İSMAİL KAPAN AMMAN

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Paralel Devlet Yapılanması’nın Türkiye karşıtı girişimleri organize ettiğini söyledi. Ürdün’de gazetecilerle sohbet eden Davutoğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Teröre karşı yürütülen operasyonlarda şehit sayısının yüksek olmasıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Paralel Yapı’yı suçladığına işaret eden Davutoğlu, “Eskiden de terörle mücadele vardı. Ancak bu dönemde terörle mücadelede üç önemli fark var. Birincisi Suriye ve Irak sınırları ilk defa beraber otoritesiz. Daha önce tehdit olduğunda sadece Irak sınırına yoğunlaşabiliyorduk. İkincisi daha önce sadece PKK ile mücadele ediliyordu, DAEŞ terörü yoktu, DHKP/C de o kadar mobilize değildi. Şimdi Kandil’de 10 terör örgütü toplanıyor ve ülkemize savaş açıyor. Üçüncüsü, bütün bunlarla mücadele ederken içerde bir başka terör örgütüyle daha mücadele ediyoruz. Ve bu, güvenlik birimlerine sızmış bir terör örgütü. Medya üzerinden algı operasyonları yapan bir terör örgütü” dedi. Tüm terör örgütlerinin birbirlerine lojistik destek sağladığını kaydeden Başbakan, “PKK’nın algı operasyonunu Paralel örgüt yapıyor. Paralel’in gösterdiği şeyi PKK kullanıyor. Paralel örgüt, MİT tırları operasyonu yapıyor, doğrudan cumhurbaşkanımızı, beni ve MİT müsteşarımızı hedef alıyor. Peki uluslararası camiada ‘Türkiye de DAEŞ’e destek veriyor’ algısını yayan kim? Paralel Yapı. Bunu Kobani olayında kullanan kim? HDP. Peki bunu siyasi kampanyaya dönüştüren kim? CHP. Bakın aynı anda kaç unsurla birlikte uğraşmak zorundayız. Ve burada Paralel’in bir orkestrasyonu var. Sadece tek başına bir aktör değil, orkestra ediyor” diye konuştu. 
Önceki aylarda polis kamerasıyla çekilen bir görüntünün provokasyon için servis edildiğini ve bunun cezalandırılması talimatı verdiğini hatırlatan Davutoğlu, “Kime hizmet ediyor bu? Açık bir şekilde halkı provoke ederek, sokağa dökerek, PKK’ya kitlesel destek sağlayacak bir adım. Bütün bu yapıların en öncelikli hedefi devleti aciz hale düşürmek. Ama hesap edemedikleri bir şey oldu. Hiçbirisi bu kadar kararlı terör operasyonu yürütüleceğini düşünemedi. PKK’yı, diğerlerini ve onların dışardaki ağababalarını şaşırtan şey devletin bu kararlı bir operasyonu sürdürmesi oldu” dedi. Bombalı saldırılara karşı yeni güvenlik tedbirlerinin aldığına dikkat çeken Davutoğlu, “Öyle bir ateş çemberinin ortasındayız ki engellediğimiz terör saldırılarının sayısını sadece biz biliyoruz. Ülkenin birkaç ilçesinde de olsa yoğun güvenlik operasyonları yürütüyoruz. Teröre esir olmamamız lazım. Bakın bu kadar hengame içerisinden bütçemiz son iki ayda 6.6 milyar TL fazla verdi. Onun bizi psikolojik olarak esir almaması için çok yönlü olarak çalışmaya devam edeceğiz. Toplum psikolojisini değiştirmek lazım. Her gün terörün konuşulduğu bir ortam teröre hizmet eder” diye konuştu. “Türkiye terörle mücadelede hep uluslar arası işbirliğinin öneminden hep bahsetti. Brüksel saldırısından sonra teröre karşı duyarlılık arttı mı?” sorusu üzerine Başbakan, “Terörün Avrupa’yı vurmasından sonra artan bir duyarlılık var. O teröristin Türkiye’de yakalanıp iade edilmesinden dolayı kendi içlerinde müthiş bir özeleştiri var. Cumhurbaşkanımızın açıklamaları sonrası bir iç tartışma doğdu, bu da sağlıklıdır. Geçmişte DAEŞ mensuplarının geçişi ile ilgili Türkiye’ye suçlayan ifadeler vardı. Karşılıklı suçlamalar yerine mücadelenin ortak tavra yönelmesi lazım. PKK’nın hesaplarını boşa çıkaran iki konu var: Bir devletin kararlılığı, iki Türkiye’nin yaptığı harekatın uluslar arası alanda meşru görülmesi” bilgisini verdi. 
OYUNLARI BOŞA ÇIKARDIK
Yeni Anayasa hedefine de değinen Başbakan, “Bu, vaatlerimizden biri. Tek zorluk, elimizdeki siyasi güç ile tek başına Anayasa yapamayacak olmamızdır. Ama bu, sözümüzü yerine getirmeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Gereken yapılacaktır. Bütün ihtiyaçlara cevap verecek en iyi Anayasa’yı yazmak üzere harekete geçtik. Hedefimiz, 1 ya da 1.5 ay içinde Anayasa’yı iskeletiyle ortaya çıkarmaktır” dedi. Dokunulmazlıklarla ilgili yaptıkları şok teklif karşısında daha önce meydan okuyan bazı milletvekillerinin şimdi, “Acaba benim dosyamda ne var?” diye sormaya başladığını bildiren Davutoğlu, “Bizim buradaki duruşumuz ahlakidir.  İkincisi hukuki bir duruştur. Demirtaş, Kılıçdaroğlu’nu Cizre’ye davet ediyor. Nasıl bir işbirliğidir bu? Bizim teklifimiz bütün bu siyasi oyunları boşa çıkardı” diye konuştu. Davutoğlu, iş adamı Reza Zarrab’ın ABD’de gözaltına alınmasına ilişkin de, “Dosyanın muhteviyatında eğer Türkiye’yi ilgilendiren  bir şey söz konusu olursa düşüncemizi de tavrımızı da açıklarız. Ama şu ana kadar böyle bir yansıma yok. Daha önce Paralel Yapı’nın ABD’deki para kaynakları ile ilgili çok soruşturma başlatıldı. Bütün kara para aklama çabalarına karşı aynı tutarlılığı görmek isteriz” dedi.