AK Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Burhan Kuzu, Samsunlu Yönetici Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (SAYSİAD) Yıldız Parkı Çadır Köşkü'nde düzenlediği "Türkiye'de Başkanlık Sistemi Tartışmaları" adlı yemekli toplantıya katıldı.

Prof. Dr. Burhan Kuzu, burada yaptığı konuşmada Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) Twitter'ın kapatılması ve Can Dündar ile Erdem Gül'ün serbest bırakılmasına yönelik verdiği kararları eleştirerek, "Tamamen keyfi ve yaptım oldu kararlar. Tereddütsüz ve lafın tam ortasından konuşuyorum. Biz getirdiğimiz kurallardan rahatsız değiliz. Aynen doğru düzenlemişiz. Mesela ne demişiz: 'Bireysel başvuruya gitmeden önce tüm yargı yolları biter.' Hani? Hangisi bitti? Tutuklama kararına itiraz bir üst mahkemeye yapılmadan doğrudan AYM'ye gitti. Biz onu da sineye çektik, tutuksuz yargılansınlar dedik. Ama AYM orada kalmadı davanın içine girdi. 'Burada ifade özgürlüğü var, basın özgürlüğü var' dediler. Adam casusluktan yargılanıyor. Bunu söylüyor. Bu senin yetkinde değil ki." değerlendirmesinde bulundu.

"Her mahkemenin bir görevi var"

AYM'nin bu kararının, görüşülmeyi bekleyen Hidayet Karaca tarafından yapılan bireysel başvurusuyla bağlantılı olduğu iddiasında bulunan Kuzu, "Mahkeme yüksektir diyerek her işi yapar diye bir şey yok. Her mahkemenin bir görevi var. Aslında bana sorarsanız paralelin öbür davasının zemini hazırlanıyor burada. Can Dündar arada kaynıyor. Asıl mesele öbür taraf." dedi. 

"Diktatörlük gelecekse parlamenter sistem buna bin kat daha müsaittir"

Başkanlık sistemine karşı çıkanların eleştiri noktalarına değinen Prof. Dr. Kuzu, "Bu itirazlardan biri başkanlık sisteminde diktatörlük gelir diyenlerdir. Diktatörlük gelecekse parlamenter sistem buna bin kat daha müsaittir. Tek başına başbakan her yetkiye sahiptir. Başkanlık sisteminde yetkiler daha kısıtlanmıştır. Diğer itiraz başkanlık sistemi gelirse federasyon, özerklik ya da öz yönetim gibi yönetim sistemlerinin geleceği. Biz buna karşıyız. Üniter yapımızı aynen muhafaza edeceğiz." ifadelerini kullandı.