HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, memleketi Adana'nın Ceyhan İlçesi'nde basın mensupları ve partilileriyle kahvaltıda bir araya geldi. Burada açıklama yapan Yüksekdağ, daha önce 'Sırtımızı PYD'ye yasılıyoruz' şeklinde bir açıklama yaptığını ancak son günlerde bunun çarpıtıldığını öne sürdü. Selahattin Demirtaş'ın da bununla 'Eğer öyle bir şey varsa istifa etmeye hazırız' şeklinde bir açıklama yaptığını kaydeden Yüksekdağ, şunları söyledi:
 
"Selahattin Bey doğru söylemiş. Varsa öyle bir kanıtları ispatları gereğini yaparız. Ağzımdan çıkan sözleri sonra arkasındayım diye savundum ve hala da savunuyorum. Tekrar söylüyorum evet biz sırtımızı PYD'ye yaslıyoruz. Eğer biz sırtımızı PYD'ye yaslamasaydık, IŞİD bugün Ceyhan'daydı, Adana'daydı. Sadece gizli saklı karargahlarda değil kentin meydanlarını yaşam alanlarını ele geçirmiş vaziyetteydi. Eğer biz sırtımızı PYD'ye yaslamasaydık, PYD orada IŞİD'e karşı bir insanlık mücadelesi verip o canilere süpürüp atmasaydı bugün Hatay, IŞİD'in elinin altındaydı, işgal edilmişti. Üstelik sadece biz ve ben sırtımı yaslıyorum demedim. Gelin sizde sırtınızı yaslayın dedim."
 
'PYD'Yİ IŞİD İLE AYNI KEFEYE KOYUYORLAR'
 
Dünyanın PYD'yi IŞİD ile mücadelede ittifak gördüğünü belirten Yüksekdağ, "Bir tek Türk hükümeti PYD eşittir, PKK diyor. Neye dayandırıyor bunu? PYD'nin bir tane kurşun atmışlığı var mıdır Türkiye'ye. Bir tane terör eylemi yapmış mıdır? Bir tane eylem geliştirmiş, gerçekleştirmiş midir? Hayır. Hiçbir kanıtları yok. Hiçbir ispatları yok ama buna rağmen PYD'yi IŞİD gibi bir cani terör yapılanmasıyla aynı kefeye koyarak bir insanlık suçu işliyor. Bir siyasi suç işliyor. Kusura bakmasınlar. Biz sırtımızı insanlığa yaslayacağız, insanlık için barış için direnenlere yaslayacağız" diye konuştu.
 
'BU MEMLEKETTE MEHMET ÇOK'
 
PKK'nın Kandil'de 10 Ekim'de eylemsizlik kararı aldığını sözlerine ekleyen Yüksekdağ, şöyle devam etti:
 
"PKK 'Silah kullanmayacağız. Saldırı yapmayacağım, silah kullanmayacağım' dedi. Ateşkesi eylemsizliği birileri istemiyor.  10 günden bu yana Kandil güçleri, PKK güçleri silah sıkmayalım diye en geri mevzilere doğru çekiliyorlar. Siyasi iktidar bunun karşısında ne yapıyor? Genelkurmay'ı da hizaya çekmiş, işbirliği içerisinde. Nasılsa, önceden de söylemiştim, yine söylüyorum, bu memlekette Mehmet çok, ha Kürt Mehmet, ha Türk Mehmet. 'Kahraman Mehmetçik' diye diye olmayan bir savaşta ölmesi için askeri, çoluk çocuğu dağların tepesine en ücra köşelere sürüyor."
 
ASKERLERİN, POLİSLERİN DE GERİLLALALAR, KATLEDİLEN SİVİLLER KADAR...
 
Irkçılık, düşmanlaştırma, kamplaştırma ve kutuplaştırma siyasetinin olmaması halinde asker ve polislerin cenazelerine çok daha fazla katılabileceklerini söyleyen Yüksekdağ, şunları söyledi:
 
"Asker cenazelerine katılmadığımız doğru değil. Selahattin başkan son olarak bir asker taziyesine katılmıştı. Bizler askerlerin de polislerin de gerillaların olduğu kadar katledilen sivillerin olduğu kadar bu ülkenin bu memleketin vatandaşları ve bizim kardeşlerimiz olduğunun farkındayız. Asker dediğiniz kimdir, benim komşum. Asker dediğiniz benim akrabamdır, yeğenimdir, arkadaşımdır. 
 
BİZİ POLİS, ASKER CENAZELERİNE ÇAĞIRMALISINIZ
 
Asker dediğiniz benimle hep birlikte bu sokaklarda yaşadığımız insanlarımızdır. Doğru olan nedir biliyor musunuz? Siz bizleri askerlerin polislerin cenazesine çağırmalı ve davet etmelisiniz. Ama aynı zamanda Cumhurbaşkanı'nın, Başbakan'ın katledilen sivillerin, çatışmada yaşamını yitiren gerillaların cenazelerine de davet etmelisiniz. Çünkü bu toprakların evlatları ister dağda olsun, ister düzde ister kışlada olsun, ister Kandil'de hepsi bu toprakların evlatlarıdır. Ve hepsinin ölümü bizim ortak acımızdır. Ve siyasilerin de bu süreç içerisinde acıları ve ölümleri birbirinden ayırmadan hepsine sahip çıkmayı başarabilmeleri gerekir. Hepsinin acısını paylaşmayı başarması gerekir."