MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "20 Temmuz'dan bu tarafa, dün Dağlıca'da verdiğimiz şehitlerle beraber, 92'si asker, 75'i polis, 4'ü korucu olmak üzere 171 vatan evladı şehit edilmiş, 177 sivil vatandaş hayatını kaybetmiştir; peki bu şehadetlerin suç ortakları nerelerdedir? Hem bugün hem de tarih boyunca, yurduna alçakları uğratmamak uğruna göğüslerini siper eden bütün şehitlerimizle övünüyor, hepsine Allah'tan rahmet diliyorum" dedi.


Bahçeli, partisince Yenikapı Miting Alanı'nda düzenlenen İstanbul mitinginde, 31 Mayıs 2015'te Kazlıçeşme'de yaptıkları mitingi anımsatarak, bugün de zalimlere, hainlere, teröristlere karşı İstanbul'un, tarihi duruşunu cesaretle göstereceğini söyledi.


Türkiye'nin yürek yaralayıcı, karamsar dönemde olduğunu savunan Bahçeli, "Ne mutlu ki Türkiye'nin geleceğini güvenceye alacak ecdat yadigarı diriliş ruhu buradadır. Türk milletinin birlik ve beraberliğini müdafaa edecek yüksek haslet ve asalet burada toplanmıştır. Bu tavizsiz duruşunuzla karanlığa meydan okuyorsunuz. Sizler korkuyu püskürtüp umudun meşalesini yakıyorsunuz. Sizler Türkiye üzerinde hesap yapanları şaşkına çevirip huzurlu ve güvenli bir geleceğin kilidini açıyorsunuz. Rabbim her birinizden razı olsun" diye konuştu.


Bahçeli, miting alanına gelen partililerin, terörün hain emellerine, korku tacirlerinin oyunlarına teslim olmadığını ifade ederek, onlara teşekkür etti.


İstanbul'dan iktidara yürümek için her şeyin hazır olduğunu dile getiren Bahçeli, şunları söyledi:


"İki hafta sonra yapılacak 1 Kasım Milletvekilliği Genel Seçimleri'nin ülkemizin birliğine, milletimizin geleceğine, insanımızın refahına en üst düzeyde katkılar sağlamasını Allah'tan niyaz ediyorum. Seçimlerin barış, huzur, olgunluk, güvenli ve demokratik yarış içinde geçmesini ümit ediyor, siyasi partilere ve milletvekili adaylarımıza başarılar diliyorum."


"SOSYAL MEDYADAN DEDİKODU YAYMIŞLAR"


Devlet Bahçeli, Türkiye'nin bugün iyi durumda bulunmadığını, devletin tedirgin ve dağınık olduğunu öne sürerek, konuşmasına şöyle devam etti:


"Seçim hükümeti, sakat, sancılı, şuursuz durumda. Son yurdumuz adeta cenaze evine, taziye çadırına dönmüştür. Bedenine bomba saran, üzerimize saldırmaktadır. Eline silah alan, sırtını farklı güç merkezlerine dayayan terör örgütleri başımıza üşüşmektedir. Gözlerini kan bürümüş kiralık katiller, satılık tetikçiler, insan görünümlü caniler Türkiye'yi ablukaya almışlardır. 10 Ekim 2015 Cumartesi günü Ankara Tren Garı önünde yaşanan canlı bomba felaketi Cumhuriyet tarihimizin en kanlı sahnelerinden birisi olmuştur. Bu saldırıda 102 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, yüzlercesi yaralanmıştır. Ülkemiz kana bulanmakla kalmamış, korku tüneline de sokulmuştur. Üstelik bunu fırsat bilen terör yedekleri, bu açık hava toplantımızı sabote etmek için sosyal medyadan dedikodu yaymışlar, emniyet konusunda şüphe uyandırmaya azmetmişlerdir. Neymiş, burada da bomba patlayacakmış. Biz silahtan, bombadan korkup ölümden çekinseydik ne imanımızda samimi, ne davamızda gözü pek olabilirdik. Biz böyle ucuz tehditlere, bayat numaralara 46 yıldır asla pabuç bırakmadık, asla da bırakmayız. Biz dantelli kefen giyenlere, etek giyip nifak kusanlara çok şükür hiç benzemedik, benzemeye de niyetimiz yoktur. İster toplarını tüfeklerini alıp, bombalarını kuşanıp gelsinler, biz buradayız."


Bahçeli, geleceğin kurban edildiğini, Türkiye'nin, Suriye'ye, Irak'a çevrildiğini öne sürdü.


Ortadoğu'nun izbe, kanlı şehirlerini aratmayan manzaraların ülkenin önünü perdelediğini iddia eden Bahçeli, şunları kaydetti:


"Türkiye bu hale nasıl getirilmiştir? Türk milleti bu tuzağa, bu kördüğüme nasıl düşürülmüştür? Üç tarafımız denizlerle, dört tarafımız düşmanlarla çevrilmiştir; hal böyleyken sorumlu kim ya da kimlerdir? 20 Temmuz'dan bu tarafa; dün Dağlıca'da verdiğimiz şehitlerle beraber, 92'si asker, 75'i polis, 4'ü korucu olmak üzere 171 vatan evladı şehit edilmiş, 177 sivil vatandaş hayatını kaybetmiştir; Peki bu şehadetlerin suç ortakları nerelerdedir? Hem bugün hem de tarih boyunca, yurduna alçakları uğratmamak uğruna göğüslerini siper eden bütün şehitlerimizle övünüyor, hepsine Allah'tan rahmet diliyorum. Türk milletinin bağımsız ve onurlu yaşaması için, 'bir gül bahçesine girercesine kara toprağa girmiş' kahramanlarımıza minnet duyuyoruz. 'Türkiye büyüdü, güçlendi, dev uykudan uyandı' diyorlardı. Asıl uyanan, asıl gözlerini açan Türk düşmanlığı değil midir? 'Yüzyıllık denetimden kurtulduk' diye sevinenlerin, Türkiye'yi çözülmenin kontrolüne, yıkımın eline bırakması hala görülmeyecek midir? 'Sessiz devrim, büyük dönüşüm' diyorlardı. 'Onlar konuşur AKP yapar' sözleriyle herkese tepeden bakıyorlardı."


"KANDİL'İ ORTADAN KALDIRMADAN TERÖR BİTMEZ"


Çözüm sürecinin Türkiye'yi temellerinden sarstığını iddia eden Bahçeli, "PKK'yla yürütülen pazarlıkların" bölünme heveslerini cesaretlendirdiğini öne sürdü.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "çözüm sürecine hayatını koyduğunu" söylediğini ifade eden Bahçeli, "Gerekirse baldıran zehri içeceğini defalarca söyledi. PKK'nın siyasi şubesi HDP saraylarda ağırlandı. Dolmabahçe'de İmralı canisinin 10 maddelik hıyanet metnine onay verildi. İmralı canisinin mesajları mitinglerde okutuldu" diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha sonra "Dolmabahçe'yi yok saydığını" öne süren Bahçeli, "PKK ile başkanlık pazarlığı yaptılar. Al-ver sürecinde, başkanlığa karşılık federasyon ve özerkliği vadettiler" iddiasında bulundu.


Çözüm sürecini eleştiren Bahçeli, "Bölünme temalı yeni anayasa konusunda fikren ve ilkesel bazda uzlaşmaya vardılar. Kobani'ye Barzani'nin geçişini sağladılar. Teröristleri alkışladılar, PYD-PKK'ya alan açtılar. Caniye müzakere konağı hazırlarken, İmralı'ya özel sekreterli ihanet bürosu açarken, Habur'da katilleri karşılarken utanmadan sıkılmadan bizleri suçladılar. Kandan beslendiğimizi söylediler. Oysa biz diyorduk ki bu yaptığınız baştan ayağa yanlıştır" ifadelerini kullandı.


Bahçeli, Kandil'i ortadan kaldırmadan terör bitmeyeceğini dile getirerek, teröristlerin ya silahlarını tümüyle teslim etmesi, bütün militanlarıyla beraber adaletin önüne çıkması ya da teslim olmaya zorlanacakları köklü bir imha harekatına girişilmesi gerektiğini söyledi.


"SÜRECİN NE OLDUĞU, NELERİ KAPSADIĞI HALA MEÇHULDÜR"


PKK'nın, bölünmek ve ayrılmak için binlerce vatan evladını katlettiğini kaydeden Bahçeli, "Dedik ki 'siz teröristlere bölünmenin yolunu açarsanız, silahı niye kullansınlar?' Teröre zaten ihtiyaçları kalmaz. Türk ordusunu seyirci bırakırsanız, teröristler her yere konuşlanır. Yunan'a Anadolu'yu verseydiniz, milli mücadeleye ihtiyaç olmazdı. Anadolu'yu yurt seçmeseydik, Bizans'la savaşmazdık. Çanakkale'yi İngiliz'e bıraksaydık, kutlanacak zafer de olmazdı" şeklinde konuştu.


"Terör 20 Temmuz'dan itibaren her gün can aldı" diyen Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Başınıza saray kadar taş düşsün" şeklindeki açıklamasına tepki göstererek, "Erdoğan, sana sesleniyorum; hadi bize taş gelsin, senin semtine de sadece hukuk gelsin; buna var mısın, gözün kesiyor mu, yüreğin yetiyor mu?" ifadelerini kullandı. 


Bahçeli, terörün bu milleti korkutamayacağını belirterek, "Bunun teminatı bu meydandaki korkusuz vicdanlardır. Milliyetçi-ülkücü hareket Türklüğün namusunu korumaya yeminlidir. Erdoğan'ın mimarı olduğu çözülme süreci yine aynı şahıs tarafından bozulmaması amacıyla buzdolabına kaldırılmıştır. Türkiye'nin terör girdabına düşmesinin en önemli nedeni süreç ihanetindeki ısrardır. Sürecin ne olduğu, neleri kapsadığı hala meçhuldür" dedi.


Devlet Bahçeli, 20 Eylül'de Yenikapı'da düzenlenen "Milyonlarca nefes teröre karşı tek ses" mitingini eleştirerek, bunun AK Parti'nin propagandasının yapıldığı bir toplantı olduğunu öne sürdü.