Haber Merkezi ANKARA
İmralı ile devlet arasında gerçekleştirilen ve zaman zaman değişen ekiplerle HDP’li milletvekillerinin de katıldığı görüşmelerin satır satır kitap haline getirilmesi bu notların nasıl sızdığı sorularını akıllara getirdi. “Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa” isimli kitap terör örgütüne yakın Mezopotamya Yayınevi tarafından Almanya’da basıldı. Türkiye’de satışı olmayan ve internet üzerinden satışı yapılan kitabın piyasaya çıkış zamanı dikkat çekti. Kitapta HDP’nin siyaseten zayıflığı ve örgütteki bölünme de gün yüzüne çıktı. Kitabın yayınlanmasında Kandil’in etkili olduğu ve sızdırılan bölümlerle de HDP’nin siyasi basiretsizliğinin gözler önüne serilmesinin amaçlandığı değerlendirmeleri yapıldı.
Kitapta yer alan bilgilere göre bir görüşmede Mart 2014 yerel seçimlerin sonuçları değerlendirildi. HDP’nin başarısız olduğu il ve ilçeler üzerinden geçilirken Öcalan “Kim belirledi bunları?” diye sordu. HDP’li İdris Baluken de durumu kurtarmak için “Seçim komisyonunun çalışmalarıyla belirlendi” karşılığını verdi. Öcalan ısrarla “Kimdir bu seçim komisyonu? Kandil tarafından mı belirlendi, yoksa siz mi belirlediniz?” sorusuna cevap aradı. Bunun üzerine görüşme heyetinde yer alan HDP’li Sırrı Süreyya Önder de “Kandil belirledi” itirafında bulundu. Aldığı cevaba inanamayan Öcalan “Tamamıyla mı onlar belirledi? Parti meclisinde belirlenmedi mi bu komisyon?” sorusu ile HDP’lileri köşeye sıkıştırdı. İkinci itiraf da Pervin Buldan’dan “Hayır, Parti Meclisi’nde ya da MYK’da belirlenmedi” sözleriyle geldi.

İSİM İSTEDİ, SUSTULAR
 Kitapta yer alan bilgilere göre aldığı cevaplar üzerine sinirlenen Öcalan “Kimdir bu seçim komisyonundakiler? İsim verin bana” dedi. Heyet Öcalan’ın ısrarlı sorularına karşılık sessiz kalmayı tercih etti. Bunun üzerine daha da sinirlenen Öcalan, HDP’li heyete “Kim yaptı bu işleri? Sorumlusu kimdir? Bütün sorumlusu Kandil’dir. Kandil’e deyin ki, kim yaptıysa bu işleri onun gözünü oyacağım. Kandil karışmayacak bu işlere! Kandil yazılarında bana çok bağlı görünüyor ama pratikte öyle davranmıyor. Bu böyle olmaz! Ne BDP ne HDP adına bu yapılamaz. Ders çıkaracak ve çok şiddetli özeleştiri verecekler. Ben devlete de söylüyorum, ‘benimle iş yapacaksanız, benimle ciddi konuşacaksınız’ diyorum. Sizin de daha cesur olmanız lazım. Ben size ‘benim adıma müdahale edin’ demiştim. ‘Benim yetkilerimi kullanmalısınız’ demiştim. Selahattin’e de bunları söylemiştim. Selahattin de buradan gittikten sonra 24 saat bile geçmeden bu dayatılanlara boyun eğiyor.”