Adalet Bakanı Bekir Bozdağ memleketi Yozgat'ta gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Dokunulmazlıklarla ilgili konuşan Bakan Bozdağ 'dokunulmazlıkların hepsinin kalkması sözkonusu değil' diye konuştu. Bozdağ, MHP ve CHP'yi de eleştirdi.

Bozdağ'ın açıklamalarından satır başları:

MHP bu konuda samimi bir yaklaşım ortaya koymuyor. Partiler biraraya gelip amasız, fakatsız, lakinsiz olarak çalışabilirler. Bunu yapmak için şu şu konumlarda adım atalım demek çok açık şekilde ifade ediyorum ipe un sermektir. Esasen dokunulmazlıkların kaldırılmasını istemediğini beyan etmektir, samimi olmadığını beyan etmektir. Samimi olan biraraya gelir, talep belli, yapılacak belli onu hep beraber yapmış oluruz. TCK ve özel ceza kanunlarındaki çalışmalarımız devam ediyor, şu anki çalışmalar üzerinde netleşmiş bir şey yok.

KILIÇDAROĞLU AKADEMİSYENLERİN O METNİNE İMZA ATIYOR MU?

Sayın Kılıçdaroğlu'na şunu söylemek isterim, tutuklama konusundaki takdir yetkisi mahkemeye aittir. Kararı herkes eleştirebilir. Sayın Kılıçdaroğlu'na buradan tutuklama kararına gösterdiği tepki gibi bu akademisyenlerin görüşlerine tepki gösterip, göstermediğini merak ediyorum. Sayın Kılıçdaroğlu böyle bir tepki göstermedi. PKK'ya teröristlere manevi destek olan bir metne sayın Kılıçdaroğlu katılıyor mu, katılmıyor mu? Akademisyenlerin yayınladığı metne CHP Genel Başkanı olarak imzasını atabilir mi atamaz mı?

TERÖRİSTLERE ÖVENLER CANLI BOMBAYI DESTEKLEMİŞ OLMUYOR MU?

Siz gerçeğe neden gözü kapalısın, biraz objektif olun. Bu kadar olup bitenlerde terör örgütünün hiç mi suçu yok? Ankara'da onca insanımız şehit oldu. Bu akademisyenlerin destek verdiği canlı bombası tarafından yapıldı. O zaman bu bombayı patlatan terör örgütlerine kalbi, fikri, manevi destek verenlere destek çıkarak bu canlı bombaya destek çıkmış olmuyor mu sayın Kılıçdaroğlu? Kirli iklimi büyüten besleyen kişilere karşı sayın Kılıçdaroğlu'nun söyleyeceği bir şeyler olması lazım, maalesef söylemiyor. Cumhurbaşkanına hakaret suçunu düzenleyen TCK'nın maddesi 90 yıldır bizim ceza kanunumuzda var. Bu madde Cumhurbaşkanlığı şahsını değil; makamını, saygınlığını, mehabetini korumaya dönük olarak konulmuş bir maddedir. Bu maddenin benzeri İtalya, Hollanda, Fransa, İspanya'da Avrupa ülkelerinin tamamında var.

VENEDİK KOMİSYONU'NUN RAPORUNU KABUL ETMİYORUZ

Venedik Komisyonu'nun ortaya koyduğu raporu biz kabul etmiyoruz. Bu rapor Cumhurbaşkanımızın saygınlığına gölge düşürmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürmektedir. Venedik Komisyonu objektif olmak zorundayız. Avrupa Birliği Türkiye'ye karşı önyargılı hareket ediyor. Avrupa Konseyi oyunlara alet oluyor. Terörün dini, vatanı, rengi yoktur, terör terördür. Terörle uluslararası toplumun birlikte mücadele etmesi lazımdır. Avrupa'da saldırı olduğunda ayağa kalkanlar Türkiye'de benzer saldırı olunca ayağa kalkmıyorlar. Fransa'da bir saldırı oldu herkes yürüdü. Türkiye'de garın önünde, Merasim sokakta, Güvenpark'ta, Sultanahmet'te, Suruç'ta birçok yerde terör saldırıları oldu, birçok insanımız hayatını kaybetti. Sadece taziye mesajları var. Ama bu saldırıları yapan teröristlere dönük hiçbirinde doğru dürüst bir operasyon yok.

AVRUPA TERÖRİSTLERE GÖZ YUMUYOR

Avrupa'daki dostlarımıza terör konusunda çifte standartlı olmayalım diyoruz. Ona karşı birlik, beraberlik içinde olalım. DEAŞ nasıl vahşi canavar bir terör örgütü ise PKK da aynısıdır. Güvenpark'ta durakta bekleyen insanların hepsi sivil değil mi? Çocuklar, kadınlar, yaşlılar, gençler var. Bunların bir günahı var mı? Siz kalkacaksınız canlı bombaların resimlerin oluştuğu sergiye izin vereceksiniz? Bu fevkalade yanlış bir durumdur. Umarım ki, bu konularda daha fazla çifte standarta devam etmezler. PKK'ya karşı kağıt üzerinde değil gerçekte operasyon yaparlar. Belçika'dan beklentimiz budur. Bu fotoğraf bizi fevkalede üzmüştür.