Rusya'nın Türkiye'nin hava sahasını ihlaline ilişkin soruya karşılık Akdoğan, en üst düzeyde ve sert bir şekilde siyasi tepkinin verildiğini söyledi. Akdoğan, söz konusu olayın bir gün değil birkaç gün üst üste yaşandığına dikkati çekerek, "Böyle baktığımızda bunlar hoş gelişmeler değil. Rusya bizim için dost ve komşu bir ülke. Rusya ile bizim çok boyutlu birçok alanda ciddi iş birliklerimiz var" ifadesini kullandı.
SINIRLAR ÜLKELERİN NAMUSUDUR
Rus savaş uçaklarının, Türk hava sahasını ihlal etmesinin kabul edilebilecek bir durum olmadığını belirten Akdoğan, "Sınırlar, ülkelerin namusudur ve sınırların bu şekilde ihlal edilmesi, egemenlik hakkının ihlali anlamına gelir. Türkiye sınırları da NATO sınırıdır. NATO da çok sert bir şekilde açıklama yaptı, 'Türkiye'nin yanında olduğunu' ifade etti. Kimsenin de Türkiye'nin gücünü, caydırıcılığını test etmemesi gerekir" diye konuştu.
HERHANGİ BİR DAVAYA DÖNÜK VEYA BİR DAVAYI BOŞA ÇIKARMAK İÇİN EDİLMİŞ BİR LAF DEĞİLDİ
Ergenekon ve Balyoz davalarında son hukuki prosedürün tamamlandığı belirtilerek, daha önceden "Milli orduya kumpas kurdular" sözlerinin hatırlatılması üzerine Akdoğan, "Bu tür olaylarda sapla samanı birbirine karıştırmadan değerlendirme yapmak lazım" dedi.
Akdoğan, "Türkiye'de kendi ülkesinin aleyhine, kendi ülkesinin istihbarat teşkilatına, milli ordusuna, halkın seçtiği hükümete kumpas kuran bir yapı olduğu" şeklinde bir yazı yazdığını anımsattı.
BURADA BİR İHANET KOKUSU VAR
Söz konusu kumpasların birçok kesime karşı yapıldığını vurgulayan Akdoğan, kendisinin o zamanki yazısında atıf yaptığı durumun, "Burada bir ihanet kokusu var. Kendi ülkesinin aleyhine, kendi ülkesinin kurumlarını çökertmeye dönük bir işe bunlar niye kalkışıyorlar? Niçin bu tür komplolara giriyorlar?" bunu sorgulayan bir yazı olduğuna dikkati çekti. 
BU OPERASYONLAR BAŞLAMASAYDI TÜRKİYE BAŞKA BİR YERE SÜRÜKLENİRDİ
Çözüm Süreci'ni sabote etme girişimlerinin Kobani olaylarında başladığını bildiren Akdoğan, şöyle devam etti:
"Seçimden önce neler yaşandığını biliyoruz. Bunların siyasi uzantısı olan parti resmen sürece ihanet etti, sürecin düşmanlarıyla birlikte hareket etti, sürece zihniyet olarak karşı olan çevrelerle kol kola girdi ve sürecin lokomotifi olan AK Parti'yi devirmek üzere bir makas değişimine gitti. Seçimden hemen sonra ise terör örgütü bu sefer fiili saldırılara başladı. Eylemler eş zamanlı, diğer örgütlerle birlikte meydana geldi. Eğer o anda hükümet bir karar alıp, bunun üzerine kararlı bir şekilde gitmeseydi, bu operasyonlar başlamasaydı Türkiye başka bir yere sürüklenirdi. Bu operasyonları başlatan da terör örgütünün ortaya koyduğu eylemlerdir. Bunlar 'Hükümet, savaş başlattı' gibi siyasi bir takım argümanları kullanıyorlar. Bir kere bu bir savaş değil.
AK PARTİ ON SEÇİME GİRDİ, BÖYLE BİR ŞEYDEN MEDET UMDU MU?
Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşlarına, güvenlik birimlerine yönelen saldırlara karşı bir terörle mücadele yürütüyor. Bu terörle mücadelenin amacı devleti korumak değil, milleti korumak. Bundan hükmet niye medet umsun? AK Parti on seçime girdi, böyle bir şeyden medet umdu mu? AK Parti felsefesinde bir kişi böyle bir şey savunabilir mi? İnsan hayatı üzerinden siyasi hesap yapmak alçaklıktır. İnsanların hayatına kimlerin kast ettiği, insan hayatı üzerinden kimlerin siyaset yaptığı belli."
ŞIRNAK'TA İDDİA EDİLEN HADİSELER VAR, BUNLARIN DA ÜZERİNE GİDİLİYOR
Akdoğan, her zaman huzur ve güvenden yana olduklarını, AK Parti'nin durduğu yerin belli olduğunun altını çizdi.
Hukuk içinde bir mücadele yaşandığını vurgulayan Akdoğan, şunları kaydetti:
"Bütün dünyanın gözü Türkiye'nin üzerinde. Yani bu kadar büyük operasyonlar yapılıyor, sınır ötesinde, sınır içinde. Eğer en ufak bir yanlışlık olsaydı, bunlar yeri göğü birbirine inletirdi. Burada zaman zaman provokatif bir takım hadiseler olmuyor değil. Bu mücadeleye gölge düşürmek için birtakım hadiseler olmuyor değil, bunların hemen üzerine gidiliyor, soruşturma açılıyor.
CESETLERİ ALIP KAYALIKLARDAN ATIYORLAR, İMHA EDİYORLAR
Akdoğan, teröristlerin çok sayıda kayıp verdiklerinin anlaşılmaması için cesetleri alıp kayalıklardan attıklarını, gizlediklerini ve imha ettiklerini söyledi.
Askerin hukuk içinde mücadele ettiğini vurgulayan Akdoğan, "Cenazeler üzerinden bir olumsuzluk, hukuksuz bir şey yapılıyormuş gibi bu haksızlık olur. Burada gerçekten halkın hukukunu korumak için güvenlik birimleri samimi ve hukuk içinde bir çaba içerisindeler. Buna hiç kimse gölge düşürmemeli. Bir takım algı operasyonları, yalan yanlış iftiralar, başka bir takım şeyler...Bunu kimin yaptığı da anlaşılıyor. Hep belli mecralarda, belli medya grupları üzerinden bunu terörle mücadeleye zarar verecek şekilde bir gayret var" diye konuştu.