HDP üyeliğinden istifa eden avukat Mir Sedrettin Karahan, "HDP heyeti, 'İftira ve Karalamaya Karşı Mücadele Birliği' adlı Yahudi lobisiyle görüştü. Bu lobi, İsrail'in önemli bir finans lobisidir. Böyle bir lobiyle bir partinin görüşmesinin amacı ne olabilir?" dedi.
Karahan, bir otelde düzenlediği basın toplantısında, HDP'nin bir süre önce gerçekleştirdiği Amerika ziyaretinde önemli bir görüşme yaptığını savundu.
"HDP heyeti, 'İftira ve Karalamaya Karşı Mücadele Birliği' adlı Yahudi lobisiyle görüştü. Bu lobi, İsrail'in önemli bir finans lobisidir. Böyle bir lobiyle bir partinin görüşmesinin amacı ne olabilir? Bunu kim organize edebilir? Bu, Paralel Yapı'nın Yahudi lobisiyle olan ilişkilerini ve bu görüşmeyi bu yapının ayarladığının açık bir göstergesidir. Bu görüşmeden sonra DAEŞ eylemler yapmaya başladı. DAEŞ'in kurucu Mossad yani İsrail'dir" diyen Karahan, böyle bir ortamda bir siyasi partinin böyle bir lobiyle görüşmesinin manidar olduğunu vurguladı.

PARALEL DEVLET YAPILANMASI
Karahan, Paralel Devlet Yapılanması'nın, Kürt sorununun çözümünü engelleyen adımlar attığını ve reformları engellemeye çalıştığını söyledi.
Karahan, "MİT ve KCK operasyonları bunun en önemli göstergesidir. İttihat Terakki uzantısı olarak gördüğü bu yapıyla HDP ittifak yaptı ve ardından ortaklaşa ülkeye karşı eylemlere giriştiler. Şırnak'ta bir cenazenin zırhlı aracın arkasından sürüklenmesi ve bunun servis edilmesi de bunun bir parçası. Bundan sonra da bu yapının ortaklığıyla böyle eylemler yapılacaktır. Bunun temelinde tamamen hükümeti zora sokacak politikalar yapmak vardır" ifadesini kullandı.
Karahan, hükümetin DAEŞ'e yardım ettiği iddialarının da bunun bir parçası olduğunu savundu.
Karahan, HDP"nin Çözüm Süreci'nde tek aktör olmak istediğini, bunu "HDP'nin samimiyetsizliğinin göstergesi" olarak değerlendirdiğini aktardı.
HDP'nin Kürt sorununun çözümü gibi bir derdi olmadığını dile getiren Karahan, şöyle devam etti:
"HDP marjinal sol grupların 'kuyruğuna' takılmıştır. Söz konusu bu grupların Kürt sorununun çözümü gibi bir dertleri yoktur. Bunların derdi muhafazakar siyaset ve AK Parti yani Erdoğan'dır. HDP'nin bu tür sol gruplar adına siyaset yapması abesle iştigal. HDP koalisyon görüşmelerinde AK Parti karşıtlığından dolayı kapıları kapatarak, aslında çok ciddi bir iradesi olmadığını göstermiştir."

"HDP KÜRT BİR PARTİ DEĞİLDİR"
Gazetecilerin HDP'nin seçimde Türk solundan adaylar gösterdiğine ilişkin sorusu üzerine Karahan, "HDP Kürt bir parti değildir. HDP, Kürt kültürünü kendi siyasal amaçlarına araç olarak kullanıyor. HDP'nin amacı Kürt halkının sorunlarını çözmek değildir. HDP Kürtlerin değil, marjinal sol grup ve paralelcilerin isteklerini yerine getirmiştir. Bu isteklerin başında da AK Parti ve Sayın Cumhurbaşkanı muhalifliği, bütün kapıların kapatılması, muhafazakar siyasete saldırı gelmektedir" yanıtını verdi.
Karahan, HDP içinde 80 milletvekilinin 62'sinin Türk solundan geldiğini belirterek, HDP içinde Kürt sorunu ve demokrasi adına mücadele edecek herhangi bir unsur ve şahıs bulunmadığını ileri sürdü.
Karahan, Türk solunun yön verdiği şahısların o partiye yön verdiğini savunarak, "Bunun haricinde kimsenin yaşam hakkı bulamamaktadır" dedi.

SÖZDE 'ÖZ YÖNETİM' AÇIKLAMALARI
"PKK'nın sözde 'öz yönetim' ilan ettiği yerler HDP'nin yüksek oy aldığı yerler olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Karahan, HDP'nin, "güçlendirilmiş yerel yönetimlerden" bahsetmesine rağmen başkanlık sistemine karşı çıkmasını bir çelişki olarak gördüğünü bildirdi.
Karahan, şu ifadeleri kullandı:
"Güçlendirilmiş yerinden yönetimlerin olduğu tek rejim, Başkanlık Sistemidir. Parlamenter sistemlerde güçlendirilmiş yerinden yönetim yoktur. Madem bunu istiyorsun, neden başkanlık sistemine karşı duruyorsunuz? HDP'li belediyelerin örnek gösterilen tek bir projesi yoktur. Daha 5 bin nüfusluk ilçeyi yönetemiyorsun, bölgeyi nasıl yöneteceksin? Hangi hizmeti yaptın da daha ötesini istiyorsun? Bunlar yokken, böyle öz yönetim gibi içinin ne olduğu belli olmayan bir talepte bulunulması anlamsızdır. Bunun tek amacı, toplumda çatışma zemini hazırlamaktır. Böylece de devletin zalim olduğunu göstermeye çalışıp, oy devşirmeye çalışmaktır."

"SEÇİMDE AK PARTİ'Yİ DESTEKLİYORUM'

Mir Sedrettin Karahan, seçimde AK Parti'yi destekleyeceğini söyledi.

Karahan sözlerini şöyle tamamladı:
"Kürtlere yapılan zulmün böyle net şekilde ortaya çıktığı bir ortamda halen HDP'ye destek vermek vicdanımı zedeler. Bu nedenle ve demokrasi ile insan haklarının çözümüne ve mazlumların sesi olmaya en yakın parti olmasından dolayı bu seçimde AK Parti'yi destekleyeceğim. Hükümete karşı yapılan bu kirli savaşın, mücadelenin karşısında durmak ve AK Parti'nin öz eleştiri yaparak, 'Biz kurucu ilkelere geri dönüyoruz' demesi üzerine bu destek kararını aldım."