Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu (TÜGİK) Genel Kurulu’na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünyaya net mesajlar verdi. Suriye krizi konusundaki tavrı nedeniyle Birleşmiş Milletler’e yüklenen Erdoğan, PYD’yi terör örgütü olarak görmeyen ABD ile Suriye’de sivil halka yönelik saldırıları sürdüren Rusya ve Esad rejimine sert çıktı. İşte o sözler: “Göç akınının en büyük sebebi, Rusya’nın ve Esed rejiminin başlattığı sivil halkı hedef alan saldırılarıdır. Buna rağmen Birleşmiş Milletlerin, saldırıyı yapanlara karşı tedbir almak yerine, ülkemize çağrıda bulunması samimiyetsizliktir. Neymiş; ‘kapınızı açın, onların alın.’ Peki ey Birleşmiş Milletler sen ne işe yarıyorsun, senin görevin ne? Şu ana kadar 10 milyar dolara yakın mülteciler için para harcamış olan Türkiye’ye sen ne kadar destek verdin? 455 milyon dolar, ayıptır ayıp. Diğer ülkelere bakıyorsunuz, bazıları 100 tane almış, öbürü 300, 500, bin... Bizim alnımızda ‘enayi’ yazmıyor, kusura bakmayın. Bu işin hakkı neyse bunu yapın. Bir yere kadar sabır. Ondan sonra gereği neyse yaparız. Herhalde otobüsler, uçaklar boşuna durmuyor. Nasihat verenler Birleşmiş Milletler’in diğer üyesi ülkelere de bir nasihat versinler de buradan çıkan bu mültecileri o ülkelere de gönderelim. 
NEYİN PLAN PROJESİ?
 5 yıldır büyük bir özveriyle ve tamamen kendi imkânlarımızla sayıları 3 milyona yaklaşan mülteciye sahip çıkıyoruz. O bizim misafirperverliğimizin bir gereğiydi, biz bunu Bir defa daha tekrarlıyorum. Gelin Suriye’nin kuzeyinde terörden arındırılmış, uçuşa yasak bölge ilan edelim. Yoksa bu sorunun üstesinden gelinemez. Burada hemen süratle konutlar yapalım. Âdeta bir barış şehri olsun. Arkadaşlarımız 28 Aralık’ta bir Avrupa seyahati yaptı. Dönüp geldiler, 3 milyar avro vereceklermiş. Nerede 3 milyar avro? Şimdi de ‘Plan proje getirin, verelim’ diyorlar. Neyin plan projesi? Biz senden kalkıp da Türkiye’nin milli bütçesine para istemiyoruz. Buradaki yaptığımız ve yapacağımız yatırımlar için istiyoruz. Samimi değiller. Şu ana kadar 9 milyar doları sizden para gelecek diye harcamadık. O misafirperverliğimizin bir gereğiydi. Bunlarla yıkılmadık, yıkılmayız da. Edirne’den insanları otobüslere bindirdik tekrar geri çevirdik ama bu bir olur, iki olur. Ondan sonra da kusura bakmayın biz de kapıları açarız; ‘Hadi hayırlı yolculuklar’ deriz. 
 BU MU TERÖRLE MÜCADELE?
İşte en son buyrun bakın. Dost, NATO’da müttefikimiz ne diyor? ‘Biz PYD ile ittifak halindeyiz.’ Bu nasıl bir terörle mücadele? PYD’yi, PKK’dan ayrı görmeyecek kadar gözleri kapalı ama kendi uluslararası güvenlik elemanına Kobani’de plaket veriyorlar. Bütün bu gerçekler ortadayken Türkiye’ye uluslararası yükümlülüklerini hatırlatmak açık söylüyorum, ikiyüzlülüktür. Burada uluslararası yükümlülüklerini hatırlaması gereken yer BM Güvenlik Konseyi’dir.
 KUTLU DOĞUMUN SANCISI
 Faiz, enflasyonun en önemli sebebi. Faiz sebep, enflasyon neticedir. Ve faizle enflasyon doğru orantılıdır, ters orantılı değildir. Eğer kim faizi yükseltmeyi savunuyorsa o bu ülkede yatırımların ve istihdamın düşmanıdır. Eğer benim ülkemde yatırım olacaksa kredi musluklarının açık olması lazım. Bu konuda gerekli uyarılarımı yapmaya devam edeceğim. 2015’te Türkiye’nin tökezleyeceğini umanlar, bir kez daha hüsrana uğradı. Unutmayın; kutlu doğumlar sancılı olur. Türkiye, tıpkı bir buzdağı gibi, gözükmeyen gücü görünen gücünden çok büyük olan bir ülkedir.”