Türk Hava Yolları'na ait tarifeli seferle Rusya'nın başkenti Moskova'dan gelen Demirtaş, Atatürk Havalimanı VİP Salonu'nda basın mensuplarının sorularını cevapladı. Demirtaş, Rusya ziyaretinin uzun zaman önce planlandığını, Türkiye'nin Rusya ya da başka bir ülkeyle savaş istemediğini söyledi. Hükümetin bazı kararları sonucunda iki ülke arasında gerilim oluştuğunu öne süren Demirtaş, "Rusya'nın uçağının düşürülmesinin Türkiye'ye tek bir tane faydasını söylesinler, ben özür dileyeceğim. Milyonlarca insan, şu anda mağdur olmuş durumda. Rusya'da iş yapan, ticaret yapan, ithalat ihracat yapan, orada ihale almış olanlar, öğrenciler, çalışmaya giden işçiler... Buradan malı gönderen, Akdeniz'de narenciye üreticisinden, Laleli esnafına kadar herkes mağdur olmuş durumda" diye konuştu.
Demirtaş, Rusya ile sorunları gidermek için çaba sarf ettiklerini savunarak, ilkeli ve barış politikasını savunabildikleri için Rusya'ya gittiklerini dile getirdi.

"Böyle hamasetle, 'ülkeye ihanet ettiler, millete ihanet ettiler' teraneleriyle kendi hatalarını örtemezler" ifadesini kullanan Demirtaş, "Şunu bir listelesin hükümet ve Dışişleri Bakanlığı... Biz hangi ülkelerle görüşebiliriz? Bu konuda sınır nedir? Örneğin komşularımızla, hangisiyle aramız iyi, gidip görüşebiliriz?" değerlendirmesini yaptı.
Her politikayı olduğu gibi onaylamak zorunda olmadıklarını anlatan Demirtaş, "Biz muhalefet partisiyiz. Zaten sizin her işi doğru yaptığını düşünsek sizin partinizde olurduk" ifadesini kullandı.

- "Diyalog kapısı kurmaya çalışıyoruz"
Moskova'dan geldikleri uçağın yaşanan sıkıntılar nedeniyle boş olduğunu dile getiren Demirtaş, "Bir diyalog kapısı kurmaya çalışıyoruz. Bunu vatana, millete ihanet olarak burada ifade eden bir anlayışla biz hangi sorunu, nasıl çözeceğiz?" diye konuştu.

Demirtaş, terör örgütüne yönelik operasyonlara ilişkin de şunları kaydetti:
"Ateşkes, barış, silahlar sussun çağrısı yapmaktan bizim dilimizde tüy bitti. Açsınlar baksınlar bugüne kadar son bir yıla baksınlar, altı aya baksınlar. Hangi parti lideri, kaç defa barış sözcüğünü ağzına almış, kaç defa 'şu silahlar sussun, diyalogla müzakere ile sorunlarımızı çözelim' demiş. Parti liderleri içinde kim, kaç defa söylemiş. Yine eğer bizden bir defa fazla söylemeyi başarmışlarsa diğer partiler, liderleri bütün sorumluluğu kabul edeceğiz. 'Suç bizimdir, günah bizimdir' diyeceğiz."