Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Sözüm ona İslam adına mazlumlara saldıran, onların canlarına kasteden, mallarını yağmalayan terör örgütleri asla bu mukaddes dinin temsilcisi olamaz. Çünkü bizim dinimiz barış dinidir” dedi. “Adalet ve Barış İçin Birlik ve Dayanışma” temasıyla İstanbul’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı 13. İslam Zirvesi’nin açılış konuşmasını yapan Erdoğan, “Adalet ve barış kavramlarının içini doldurmakta acele etmeliyiz. Çünkü dünya genelinde mazlumların çığlıkları yükseliyor. Yürek parçalayan görüntülerin kahir ekseriyeti Müslümanlara ait. İslam dünyası buradan çıkacak güzel haberlere kulak veriyor” diye konuştu. Peygamber Efendimizin “Bir Müslüman’a kardeşinin kanı da malı da helal olmaz” emrine kulak verilmemesi durumunda yaşanan acıların hiç dinmeyeceğini bildiren Erdoğan, bu emri açıkça ihlal eden hiç kimsenin İslam adına hareket edemeyeceğini ve Müslümanlara da faydalı olamayacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı, sözlerini şöyle sürdürdü: “İslam ülkeleri olarak ne kadar birbirimize düşersek, umudunu bizlere bağlamış olan masumlar o kadar çok sıkıntıya maruz kalacaklardır. Böyle bir vebali üstlenemeyiz. Bölücü değil birleştirici olmalıyız. Çünkü çekişmelerden, düşmanlıklardan zarar gören sadece Müslümanlardır, İslam ülkeleridir. Nükleer Güvenlik Toplantısı’nda bazı konuşmacılar, Paris’teki terör eyleminden bahsediyorlar, Brüksel’deki terör eyleminden bahsediyorlar ama Ankara’daki, İstanbul’daki, Lahor’daki terör eylemlerinden bahsetmiyorlar. Ankara’yı, İstanbul’u, Lahor’u niye söylemiyorsunuz? Bu ikircikli davranış bizleri üzmektedir.”
DAEŞ’in Irak, Suriye ve Libya’da kirli gayelere hizmet ettiğini dile getiren Erdoğan, Afrika’da terör eylemleri düzenlenen Boko Haram ve Eş-Şebab gibi örgütlerinde aynı kapsamda göründüğünü vurgulayarak, şöyle devam etti: “Ülkemizde de PKK gibi, DHKP-C gibi çeşitli terör örgütleri var. Aynı şekilde PKK Irak’ta, onun bir kolu olan PYD Suriye’de, farklı isimler altında çok sayıda terör örgütü Avrupa başta olmak üzere çeşitli ülkelerde faaliyet gösteriyor. Bunların tamamı Müslümanların ve insanlığın ortak düşmanıdır. Uluslar arası topluma, terör örgütlerine yaklaşımlarını bir defa daha gözden geçirmeleri çağrısında bulunuyorum. Uluslar arası iş birliği büyük önem taşıyor. Türkiye olarak getirdiğimiz İstanbul merkezli bir İİT Polis İşbirliği ve Koordinasyon Merkezi kurulması teklifimiz kabul gördü. İslam ülkeleri olarak öncelikle güvenlik, adalet ve kalkınma konularına özel önem vermemiz gerekir.” Yardımlaşma ve dayanışma noktasında Kızılayların atacağı adımı çok önemsediğini dile getiren Erdoğan, bütün afetlerde İslam ülkeleri arasında böyle bir ortak Kızılay yapısının oluşturulması gerektiğini kaydetti.
Erdoğan, “Suudi Arabistan’ın öncülüğünde kurulan teröre karşı İslam’ı da etkin bir yapı haline dönüştürmeliyiz. Teröre karşı İslam ittifakı aracılığıyla çözümü kendimiz üretmeliyiz. Niçin Müslümanlar olarak ihtilaflarda, bu terör olaylarında başkasından yardım bekliyoruz. Başkaları müdahale ediyor, onlar müdahale ederken oralardaki petrol için müdahale ediyorlar. Huzuru sağlamak için değil” ifadesini kullandı. Batı ülkelerinde İslam ve Müslümanları hedef alan nefret suçlarında tehlikeli bir artış olduğunu hatırlatan Erdoğan, “BM Güvenlik Konseyi’nde dünya nüfusunun dörtte birini teşkil eden Müslümanların tek bir daimi temsilcisi var mı? Yok. Karar, beş üyeden bir tanesi olumsuz davransa iş bitti. Dünya beşten büyüktür. Artık dünya 1. Dünya Savaşı şartlarında değildir. BM’nin reforme edilmesi şart. Adil bir dünyayı beklemek hakkımız. Kendisi adaletsizlik üzerine kurulu bir sistemin küresel adalete katkı sağlayabilmesi mümkün değildir” diye konuştu. İstanbul’da bir kadın konferansı oluşturulmasını da teklif eden Cumhurbaşkanı, şunları söyledi: “Harem-i Şerif’in ve Kudüs’ün muhafazası için daha fazla gayret göstermeliyiz. Filistin ile birlikte tüm bölgede kalıcı barış sağlanmasının yegane yolu bir an önce işgalin sona ermesi ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin’in kurulmasıdır. Kıbrıs’ta yaşayan kardeşlerimize yalnız olmadıkları mesajını İslam dünyası olarak bizler vermeyeceksek kim verecek? Ada’da Türk tarafı aleyhine adaletsiz bir şekilde bozulan dengelerin bir ölçüde düzeltilmesi suretiyle kalıcı ve adil bir çözüme katkıda bulunmak tüm Müslümanların ortak sorunudur.”

İSLAM DÜNYASININ AİLE FOTOĞRAFI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvenin birinci gününde liderlerle birlikte aile fotoğrafı çektirdi. Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz el-Suud, Erdoğan, Brunei Sultanı Hassanal Bolkiah ve Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev aynı karede yer aldı. 

EMİNE ERDOĞAN:  İnsanlık için kenetlenelim

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 13. İslam Zirvesi kapsamında Lütfü Kırdar Kongre Merkezi’nde düzenlenen Kanserle Mücadelede Hanımefendilerin Liderliği Özel Oturumu’nda “first lady’lere” hitap etti. Erdoğan, “İslam dininin terörle özdeşleştirildiğini, İslamofobinin, insanlık nezdinde Müslümanları korku kaynağı haline getirdiğini belirterek, “Öte yandan Suriye’deki savaştan kaçan çocuklar, Akdeniz sahillerinde kendilerini ne yazık ki ölüme teslim ediyorlar. Tüm bunlara karşı güç birliği yapıp, ortak bir duruş sergilemeliyiz. İslam dünyası, potansiyelinin farkına varmalıdır. Ayrılıkları bir tarafa bırakarak, Müslümanların izzetini korumak için iş birliği yapmalıdır. Bu buluşmanın, birlik ve beraberliğimizi artırmaya vesile olmasını diliyorum” dedi.