Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Teröristler ellerinde silahlarla, bombalarla saldırırken, Türkiye Cumhuriyeti devleti onu seyrederse oralarda devlet kalır mı, oralarda hükümet kalır mı, oralar da Türkiye kalır mı? Onun için bu milletin huzuru, güvenliği, barışı için her türlü şiddete karşı, teröre karşı güvenlik güçleri gerekeni yapar" dedi.

Adalet Bakanı Bozdağ, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin de terör sorunu olduğunu belirterek, şu anda bazı illerde ve ilçelerde bölücü terör örgütü mensupları tarafından çukurlar kazıldığını, barikatlar kurulduğunu, güvenlik güçlerine saldırılar düzenlendiğini, sağlık görevlilerinin öldürüldüğünü ve infazlar yapıldığını anımsattı.

"Şu anda şiddeti yapan, kanı akıtan kim?"

Bekir Bozdağ, "Şu anda şiddeti yapan kim, kanı akıtan kim? Şimdi burada durup dururken bu kan akıyor mu? Şimdi şu anda baktığınızda diyelim ki terör saldırıları var. Sanki Türk Silahlı Kuvvetleri veya güvenlik güçleri, hiç kimse yok, kendi kendileri bir tarafa doğru kurşun atıyor, oralara operasyon düzenliyor. Peki bu kadar asker, polis niye şehit oluyor? Yani demek ki karşıda birileri var" dedi.

Bozdağ, "Peki teröristler ellerinde silahlarla, bombalarla saldırırken, Türkiye Cumhuriyeti devleti onu seyrederse oralarda devlet kalır mı, oralarda hükümet kalır mı, oralar da Türkiye kalır mı? Onun için bu milletin huzuru için, güvenliği için, barışı için her türlü şiddete karşı, teröre karşı güvenlik güçleri gerekeni yapar" ifadesini kullandı.

"Büyük bir hassasiyetle hareket ediyoruz"

Sokağa çıkma yasaklarının, sivil vatandaşların kılına zarar gelmemesi için ilan edildiğini belirten Bozdağ, şunları söyledi:

"Eğer sokağa çıkma yasakları ilan edilmemiş olsa sivil vatandaşlarımız zarar görebilirdi. Bugün Sur'da bu kadar süredir hala operasyonlar sürüyorsa bunun ana nedeni Sur'da yaşayan masum, sivil, teröre bulaşmamış ve onlarla birlikte olmayan, silahı eline sürmemiş bir vatandaşımızın burnu kanamasın diye. Onun için bunlar uzun sürüyor. Eğer başka ülkeler gibi Türkiye yapmış olsa başka olur. Ama biz ne yapıyoruz? En ufacık bir insanımız zarar görmesin diye ona karşı büyük bir hassasiyetle hareket ediyoruz."

Bozdağ, şöyle devam etti:

"30 tane insanı öldürecek, şehit edecek, siz gideceksiniz onu kutsayacaksınız. Sonra, 'Ben barış istiyorum'. 'Kan dursun diyorum, gözyaşı dinsin diyorum'. Böyle barış mı istenir? Böyle 'kan dursun mu' denir. O zaman bunu burada hükümete söylediğiniz gibi Kandil'e de söyleyeceksiniz. YPG'ye de PKK'ya da, KCK'ya da, elinde silah olan, kan döken, kan dökmeyi şeref zanneden bütün herkese söyleyeceksiniz. Teröristlere de söyleyeceksin. Söyledin mi? Kandil'e seslendin mi? Nerede seslendin? Niye duymadık biz? Buradakiler, burada olanlar hala o Sur'da eli silahlı, askere, polise kurşun yağdıranlar kim? Siviller mi? Siviller mi yapıyor bunu? Elinizi vicdanınıza koyun. Biz, sivil bir vatandaşımızın burnu kanamasın diye her şeyi yapıyoruz. Kimse çocukların, kadınların, yaşlıların, masumların ölmesini istemez. Hele AK Parti Hükümeti asla istemez. Bizim aldığımız inisiyatifleri Cumhuriyet döneminde hiçbir Cumhuriyet hükümeti almamıştır. Biz bu ülkede kan dursun, gözyaşı dinsin diye her şeye rağmen bir inisiyatif aldık. Ama bütün bu inisiyatifleri bombalayan yine terör örgütüdür, ona destek verenlerdir. Onun için de onlara bunları söylerseniz samimi olduğunuza ben inanırım. Ama bombayı atanı görmeyeceksiniz, hendek kazanı görmeyeceksiniz, askeri, polisi şehit edeni görmeyeceksiniz, Merasim Sokak'ta onca vatandaşımızı şehit edeni görmeyeceksiniz, o masum insanları koruyan askeri, polisi göreceksiniz. Burada adalet de yok, vicdan da yok, hakkaniyet de yok. Milletimiz hepsini görüyor."