MHP lideri Bahçeli,  "1 Kasım'da Milletvekili Genel Seçimi yapıldı. Kesin olmayan sonuçlar ortaya çıktı. Ve sırayı yoğun tartışmalar aldı. Elbette bu oldukça doğal. Herkes fikrine, ideolojisine, zihni çevresine uygun yorumlarla 1 Kasım'ı masaya yatırıyor.Ama asıl masada kalanın Türkiye olduğu görülmüyor.


Gelgelelim şahsım ve MHP'yle ilgili yazılanları, söylenenleri, ileri geri değerlendirmeleri de hayret ve tebessümle takip ediyorum. Ekranlardan seslenen turunçgilleri, yatlarda keyif çatan ve gazete köşelerinde yer tutmuş zavallıları da tesadüfen görüyor, izliyorum.


Kronik MHP hasımları hemen başını kaldırıyor. Bunların sicillerini kurcalasak hepsinde farklı ton ve renklerde Türk düşmanlığı çıkar. BOP'a evet desem, küresel ablukaya ses çıkarmasaydım benden iyisi olmazdı. Harama göz yumsam, hıyanete göz kırpsaydım baş tacı edilirdim. 


Ya da çözülme dediklerinde durmayın daha da çözün, bölün, Türklüğü yok edin, Türkiye'yi parçalayın deseydim el üstünde tutulurdum. Türk milletini 36'ya ayırdıklarında yetmez,ama evet; milliyetçiliği ayaklar altına aldıklarında hayaldi gerçek oldu deseydim mesele olmazdı.


Hatırlatırım ki; inandıklarımdan hiç taviz vermedim. Eğilmedim, bükülmedim, eyyamcılığa, entrikacılara, saray dalkavuklarına eyvallah etmedim. Kim ne söylerse söylesin, ilkelerime sonuna kadar bağlıyım; bize umut bağlamış mazlum milyonlara hem vefa, hem gönül borcumun farkındayım.


Bizi görmek isteyen yüzdelere değil yüzlerden hilal gibi parlayan nurlu çehrelere baksınlar. Biz kutularda değil, Türklüğün kutbundayız. Biz oranlarda değil onurlu ve omurgalı yüreklerde saklıyız. Kuşatma zalim olsa da, onu yaracak Ülkücü duruş, tarihi dokunuş damarlarımızdadır.


Bu damar rüşvet, zillet, hezimet damarı değil; ahlakın, aidiyet şuurunun, bozkurt gibi kalkışın ve Türklüğün zafer müjdesinin eseridir.
Teslimiyet sözlüğümüzde olmayan bir kelimedir. Taviz verip kaçmak, gürültü karşısında korkup sinmek bize Fizan kadar uzaktır.Ne ABD'den çekinir, ne AB'den ürkeriz. Ne sarayın tuzaklarından, ne de komplocu aktrollere aldanırız. Biz işimize ve yolumuza bakarız.


Şahsen Milliyetçi-Ülkücü iradenin tertemiz vicdan ve iradesine güvenir, ondan başkasını tanımam, takmam, hiç arkama da dönüp bakmam. Bugün olsa, yine olsa, PKK'nın 10 maddesine evet diyenlerin tüm tezgah ve oyunlarına yine hayır derim, demeye de devam edeceğim.


4 milli ilkemizin haysiyetini, itibarını her daim savunurum; bunun için de her şeyi göze alırım. Çünkü mesele vatan ve milletin bekasıdır. Kıvançla söylüyorum, karanlık kampanyalara rağmen üç hilale oy veren 5,5 milyonu aşkın milli ve yiğit kardeşe sahibim ve iftihar ediyorum.


Türk milletinin yoluna baş koydum. Baş vermem, geri adım atmam. Duvarlar dikilse de karşıma aşarım, hendekler kazılsa da önüme geçerim. İmanımdan nasıl şüphe etmiyorsam, ülkülerimin şafağına, ülkemin mutlu ve huzurlu yarınlara ulaşacağından da o denli şüphe etmiyorum.


Bir amacın başarı limitini inanç belirler.Bu inanç, bu başarma azmi, düştüğü yerden kalkıp kızıl elmanın lezzetini tatma arzusu bizde vardır. Şimdi tekrar söylüyorum; serçe kuşu dağdan kalksa ne yazar, tavşan dağa küsse, karınca file diklense ne kazanır! Her şeyi görüp yaşayacağız." ifadelerini kullandı.