Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun eşi Sare Davutoğlu, Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD) tarafından düzenlenen “Barış kenetlendi ellerimiz, biz biriz beraberiz” konulu toplantıya katıldı. Şehitlere ve Ankara'daki terör saldırısında hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileyerek sözlerine başlayan Sare Davutoğlu, kadınların teröre karşı duruşunu ele aldı. Davutoğlu, “Biz anneler bu konuyla çok yakından ilgilenmeliyiz. Bu problemin bitirilmesi için çok güçlü bir katkı sunabileceğimizi de inanarak çok yoğun çalışmalar sürdürmeliyiz. Rabbim milletimizin birlik ve bütünlüğüne kasteden Türkiye düşmanlarına bir daha fırsat vermesin. Terörün dilini, nefretin, düşmanlığın ve şiddetin dili olduğunu hepimiz biliyoruz. Terör ezerek, yıkarak, yok ederek, en önemlisi de toplumları umutsuzluğa sevk ederek amacına ulaşmaya çalışır. Kepengi kapatan esnaflar, bölgeden göç edenler, umutsuzluğa kapılan çiftçiler. Terör tam da bunu yapmak istiyor. Onun için biz, hepimiz var gücümüzle, oralarda o9laylardan bizlerden daha çok etkilenenlerin yanında olmak ve bu umutsuzluğu gidermek zorundayız” dedi.
“KADIN İNSANLIĞIN VİCDANIDIR”
Terör karşısında kadınların sağlam bir şekilde durması gerektiğini belirten Sare Davutoğlu, şunları söyledi:
“Dünyanın hemen hemen her yerinde insanlar farklı sebeplerle etki altına alınarak terörize edilebiliyor. Teröre karşı durmanın ise aslında tek bir ortak sebebi var, insan olmak. İnsan olduğunun farkında olan hiç kimse amacı ve hedefi ne olursa olsun terörü meşru biR yol olarak göremez. Terör amacı ne olursa olsun ve kimden, hangi kaynaktan gelirse gelsin bu cinayettir, zulümdür, insanlık dışıdır. Terörün vicdanları kanattığını biz kadınlar çok iyi biliyoruz ve anlıyoruz. Çünkü biz anneyiz. Terör çocuklarımızın hayatlarıyla oynanan kirli, karanlık, insafsız bir oyun. Kadın, fıtratı, tabiatı gereği insanlığın vicdanıdır. Öyleyse terörün karşısında dimdik durması gerekenler de en başta biz kadınlarız. Teröre karşı milletçe yek vücut olacaksak, o vücudun kalbi kadın olmak zorundadır. Çocuklarımızı teröre kurban vermemek için daha kuvvetli bir ses vermeliyiz. Biz kadınlar olarak sağlam ve kararlı olursak bu bilinç bütün topluma çok daha kolay yayılacak, bu kirli hesaplar milletimizin ortak iradesiyle bozulacaktır. İnanıyorum ki bu konferanstaki varlıklarımızla vereceğimiz en güzel cevap da bu olacaktır. Bu sesin duyulmasına vesile olmasını diliyorum.”
“KADIN GÜÇLÜ OLDUĞUNDA ÜLKEMİZ DE GÜÇLÜ OLACAKTIR”
“Tarih boyunca coğrafyamızda kadın devletin ve sosyal hayatın temeli oldu” diyen Sare Davutoğlu, “Anadolu, anayurt, anavatan gibi kavramların milletimizi saran bu hissiyatla doğrudan ilgili olduğu kanaatindeyim. Tarihte olduğu gibi bugün kadın bütün dünyada insanlık adına atılan her adımda etkinliğini ve ağırlığını koyuyor. Bugün çok kültürlü toplumlarında da özellikle çatışma çözümlerinde kadın hissiyatının kaynaştırıcı ve birleştirici roller oynadığını gözlemliyoruz. Toplumsal değerleri temsil eden, yaşatan, nesilden nesile taşıyan aile kurumu özellikle anne kadındır. Bugün ülkemizde veya herhangi bir ülkede kardeşlik ve hoşgörüden nasibi olmayan tahripten rüzgarlar esebiliyorsa bu daha önce maksatlı olarak toplumsal değerler zayıflatıldığı için oluyor. Bu çerçevede terörle mücadelenin en önleyici tedbiri insani değerlerin güçlendirilmesiyle mümkün olacaktır. İşte bu noktada kadınlarımızın toplumsal hayattaki öncü rollerinin altını çizmemiz gerekiyor. Bu, bizlerin birer anne şefkati ve hassasiyetiyle bu öncülüğü üstlenmemiz gerekiyor. Kadınımız güçlü olduğunda ülkemiz de güçlü olacaktır. Terör hesabını öldürmek, yok etmek, zulmetmek üzerine yapan insanlık dışı bir oyun. Teröre kurban verdiğimiz canlarımızın acısına rağmen barışa sahip çıkan bağrı yanık anneler bu mücadelenin bayrağı oldu. Son aylarda terör örgütleri çözüm sürecini geriye götürmek için maalesef elini ardına koymuyor. Ancak şükürler olsun ki bu demokratikleşme ve barış sürecine en büyük destek yine milletimizden geliyor” şeklinde konuştu.
“TERÖR BİZE ASLA DİZ ÇÖKTÜREMEZ”
Sare Davutoğlu, çözüm sürecinde yapılan değişiklikleri anlatarak, “Biz farklılıklarımızla güçlü ve zengin bir ülkeyiz. Bizim insanlarımız da şehirlerimiz de tek dilli ve tek kültürlü olmadı. Hukuksuzluğun yerini adalete, silahın yerini siyasete, şiddetin yerini medeniyete, gözyaşının yerini kardeşliğe bıraktığı çözüm iradesini bitirmeye terör örgütünün gücü yetmeyecek. İstikametini demokrasi ve hukuka çeviren bu yürüyüşten kimse milletimizi geri döndüremez. Bu ülkede barışın teminatı kadınlarımızın vicdanıdır. Terör yüreklerimizi kanatabilir ama bize asla diz çöktüremez” dedi.