Türkiye bir istikrarsız dönemine sokulmak isteniyordu, içte ve dışta bunu arzu edenler vardı. Vatandaşlarımız bu oyuna gelmedi. 7 Haziran'da halk bir mesaj vermişti. Buna ayan oldu, aymayan oldu. Her defasından millete bühtan edenler, millete kızmayı kendinde hak görenler, vatandaşın sağ duyuyla hareket ettiğini görmüş oldu. Vatandaşın sağ duyusuna güvenmek lazım. 1999'da rahmetli Bülent Ecevit'i iktidara getirdi, 3.5 yıl sonra yüzde 1.5'a indirdi. ABD'de devlet başkanı oyların yüzde 51'ini alıp seçiliyor ama katılım oranı yüzde 46. Türkiye'de yüzde 87 oranında bir katılımla seçim yapıldı. Demek ki bizim vatandaşımızın sorumluluk bilinci çok daha yüksek.

BAŞKANLIK SİSTEMİ:

Herkesin sandıktan çıkan sonucu iyi okuması gerekir. Halk bize uzlaşın dedi. Yeni Anayasa, başkanlık sistemi gibi konular bu dönemde Türkiye gerçeklerine uygun şekilde tartışılmalı. 7 Haziran'da çıkan sonuçtan Sayın Cumhurbaşkanını sorumlu tutanlar, 1 Kasım'da sonuçtan sonra da o halde kutlamasını bilmeli. Marifet iltifata tabidir. Bundan önce başkanlık sistemi konuşulmuyor idiyse de artık konuşulmalıdır. Eğer Türkiye'de başkalık sistemi olsaydı, 7 Haziran'daki o kriz yaşanmayacaktı. Başkan seçilecekti ve ona göre bir yürütme belirlenecekti. Yürütme, yasama içinden çıkmayacaktı. 7 Haziran'daki uzlaşmaz siyaset gösterdi ki yürütme, yasamadan ayrı olursa Türkiye için daha hayırlı olacak. Denetlenebilir, denetime açık, herkesin huzur duyacağı bir çerçevede belirlenmiş başkanlık sistemi tartışılmalı.

SULH OLUR

Ayın 18, 20'si gibi yeni hükümet kurulur. Tek parti iktidarı olduğu için 4 yıllık öngörü ile kurulur. Sulh ve sükun olur. Ak Parti'nin terörle mücadelesi, halk oyuna sunulmuş oldu. Halk tarafından güvenildiği ortaya konulmuş oldu. Gelişmeler artık bunun ışığında olur. Seçime giderken etkin bir terörle mücadele yürütüldü. Bunun yapan Sayın Ahmet Davutoğlu. Vatandaş da yüzde 49,5 oy veriyor. Çok önemli bir halk desteği var.
Kaynak : Sabah