Yrd.Doç.Dr.Rıdvan Üney, yaptığı açıklamada, “Seçim, kanunlar, yönetmelikler uyarınca bir veya daha çok aday arasından belli birini veya birkaçını seçme işi olarak tanımlanır. Yani tanımdan da anlaşılacağı şekilde bir şekilde kafa karıştırıcı bir olaydır. Seçimlerde bir partiye oy vermenin psikolojik tarafından çok, seçim atmosferinin kişilere olan etkisinden bahsedelim. Seçim dönemleri; mitingler, televizyon programları, kentlerin-köylerin bayraklarla süslenmesi, seçim propaganda araçları, seçim büroları, adayların ziyaretleri, kişilerin seçimlerle ilgili tartışmaları gibi birçok unsuru içerir. Dolayısıyla bu birçok unsur, kişilerin hayatına belirli bir dönem için girip çıkar.
Bunların her birisi bir stres olarak kişilerin karşısına gelir. Ancak genelde bakıyoruz ki insanlar bu curcunadan pek de şikâyetçi değiller. Çünkü seçimler, aynı zamanda yeni bir başlangıç, yeni bir umudun yeşerdiği ortamlardır. Bu nedenle insanlarda daha çok heyecan yapar. Tabi ki ekonomik, hukuki, sosyal açılardan insanların beklentileri, seçime verdikleri önemin belirleyicisidir. Bununla birlikte, kazanmak(yani kendi oy verdiği partinin veya adayın seçilmesi) ta önemi artırır. Politikayla ilgilenmeyen kişiler içinse bu yoğun dönem sıkıcı olarak tanımlanabilir.” Dedi.
SEÇMENLER NEDEN BU DÖNEMDE HEYECANLANIR?
Yrd.Doç.Dr.Rıdvan Üney, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Bunun, bizim gibi bireyselleşme süreci yaşayan ülkelerde önemi; birey olarak önemsendiğimiz dönemlerdir. Örneğin seçme ve seçilme yaşına gelen insanlar, artık bu olup biten durumlarda fikirlerini ifade edecekleri, ya da kendi fikirlerini ifade eden liderlerini seçebilme özgürlüğüne kavuşacaklardır. Yani belki bugüne kadar önemsenmediğini düşünen kişi seçimde kendisini değerli ve önemli hissedecektir. Seçimlerde esasen iktidar partileri “yaptıklarımızdan memnun musunuz” sorusunu sorarken, muhalefet partileri “onu beğenme, ben daha iyi işler yaparım” söyleminde bulunurlar. Karar vermeye çalışan seçmen burada gerçekten zorlanabilir. Hatta birçoğu bu durumda ciddi bir kaygı yaşayabilir. Bu kaygının yansıması, kararsız seçmen olarak karşımıza çıkar. Eğer seçmen bu kaygılarını yatıştırabilecek bir parti bulabilirse, ya da propagandalarla ikna olursa bir partiye oy verir. Yani heyecan kadar kişiler kaygı yaşamaktadırlar.
PARTİ LİDERLERİNİN KONUŞMALARI SEÇMEN PSİKOLOJİSİNİ NASIL ETKİLER?
Bu durum demokrasinin olduğu her yerde benzer durumdadır. Liderlik özellikleri, projeler önemli olduğu gibi burada en önemli etkileme yolu kışkırtmadır. İnsanları kışkırtmak, fakat bununla birlikte öfkeyi kontrol edebilmek önemlidir. Çünkü öfke, toplumda istenmeyen gerginlik ve huzursuzluklara neden olabilir. Seçimlerdeki parti liderlerinin ve adayların bu kışkırtıcılığı aslında şu işe yarar: İnsanların çoğunun tatil günü olan 7 haziran pazar günü, evlerinden çıkıp sıra bekleyip oy kullanmaları çok da kolay değildir. Bu bütün propaganda faaliyetleri ve kışkırtmalar seçmeni öyle etkilemeli ki kalkıp oy vermeye gitsin ve o partiye oy versin. Yani bu propaganda ve kışkırtmaları iyi yapan partiler, veya bu kışkırtmalara, kışkırtmayla tepki gösteren diğer partiler seçmeni bu yolla ikna etmektedirler. Bu da kişilerde heyecan duygusu yapmaktadır. Esasen toptan bakıldığında gerek umutlandıran gerekse heyecanlandıran bu süreç çoğunlukla insanları olumlu yönde etkilemektedir.
OLUMSUZ YÖNDEN ETKİLENEN İNSANLAR YOK MUDUR?
Mutlaka vardır, örneğin hasta olup dinlenmesi gereken bir kişi ya da çocuğu huzursuz, uyuma sorunu çeken bir ailenin evinin alt katında bir seçim bürosu varsa ya da seçim araçlarıyla sık propaganda yapılan bir caddede oturuyorsa seçim dönemi, bu insanların psikolojisini olumsuz yönde etkileyecektir. Seçimlerde kişiler, verecekleri oyların nelere mal olabilecekleri konusunda endişeliyseler, onların seçimlerde zorlanmaları artacaktır. Bununla birlikte mevcut durumdan hoşlanmayan ancak seçimlerde değişiklik umudu olmayan insanlar da oldukça olumsuz etkilenecektir. Gene, seçim dönemleri genelde ekonomik açıdan belirsizlikler içerir, bu nedenle ekonominin bu dönemde durağan olması kuşkusuz birçok kişiyi olumsuz etkileyecektir.
SONUÇ OLARAK SEÇİMLER YAKLAŞIRKEN BÜTÜN BU OLUP BİTEN DURUM İNSANLARDA BİR DEĞİŞİM YAPAR MI?
Mutlaka yapar. Kişilerin kendilerini bir birey olarak hissetmeleri, fikirlerinin sorulması, genelin kendini ifade edebilecek bir ortam bulabilmesi demokrasinin önemli bir faydasıdır. İnsanların kendilerini ifade etmeleri, geliştiricidir ve insanlara umudu aşılar. Bunlarla birlikte seçim sonuçlarını izlemek oldukça heyecan vericidir. Bizde bazen parti tutmak futbol takımı tutmak gibi fanatiklik olsa da; her şeye rağmen, toplumdaki her bireyi değerli hissettiren bu süreç umarım ülkemiz için sorunsuz ve en iyi şekilde sonuçlanır.”