Kayseri Ticaret Odası’nın düzenlediği 120’nci Onur Yılı Töreni’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ’Salı gününe kadar süre tanıyorum’ açıklamasını hatırlatarak, "Sen benim rakibim olamazsın" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kayseri Ticaret Odası’nın 120’nci Onur Yılı Töreni’nde yaptığı konuşmasında 24 Ocak 1980 kararları ile ilgili olarak, "24 Ocak 1980 kararlarının 36. yıl dönümü. 24 Ocak kararlarının farklı bakış açılarına göre farklı okumaları elbette bulunuyor. Türkiye’de İstanbul dışında Kayseri, Gaziantep, Denizli gibi yeni ekonomi merkezlerinin oluşmasında 24 Ocak kararlarının büyük katkısı var. 24 Ocak kararları ülkemizde dışa açık, rekabetçi, mücadeleci iş adamlarının önünü açmıştır. Anadolu’da var olan muazzam potansiyel bu sayede ilk defa kendini ortaya koyma imkanı bulmuştur. Kamu imkanlarının alt yapı yatırımlarında ve sosyal politikalarda kullanılması 24 Ocak kararları ile güç kazanmıştır. Bu kararların eleştirilecek pek çok yönü de mevcuttur. Ekonomide rekabetin önünün açılmasında rahmetli Özal’ın çok büyük rolü olduğunu biliyoruz. 12 Eylül darbesi sanıldığı gibi 24 Ocak kararlarının hedeflerini destekleyen değil, geciktiren bir fonksiyon ifa etmiştir. 12 Eylül darbesi ve kurduğu çarpık düzenin uzun süren etkisi yüzünden geride kaldık. Bugün hala siyasi istikrar arayışında olmamız 12 Eylül’ün vesayetçi zihniyeti nedeniyledir. Bunun için yeni anayasa ve Başkanlık sistemi diyoruz" dedi.

"MİLLETE GÜVENENLER BAŞKANLIK SİSTEMİNDEN NİYE KORKSUN?"

Yeni anayasa tartışmalarında olumsuz tavır sergileyenlerin milletin tercihlerinden çekindiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Başkanlık sisteminden bundan dolayı çekiniyorlar. Millete güvenenler yeni anayasadan başkanlık sisteminden niye korksunlar. Önümüzdeki dönem Türkiye’nin kendisine yakışan reformlarla uyumlu bir süreci hayata geçirdiği dönem olacaktır. Birliğin, kardeşliğin kıymetini Kayserili kardeşlerim çok iyi bilir. Bugün Kayseri sanayide, ticarette, üretimde, eğitimde ve daha pek çok alanda ülkemizin önde gelen merkezlerinden biri haline gelmişse bu değerlere olan bağlılığı vardır. Bir şehre eğitimde, sağlıkta, ulaştırmada, enerjide hizmet getirmek çok önemlidir ama daha önemlisi o şehrin bu hizmetleri değerlendirerek tarihi bir atılım gerçekleştirmesidir. Kayseri bu başarıyı gerçekleştirmiş bir şehirdir" diye konuştu.

Kayseri’nin ülkenin karşı karşıya kaldığı tehditler karşısında dirayetli bir duruş sergilediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’deki vesayet odaklarına karşı yürüttüğümüz mücadelede Kayseri hep yanımızdaydı. Bölücü terör örgütünün ülkemizin bütünlüğünü hedef alan eylemlerine karşı en sağlam duran şehirlerin başında yine Kayseri geliyor. 2013 yılından beri ihanet şebekesine karşı verdiğimiz mücadelede Kayseri yine yanımızda yer aldı. Ama bu mücadele bitmedi. Bölücü terör örgütünden bu paralel devlet yapılanmasının hiçbir farkı yoktur. İkisi de aynıdır. Milletimiz bu şekilde bizim arkamızda durduğu müddetçe Allah’ın izniyle üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir mesele yoktur. Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesi en çalkantılı dönemlerinden birini yaşıyor" ifadesinde bulunarak, şu şekilde konuştu:

"Esasen şu anda Hakkari, Şırnak, Diyarbakır gibi illerimizde yaşanan olayların Kürt kardeşlerimiz ile ilgisi yoktur. ’Devlet Kürtleri öldürüyor’ diyorlar. Elinize dilinize dursun. Bizim Kürt kardeşlerimizle hiçbir sorunumuz yok. Bunu diyenler 1128 tane sözde akademisyen onlar diyor. Hayatta o bölgelere gidip o bölge halkıyla aynı sofrayı paylaştıkları yok. Biz Güneydoğu’nun köyleri çok tanıdık. Biz bu hayatı yaşadık. Bizim mücadelemiz terör örgütü iledir, teröristlerledir. Kürt kardeşlerimizle değildir. Ülkemize başta güneydoğu ve doğu illeri başta olmak üzere huzuru ve mutluluğu getirdiğimiz ana kadar bu mücadele devam edecek. Asla durmak yok. Çünkü bu yola çıkarken bir şey söyledik, kefenimizi giydik ve bu yola öyle çıktık. Bugün bir üsteğmenimiz ebediyete uğurladık. O peygamberlerden sonraki en yüce makama yürüdü. İlk değil şehitlerimiz, şehitlerimizin sonu da yok. Biz bundan sonrasını da göremeyeceğiz, onun için de şehidin makamını da yerini de Kur’an’da bize haber veriyor. Şehit eşi olmak, şehit annesi ve babası olmak bir iftihar vesilesidir. Bu ülkede bölücülük yok, ayrımcılık yok, asla ayrımcılık olmayacak. Ne kadar etnik unsur varsa biz tek milletiz, tek bayrak. Bayrağımıza eş bir bayrak düşünemeyiz. Kimse bu vatan toprakları üzerinde operasyon yapamaz, yaparsa bu milletin ta kendisi onların karşısındadır. Devlet içinde devleti kabul edemeyiz, buna karşı da mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz."

"SURİYE VE IRAK’TAKİ GELİŞMELERDEN UZAK TUTARAK ALEYHİMİZE SONUÇLANACAK GELİŞMELERİ HAYATA GEÇİRME NİYETLERİ VAR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendilerine yer arayanlar nerede bulacaklarsa gitsinler bulsunlar. Bu ülke bir hukuk devletidir" diyerek, şunları kaydetti: "Bu hukuk devleti içinde yasalar neyi emrediyorsa ona uymak zorundalar. Uymadıkları takdirde bedelini ödemek durumundadırlar. Bütün bu olayların gerisinde Suriye ve Irak’ta yaşayan gelişmelerden uzak tutmak, aleyhimize sonuçlanacak gelişmeleri hayata geçirme niyetleri var. Vatandaşlarımızın çoğu bu oyunu görmüş, terör örgütü ve onu destekleyen partiye mesafe koymuştur. Ana muhalefet partisi bile bunlara destek veriyor. Terör örgütünün her geçen gün daha ahlaksız eylemlere yönelmesinin sebebi budur. Geçtiğimiz Cuma günü bir ortaokulun bahçesine karne dağıtımında el yapımı bomba atıyorlar. Ey akademisyenler siz öğrenci yetiştirmiyor musunuz? Bu ufacık çocuklara el bombası atacak kadar alçakça hareket edenlerin yanında nasıl hareket ediyorsunuz. Siz nasıl akademisyensiniz? Bunlar bir akademik terörün aktörleridir. Onun için duruşumuz, burada hep birlikte el ele olacağız. Bunlara bu fırsatı vermeyeceğiz. Bu milleti parçalamaya, bu vatanı parçalamaya kimsenin ne yetkisi ne de bu noktada atabileceği adım olamaz. Bütün bunlar kalplerinde Allah korkusu ve insan sevgisi olmayanların yapabileceği insanların yapacağı iştir."

"ONUN SOY ADINI GAF KOYMAK LAZIM"

"Ana muhalefet partisi genel başkanı da Allah korkusundan bahsetti. Bu beyefendi bu tür gafları çok koyuyor. Onun soy adını ’gaf’ koymak lazım" diyen Erdoğan, "Maalesef aynı aymazlığa uluslararası toplumun da düştüğünü görüyoruz. Dostumuz dediğimiz kimi ülkeler ısrarla terör örgütünün gerçek yüzünü görmüyorlar. Bölücü terör örgütü için ’Evet terör örgütüdür’ diyor ama bunu açıkça söyleyemiyorlar. Çık açıkça tavrını ortaya koy. Terör örgütünün ahlaki sınırlara sığmayan eylemlerine destek mahiyetindeki tavırlar bizi üzüyor. Terör karşısında ilkeli bir duruş sergilemezseniz gelip sizi de zehirler. Terörün karakteri budur. Hemen fırsatını yakaladığı anda akrep gibi sokar. Ülkemizi terör ve mücadelesinde yalnız bırakanlar yarın kendileri aynı soruna düçar olacaktır. Bu mesele bizim beka meselemizdir, tereddüt gösteremeyiz. Ne yapmamız gerekiyorsa onu yapacağız. Millet olarak bin yıldır yaşadığımız coğrafyada bedelini ödemediğimiz bir kazancımız olmamıştır" şeklinde konuştu.

"SEN BENİM RAKİBİM OLAMAZSIN"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Geçtiğimiz günlerde Ana Muhalefetin genel başkanı içindeki çirkinlikleri bir kez daha ortaya koydu. Ben de hak ettiği cevabı vermiştim. Benim karın ağrım neymiş açıkla diye tutturdu. Ben bu tür meseleleri konuşmaktan hicap duyuyorum. Bu senin parti içindeki karın ağrın. Senin için sorun olmayabilir, bizim de ahlakımız gereği dikkat etmemiz gereken sınırlarımız var. Onun seviyesine inmeyi kendime yakıştıramıyorum. Salı gününe kadar süre tanımış bana. Sen benim rakibim olamazsın. Sen öyle bir yerde değilsin. Cumhurbaşkanlığı seçiminde 13-14 parti bir araya geldiniz, sen kendin niye çıkmadın ya. Onun için kendisiyle böyle bir şeye girmem mümkün değil. Elindeki belgeleri açıklayacakmış, ortaya çıktığından beri hala belge açıklıyorsun. Ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın. Bugüne kadar söylediğin her şey yalan çıktı. Özhaseki kardeşim epey para aldı. Ben de para aldım. Ama buna rağmen partisinin kasasından para ödüyor. Buna rağmen ne yalanlarından ne de hicaplarından ders aldın. Defalarca rezil kepaze oldun. Bu zat bir ara hep Kayseri’ye kafayı takmıştı. Ne oldu? Hala vazgeçmedi. Eline mikrofonu aldığı her yerde eline tutuşturulan kağıtları okuyor. 1 Kasım seçimleri öncesinde CHP genel merkezi önünde bir şahıs ateş açmıştı. Bu zatın Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanımız ile ilgili iftira atan şahıs olduğu ortaya çıkmıştı. Her seçim öncesinde partim yüzde 40 almazsa,yüzde 35 almazsa burada durmam diyen zat kendisi mi? Bu zat sözünü tuttu mu? Bu iki husus dahi normal şartlarda onurlu bir insanı sokağa çıkamaz hale getirir. Bu zat sanki hiçbir şey olmamış gibi yerinden kımıldamıyor. Allah ıslah etsin diyorum."

Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Hiçyılmaz da törende, "Birlik ve beraberliğimize kasteden bölücü terör odaklarının, vatan ve millet sevgisinden nasibini almamış sözüm ona akademisyenlerin, bir takım kumpas ve komplolarla ülke idaresini ele geçireceklerini zannederek paralel devlet yapılanmasına yeltenenlerin, hiçbir zaman başarılı olamayacaklarına olan inancımı ifade etmek istiyorum. Tüm bu saldırılar, halkın seçtiği ilk Cumhurbaşkanımız olarak, sağlam iradeniz ve dik duruşunuz sayesinde engellenmekte ve bertaraf edilmektedir.

Bu uğurda yapmakta olduğunuz mücadelede sonuna kadar sizinle birlikte olduğumuzu bilmenizi isterim" diye konuştu.

Törende, Kayseri Erciyes Turizm A.Ş.’ye Kayseri Marka Ödülü, Beypan Entegre Orman Ürünleri San.Tic. A.Ş.’ye 2015 Yılı Yatırımcısı Ödülü, Osman Ulubaş’a 2015 Yılı Hayırseveri Ödülü, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na 2015 Yılın Hemşehrisi Ödülü, Stryker Kayseri 2015 Yılı Kayseri’ye Yatırım Yapan Uluslararası Sermaye Ödülü, Hasan Eser’e 2015 Duayen İşadamı Ödülü, Kayseri ve Civarı Elektrik Türk A.Ş.’ye En Eski Aktif Üye Ödülü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından verildi.

Ayrıca, törene destekte bulunan Hasçelik ve Halat San. Tic. A.Ş., Simfer A.Ş., İpek Mobilya ve Star Çelik Kapı San. Tic. Ltd. Şti.’ye de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 120’nci Onur Yılı Programını Destekleyen Kurum Ödülü verildi.