İsmail Sonsuz ANKARA
Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Yaşadığımız acı olaylar ve tecrübeler ışığında, bir taraftan tek tipçi anlayışı dayatan her türlü anlayışa ve terör örgütlerine karşı en yoğun mücadeleyi verirken, diğer taraftan da demokratikleşme üzerinden hem eşit yurttaşlık ilkesini egemen kılmaya hem de o köklü kadim kültürü modern formlar içinde bir arada yaşatan çok büyük bir harman oluşturmaya çalışıyoruz” dedi. 
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin kanaat önderleri ve STK temsilcilerini Çankaya Köşkü’nde kabul eden Davutoğlu, konuşmasında şunları kaydetti: “Bizler herhangi bir coğrafyanın çocukları değiliz. Bu topraklar, kadim bütün kültürleri bünyesinde barındırmış, irfan, hikmet, vicdan demliğinde, insanlığa örnek olmuş şahsiyetler yetiştirmiş, çok bereketli, feyizle dolu topraklar. Bu topraklar köklü vicdan, kültür birikimi, medeniyet harmanıydı. Ne Mardin ne Diyarbakır, hiçbir şehrimiz tarih boyunca tek tip bir kültüre, tek tip bir etnisiteye beşiklik etmedi. Bugün değişik terör örgütleri, tanımladıkları bir toplum hayatını dikte ettirmeye çalışıyorlar. Bizim felsefemiz ise insanı esas alan, insanı odağa alan ve ondan sivil toplumu, ondan da devleti inşa eden bir anlayıştır.”
YENİ BİR DÖNÜM NOKTASINDAYIZ
Terörün kan, gözyaşı ve nefretten beslenen bir sektör olduğunu vurgulayan Başbakan, şöyle devam etti: “PKK başta olmak üzere terörü, şiddeti iş edinmiş, yaşama biçimi haline getirmiş karanlık yapıların boy gösterdiği, başında terör baronlarının, silah tüccarların bulunduğu bir sektör. Bu sektörü sadece güvenlik tedbirleriyle değil adaletle, hukukla, vicdan ve merhametle çökerteceğiz. Devlet adına pozisyonumuzu, kanlı ihalelere katılan terör örgütüne göre değil vatandaşlarımızın taleplerine göre belirleyeceğiz. Yeni bir dönüm noktasındayız. Bölücü terör örgütü ve onun uzantısı olan partinin sözcüleri, bugün ısrarla kamuoyunu tahrik ediyor. İstiyorlar ki devlet eski devlet olsun ve terörü besleyen krizler yeniden yaşansın. 12 Eylül zihniyeti ile onun çıkardığı bölücü terör örgütünün zihniyeti temelde aynı faşizan zihniyettir. Kim eline silah alıp bir başka kardeşimize yönelik olarak bu silahı doğrultursa, kim şehirlerimizi harabeye çevirmek isterse, kim Fatih Paşa Camii gibi kutsal mekânlarımızı mermileriyle tahrip etmek isterse hepimiz ona karşı çıkacak ve bu toprakların ortak feyzinin, vicdanının sesi olacağız. Bizim mücadelemiz bu ülkenin birliğine, dirliğine ve kardeşliğine kasteden cani şebekelerle, insanlık dışı terör örgütleriyle. Şunu net olarak söylüyorum; teröre karşı yürüttüğümüz kararlı mücadele sonunda Türkiye terörden arınacak, terörden kurtulacak, şehirlerimiz barikatlardan, çukurlardan ve silah deposu olmaktan kesinlikle arındırılacaktır. Bütün şehirlerimiz, ilçelerimiz, dağlarımız, ovalarımız terörün yol açtığı tahribattan kurtulacak ve bütün vatandaşlarımız huzura kavuşacak.”

‘Sürekli huzur’ için milletle istişare süreci 

Davutoğlu, cuma günü Mardin’de açıklayacağı Terörle Mücadele ve Rehabilitasyon Eylem Planı konusunda istişare sürecini başlattı. “Sürekli huzur” hedeflenen plan için, hafta başında Güneydoğu’dan iş dünyasının önde gelen isimleriyle buluşan Davutoğlu, dün de önce Güneydoğulu milletvekillerini dinledi, ardından da bölgeden gelen kanaat önderleriyle görüştü. Konuşmasında sanatçı Mahsun Kırmızıgül’ü eleştiren Davutoğlu, “PKK’nın zulmünü görmeden devlete ve şahsen bana dönük zalim diyen, bizim hayat geçmişimize de Kandil’dekilerin hayat geçmişine de bir baksın. Sonra kime zalim, kime merhametli diyeceklerini görsünler” ifadesini kullandı. “Bir sanatçının zalim diye bir ifade kullanması üzerine aynaya baktım. ‘Yüzümde zulme bulaşmış insanın lekesi var mı?’ diye muhasebe ettim. O sanatçımızı da muhasebe yapmaya davet ediyorum. Somalili çocukların yanına gitsin. Evleri yıkık, bataklıkta dolaşan insanlara sorsun bizi. Gazze’de mazlum Filistin halkına sorsun” diyen Başbakan, “Eğer zulüm görmek istiyorsa Dışkapı Hastanesi’nde 8 yaşındaki Sait’in gözlerine baksın. Babası şehit edilen, dudaklarındaki tebessüm eksilmeyen yüzüne baksın. Annesi Meryem’i ziyaret etsin. Çınar’da katledilen çocukların arkasında hangi zalimlerin olduğunu düşünsün. Bizim merhametimize vicdanımıza millet de, tarih de şahittir” diye konuştu. Bu arada Davutoğlu, bugün il teşkilatı ve belediye başkanlarının gelişmelerle ilgili görüşlerini aldıktan sonra Doğu ve Güneydoğu’dan gelen vali ve kaymakamları kabul edecek. Eylem Planı üzerinde, burada yapılacak değerlendirmelerin ardından son rötuşlar yapılacak. Davutoğlu, yarın “Suriye Bağışçılar Konferansı” için gideceği İngiltere’den Mardin’e geçecek. Başbakan, Eylem Planı’nı, ilk Kürtçe lisans programının başlatıldığı Artuklu Üniversitesi’nde açıklayacak.