Başbakan Ahmet Davutoğlu, dünya Suriye’de yaşananları görmese bile Türkiye’nin bir kenardan yaşananları sessizce izleyemeyeceğini söyledi. Davutoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Rus uçaklarının bombardımanı altında hastane ve okulların harap olduğunu belirterek şunları kaydetti: 
“Resimleri gördüğünüzde yüreğiniz parçalanacak şekilde çocuklar katlediliyor, bedenler parçalanıyor. Bunları yapanlara karşı Türkiye kendi sınır güvenliği için tedbir aldı diye Rusya, Türkiye’yi BM Güvenlik Konseyi’ne bugün şikâyet ediyor. Bu ne arsız, hırsız, bu ne küstah bir yaklaşım. 30 Eylül’den bu yana bu alçak, bu hain, barbar uçaklar sivil, asker ayrımı yapmadan, çocuk, yaşlı ayrımı yapmadan 8 bine yakın sorti yaptılar. 
Dün küçük bir kasaba olan Azez’e Rus uçaklarının 200 sorti yaptı. Boş bir alan dahi yok ki bomba düşmemiş olsun. Bre insafsızlar ne istersiniz bu topraklardan, hangi kirli hesabın adına bunları yapıyorsunuz? Niye biliyor musunuz? Çünkü ellerinde envanterdeki süresi dolmuş bombaları tüketmeye çalışıyorlar. Mühimmat konusunda en önemli problemlerden biri, süresi geçmekte olan mühimmatın tüketilmesi. Bu bombaları kendi ülkelerinde tahrip ettiklerinde yol açılabilecek çevre zararlarını Suriye’ye taşımış oluyorlar. Bu kadar adice, bu kadar insanlık dışı plan içindeler.
Bütün bu tahriklere karşı buradan Suriye ötesine, Irak ötesine ve her yere sesleniyorum. Kürtleri, kimse istismar etmeye kalkmasın. Kürtlerin devleti de hamisi de koruyucusu da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir.
YPG, PYD, kesinlikle Kürtlerin temsilcisi değil, Suriye’nin temsilcisi değil, Rusya’nın lejyoner, paralı askerleridir. ABD, BM ve Avrupa utangaç değil gür sesle açıklama yapmalı. Açıkça söyleyemiyorlar. Bombardımanları kim yaptı? Alçak Rus uçakları yaptı.
Yaptığımız bu operasyon neticesinde şu anda YPG unsurları Azez civarında ilerleyemiyor. Bölgedeki havaalanı herhangi bir şekilde Suriye muhalefeti güçlerine ve masum sivillere karşı kullanılmaya kalkılırsa o havaalanıyla ilgili de daha önce aldığımız tedbirleri almaya devam eder; havaalanını kullanılmaz hâle getiririz. 
 CHP’YE:  Biz millî muhalefet istiyoruz. Rusya ve Esad ağzıyla konuşmayan, gidip Brüksel’de, Washington’da, değişik yerlerde kapı çalarak Türkiye’yi şikâyet etmeyen, bu toprağa ait olduğunu unutmayan bir muhalefete ihtiyacı var bu ülkenin. Sayın Baykal, sınırımızda yaşanan gelişmeleri, Türkiye’nin ulusal güvenliği perspektifinden yorumlayarak, bir devlet adamına yakışan bir ciddiyetle konuştu. Sayın Kılıçdaroğlu ise laf kalabalığı yaparak, üste çıkma kurnazlığı yaparak, ulusal güvenliğimizi tehdit eden bu durum karşısında ciddi ve tutarlı bir tutum takınamadı. 
KURTULMUŞ: MACERAYA GİRMEYİZ
Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş ise Bakanlar Kurulu devam ederken yaptığı açıklamada özetle şunları söyledi: Bazen sağdan soldan savaş lobilerinin, savaşa dair seslerinin yükseldiğini görüyoruz. İnşallah Türkiye, bu bölgesel türbülansın içine girmeyecektir. Türkiye’nin bütün ulusal çıkarlarını koruyacak her türlü tedbiri alıyoruz, her türlü hazırlığımızı yapıyoruz. Ama sonuçta biz Türkiye’nin, sonu belli olmayan hiçbir maceranın içerisine atılmasına razı olmayız.