nin çok daha güçlü olması lazım. Sadece bölgede değil, dünyada olumlu yönünü arttırması lazım. 15 sene önce IMF kapsında bekleyen Türkiye, şimdi dünyanın her yerine yardım, insani yardım ulaştırıyor. Türkiye 3.4 milyar dolarda kalkınma yardımı yapıyor. Karayip'ten, Pasifik ülkelerine kadar eserlerimiz var. Böylesine bir ülke çok daha güçlü olması gerekiyor. Sorun değil, çözüm üretici politikamızı sürdüreceğiz” diye konuştu.
"VATANDAŞTAN GELEN TALEP İNCELENDİ"
Seçim beyannamesinde asgari ücret bin 300 TL'ye çıktı, bunun sebebi nedir? Sorusuna Çavuşoğlu, “Tüm politikalarımızı halkımızdan gelen talepler doğrultusunda oluşturuyoruz. Sokakta dolaşırken vatandaşlarımızdan, ailelerden çocuklardan, asgari ücretin azlığı ile ilgili talepler geldi. Talepleri inceledik. Ekonomiyi ve mali disiplini sarsmayacak şekilde değerlendirdik. Türkiye arttık alt orta sınıf orta gelirinden, üst orta sınıf gelirine çıkmıştır. İleride yüksek gelirli ülkeler sınıfına inşallah çıkarız. Vatandaşlarımızdan gelen talepleri, değerlendirdik, maliyet hesaplandı ve bu karar alındı” cevabını verdi.
'Geçen seçimlerde asgari ücreti, bin 500-2 bin-5 bin TL diyenler' olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, “Bunlar iktidara gelme ihtimali olmayan partililerin havada uçuşan vaatleriydi. Biz böyle bir yarış içinde olmadık. Böyle bir yarış içinde olsaydık, bu seçim beyannamemizde herkesin vereceğinden fazla vereceğiz deseydik, vaatte bulunan partilerin vaatlerinin üzerinde rakam belirlerdik.Ama biz tamamen bu rakamları belirlerken Türkiye'nin gerçeklerini göz önünde tutarak belirledik” dedi.
RUSYA'NIN SURİYE'YE HAVA SALDIRISI
Çavuşoğlu, "Rusya'nın Suriye'ye düzenlediği hava saldırısını nasıl değerlendiriyorsunuz?" Şeklindeki soruya, “Suriye veya başka bir yerden terörle mücadele eden herkesi destekleriz. Terörle de ortak mücadele yürütmemiz gerekir. Hangi etnik gruptan, hangi inançtan olursa olsun, terörün dini bölgesi olmaz. Terörist teröristtir. Terör ve terör örgütleriyle kararlı mücadele etmemiz gerekir. Bugün dünyadaki en büyük eksikliğimiz bu. Terör örgütlerinin her geçen gücünü arttırmasının sebebi de bu. Hatta teröre destek veren ülke ve toplumlar var. Rusya'nın DAEŞ terör örgütüne müdahale etmesine itirazımız yok. Ama Rusya bizim hava sahamızı ihlal etti. Gerekli uyarıları yaptık, tepkiyi gösterdik. Bir daha olmaması için net mesajımızı verdik. Başta NATO müttefiklerimiz olmak üzere, dünyanın her yerinden tepkiler geldi. Ama Suriye'yi tekrar soğuk savaş dönemine dönmek için bir alan olarak görüyorlarsa ve bunu bir güç savaşı, güç göstergesi olarak da kullanıyorlarsa ki sadece DAEŞ'i değil oradaki ılımlı muhalefeti de vurdular. Sivilleri de vurdular. Bu son derece yanlıştır. Bu bizi tekrar beyinlerimizde hiçbir zaman yıkamadığımız o Berlin Duvarı'nın olduğu yıllara, soğuk savaş yıllarına götürür. Bu tekrar bizi çok kesin şekilde bizi kutuplaşmaya götürür, gerginlik tırmanır. Bu bizim dahil hiç kimsenin arzu etmediği şeydir. Umarın bu hatalardan, yanlışlardan dönülür. Suriye'deki siyasi çözüm konusundaki düşüncelerimizi paylaşıyoruz. Suriye'deki siyasi çözüm sürecinde Rusya'nın da İran'ında işin içinde olmasını, dışlanmamasını istiyoruz. Bunu ilk defa söylemiyoruz. Hep söyledik. Kalıcı bir çözüm istikrar istiyorsak, Rusya'nın da İran'ında katkısı önemlidir” değerlendirmesini yaptı.
"YURDA YERLEŞMEYEN ÖĞRENCİ KALMAYACAK"
"Öğrencilerin yurt sorunu karşısında ne yapacaksınız?" Sorusuna Çavuşoğlu şu cevabı verdi:
“Her ilde özel ve devlet üniversiteleri var. Antalya'nın bugün 5 üniversitesi var. Önümüzdeki süreçte Antalya'ya yeni üniversitelerde kazandıracağız. Yurt sayılarını da arttırmamız lazım. Yurtlarda kalan öğrencilere destek veriyoruz. Öğrenci harçlarını yükselttik. Beyannamemizde gelecek yıldan itibaren yurda yerleşemeyen öğrenci kalmayacak. Hedefimiz bu.”
"VATANDAŞA O YURDA GİDİN, BU YURDA GİTMEYİN DİYEMEYİZ"
Çavuşoğlu, cemaat yurtları ile ilgili bir çalışma olacak mı? Sorusuna, “Herkes yurt açabilir. Öğrencileri yurda çekmek için çalışma yapabilir. Demokratik bir ülkedeyiz. Hukukun dışına çıkmamak kaydıyla. Artık bunlarında ne olduğunu, amaçlarının da ne olduğunu milletimiz gördü. Biz yani şimdi vatandaşlara o yurda gidin, bu yurda gitmeyin diyemeyiz. Böyle bir hakkımız da yok. Ama hukuk dışında faaliyet gösteren, paralel devlet yapısı dahil, her türlü yapıyla hukuk zemininde mücadeleyi yapıyoruz, Yapmaya da devam ediyoruz” cevabını verdi.
"TÜRKİYE'DE DOĞAN 100 BİN SURİYELİ BEBEK VAR"
"Türkiye'de yaşayan Suriyelilerin durumunu değerlendirir misiniz?" Şeklindeki soruya Çavuşoğlu, “Bu insanlar durup dururken evlerini terk etmedi. Zalim bir rejimden ve terör örgütlerinde kaçanlar. Yakınlarını ve evlerini kaybettiler. Suriye ve Irak'tan gelen herkesi açık kapı politikamızla misafir ettik. İmkanlar doğrultusunda onlara kamplar yaptık. Bugün 25 kampta 270 bin Suriyeli ve Iraklı yaşıyor. Kuzey Irak'ta kurduğumuz 3 kampta 40 bin kişi yaşıyor. Türkiye'de yaşayan 2 milyon Suriyelinin hepsi kamplarda değil, imkanları olan evlerde yaşıyor. Bu insanlar sığınacak bir yer aradılar. Bu insanların çok daha fazla hizmete de hakkı var. İnsan olduklarını unutmamamız lazım. Biz Türkiye olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Ama her şeyi verdiğimizi de söyleyemeyiz. Türkiye'de şuan doğan 100 binden fazla bebek var. 500 bin eğitim seviyesinde Suriyeli var. Biz bunların yaklaşık 170 binine eğitim verebiliyoruz. 330 bin Suriyeli gencin, çocuğun geleceği ne olacak. Daha fazlasını yapalım diyoruz, 6.5 milyardan fazla para harcadık. Bize gelen yardım parası 430 milyon dolar. Uluslararası camia yeni yeni anlamaya başladı. Biz gidip de para dilenmedik ama her ortamda yüzlerine söyledik. 'Bu insanları neden yalnız bırakıyorsunuz, gelin yükü paylaşalım' diye söyledik. Bazılarına geçici belgeler ve statüler verdik. Biz başkaları gibi geçici davranmıyoruz. Avrupa ülkeleri Türkiye'den göçmen alırken kriterler koyuyor. 'İyi eğitimli olsun, fazla çocuğu olmasın, mümkünse de benim dinimden olsun' diyor. Çok özür diliyorum, ama hayvan pazarından hayvan mı seçiyorsunuz? Bunların yaklaşımı bu. Ama şimdi kendi başlarına gelmeye başlayınca, paniklediler. İngilizce de akşamdan sonra günaydın diye bir tabir var. Şu anda Avrupa'nın düştüğü durumda bu. Ama biz yinede işbirliğine hazırız. Bu insanlar denizlerin ortasında kaybedilmesin. Kaçakçıların, tacirlerin elinde kurban olmasın. Bu insanlar en temel haklarına kavuşsunlar. En temel arzumuz, kendi ülkelerine ve şehirlerine dönebilsinler” değerlendirmesini yaptı.