HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bir basın açıklaması yaparak Kobani ve Suruç saldırılarının ardından 'halkı sokağa dökme' ilişkin olarak herhangi bir açıklamasının bulunmadığını ve hatta ima dahi etmediğini iddia etti. Demirtaş, ayrıca söz konusu açıklamalarının ortaya çıkması durumunda ise istifa edeceğini duyurdu. 


Kobani ve Suruç'ta yaşananlara ilişin olarak Demirtaş'ın hem çeşitli röportajlarında hem de basın açıklamalarında halkı 'gece-gündüz' eyleme çağırdığı ve 'direnişçilere teşekkür ettiği' görüntüleri yer alıyor. Demirtaş, bugün yaptığı açıklamada herhangi bir imada bulunmadığını ve bulunduğu durumda istifasını sunacağını açıkladı. 


''7'DEN 70'E BÜTÜN HALKLARIMIZI SOKAĞA ÇAĞIRIYORUZ''
Demirtaş'ın ve Yüksekdağ'ın parti meclisinin ardından yapılan yazılı açıklama, "Halklarımıza Acil Eylem Çağrısı" başlığı ile yayınlanmış ve "Kobani'de yaşanan katliam girişimine karşı 7'den 70'e bütün halklarımızı sokağa, alan tutmaya ve harekete geçmeye çağırıyoruz" ifadelerine yer verilmişti. 


35 İLDE GÖSTERİLER
HDP'nin 6 Ekim'de, DAEŞ'in Kobani'ye (Ayn el Arap) yönelik saldırıların üzerine yaptığı çağrının ardından 35 ilde izinsiz gösteriler yapılmıştı. 


''GENÇLER GİDİP KOBANİ'DE SAVAŞMALI''
Selahattin Demirtaş, gençleri Kobani'de savaşmaya çağıran şu çağrıyı yapmıştı:
"Suruç'ta insanlar çadır açacak, sivil eylem ve etkinlikler yapacaklar ama bununla yetinilmemeli. Bütün gençlere IŞİD'e karşı cephede savunma çağrısı yapıyorum. Bugün Kobani'de insanlık onuru savunuluyor. Madem uluslararası güçler sessiz kalıyor, madem Türkiye bu kadar sesiz kalıyor; Türk'ü ile Kürt'ü ile Alevisi ile Sünnisi ile gençler gidip Kobani'de IŞİD barbarlığına karşı direnebilmelidir. Açıkça bu çağrıyı yapıyorum bu bir insanlık borcudur aynı zamanda" dedi.


''GECE-GÜNDÜZ PROTESTO''
Demirtaş ayrıca bir gazeteye vermiş olduğu röportajda da 'biriken bir öfkenin' nasıl yatışacağını şöyle anlatmıştı:
"Doğrudan Kobani ile bağlantılıdır. Öfkeyi yatıştırabilecek olan biz değiliz. Bizim halk üzerinde ne böyle bir gücümüz vardır, ne de buna gerek vardır. Yani halk IŞİD'e karşı durmasın, sempati duysun diye uğraşacak değiliz; sempati duyulsun diye yeterince uğraşanlar var zaten. Halkın öfkesinin alanlarda, meydanlarda, gece gündüz evinde, sokakta, arabasında elindeki bütün imkanlarla bir protestoya dönüşmesinin çağrısını yaptık, o çağrının da halen arkasındayız."