Eski Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, "Çözüm Süreci kamu düzeninin ya da güvenlik önlemlerinin alternatifi değildir. Devlet her yerde kamu güvenliğini sağlayacak, vatandaş korkusuzca yaşayacak. Bunu yapmak zorunda. Ama bir yandan da demokratikleşme faaliyetleri devam edecek. Bunları birbirinin alternatifi gibi görmek mümkün değil. Çözüm Süreci'nin en önemli hedefi, terörü bitirmek" dedi.


Van'da seçim çalışması yürüten Atalay, AA muhabirine, 1 Kasım'daki seçimin belirleyicilik açısından diğer seçimlerden çok daha önemli olduğu bilinciyle yoğun bir kampanya yürüttüklerini söyledi. 


Çözüm Süreci
Terör örgütünün yaptığı eylemlerden pişmanlık duyarak tekrar inandırıcı şekilde "silahı bırakıyoruz" demesi durumunda yeniden farklı çalışmaların yapılabileceğini ifade eden Beşir Atalay, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Çözüm Süreci kamu düzeninin ya da güvenlik önlemlerinin alternatifi değildir. Devlet her yerde kamu güvenliğini sağlayacak, vatandaş korkusuzca yaşayacak. Bunu yapmak zorunda. Ama bir yandan da demokratikleşme faaliyetleri devam edecek. Bunları birbirinin alternatifi gibi görmek mümkün değil. Çözüm Süreci'nin en önemli hedefi, terörü bitirmek. Bir yasa çıkardık 2014 yılında. Çözüm Süreci'nin anayasasıdır. Orada ne yapılacağı açıkça yazıyor. Terör örgütü silahları bırakacak, devlette eve dönüşle ilgili düzenlemeler yapacak. Bu aslında belli oranda yürüdü ama maalesef HDP buna ihanet etti."


Suriye'nin kuzeyindeki gelişmeler, 6-7 Ekim olayları ve HDP'nin terör örgütüyle arasına mesafe koymaması gibi gelişmelerin güveni sarstığını söyleyen Atalay, Çözüm Süreci'ni yürütenlerden biri olarak "Çözüm Süreci'ne ihanet ettiler" cümlesini rahatlıkla dile getirebildiğini vurguladı.


Atalay, devletin sorunları çözmek için çok çaba sarf ettiğini ve çok risk aldığını, attığı adımlar nedeniyle eleştirildiğini belirterek, "Bunlar onun hakkını vermedi ve sürece ihanet etti. Devlet şimdi güvenlikle ilgili tedbirlerini sonuna kadar alıyor. Vatandaşlarımız özellikle seçim ortamında rahat olsun. Seçimden sonra sınırımızın içinde ülkemizin her karış toprağının güvenli olması, vatandaşlarımızın kendi yaylasında özgürce yaşamasını sağlayana kadar devam edecek. Terör unsurlarının da zorda kaldıklarını burada görüyorum. Yaptıklarının cezasını çekiyorlar. Çözüm Süreci'ni istismar ettiler" şeklinde konuştu.


"Siyaset kendini terörden ayrıştırmalı"
Siyasi partilerle ilgili demokratik ülkelerde geniş bir özgürlük alanının bulunduğunun, HDP'nin de AK Parti tarafından kaldırılan yasaklar sayesinde şu anda rahatlıkla siyaset yapabildiğinin altını çizen Atalay, şu değerlendirmede bulundu:


"Biz terör, şiddet olmasın siyasetle sorunlar çözülsün diyoruz ama siyasette kendini terörden ayrıştırsın. HDP'nin Eş Başkanı, Van'ın birinci sıra adayı, 'sırtımızı terör örgütüne dayadık' diyor. Bu kendi başına demokrasi adına büyük bir şanssızlık ve suçtur. Demokratik ülkelerde siyasi partilerle ilgili tek sınır terörle, şiddetle arasına mesafe koymasıdır. Terör ve şiddetle buluştuğunda o siyaset siyaset değildir ve ona müdahale edilir." 


Hiçbir zaman parti kapatmayı kabul etmediklerini, batıda parti kapatmanın tek sebebinin terörle iş birliği yapması olduğuna dikkati çeken Atalay, "Vatandaşlar 7 Haziran'da, siyaset yoluyla sorunların bitirilmesini istediği için HDP'ye destek verdi ama böyle olmadı. Herkes HDP ile PKK'nın büyük bir yardımlaşma içinde yürüttüğünü görüyor. Genel anlamda bu HDP'nin aleyhine olur ve bu partinin geleceği olmaz, insanlar nefret eder. İnşallah bu seçimde bu bölgede büyük bir değişim olacağına inanıyorum" diye konuştu.