Kadının iş hayatındaki konumu, onun anneliğini asla geriye atmamalıdır. ‘Çalışıyorum’ diye annelikten imtina eden bir kadın, aslında kadınlığını inkar ediyor demektir. Bu benim samimi düşüncemdir. Anneliği reddeden, evini çekip çevirmekten vazgeçen bir kadın, iş dünyasında istediği kadar başarılı olsun, özgünlüğünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır, eksiktir, yarımdır. Güçlü aileler, güçlü milletleri doğurur. Biz kadınları destekleyen yasal düzenlemeler yaptık. İş hayatının anneliğin alternatifi haline getirilmesini kesinlikle kabul etmiyorum. Ben hayırlı evlatlar yetiştirilmesi konusunda kadınlarımıza güveniyorum. Kadını yaradılış fıtratından, toplumsal ve biyolojik gerçekliğinden tecrit eden görüşler aslında onun hakkını savunmuyor.

Abdullah Ağa Camii’ni açtı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan İstanbul’daki Abdullah Ağa Camii’nin açılışını gerçekleştirdi. Camide kılınan öğle namazında vatandaşlarla birlikte saf tutan Erdoğan, ardından bir konuşma gerçekleştirdi. Erdoğan, konuşmasında inşaatı yoğun bir şekilde devam eden yine İstanbul’daki Çamlıca Camii’nin de iki yıldan önce tamamlanacağı müjdesini verdi. 

CUMHURBAŞKANI’NDAN CEM ÖZDEMİR’E ELEŞTİRİ: Kanları testten geçirilmeli

 

 

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Sabahattin Zaim Üniversitesi’nin 2015-2016 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı. Sözde Ermesi soykırım tasarısının kabulü dolayısıyla Almanya’ya yönelik eleştirilerini sürdüren Erdoğan, isim vermeden Türk asıllı vekil Cem Özdemir’e de yüklendi. Erdoğan özetle şunları söyledi:
∂ Ey Almanya, bak yine söylüyorum; önce Holokost’un hesabını vereceksin. Namibya’da 100 bini aşkın Namibyalıyı nasıl yok ettiniz, nasıl öldürdünüz onun da hesabını vereceksin. Eğer siz yaptıklarınıza, insanlık dışı suçlarınıza ortak arıyorsanız, o ortak biz değiliz.
∂ Siz, Türkiye’ye veya Türklere parlamentosunda kalkıp da sözde Ermeni soykırımı oylaması yapacak, varsa belki de en son ülkesiniz. Bizim tarihimiz, katliamlar tarihi değil, merhamet, şefkat tarihidir. Berlin’in, Paris’in, Brüksel’in şık kaldırımlarının altında Afrikalıların canı, kanı, emeği ve alın teri vardır.
∂ Orada çıkıyor bir ukala bir şey hazırlıyor, Alman parlamentosuna sunuyor. Neymiş? Birileri de diyor ki güya ‘Türk’. Ne Türk’ü?.. Bunların kanının laboratuvar testinden geçmesi lazım. Onun kanının öyle  böyle olması bizi ilgilendirmiyor. Ne yaptığı, nasıl yaptığı, kim adına yaptığı ilgilendiriyor. Bunları bir üst akıl idare ediyor ama kim adına idare ediyor, bu önemli. Son zamanlarda bazıları Berlin’e gidiyor, geliyor kimlerle neyi nasıl konuşuyor...
∂ Almanya’da bir de onu konuşuyorlar, utanmadan, sıkılmadan, terbiyesizce. Güya Ermenilere ait kiliseleri biz şu anda yıkmışız, el koymuşuz. Elinize, dilinize dursun. Tam aksine, Ermeni vakfiyelerindeki kiliseleri kendilerine teslim ediyoruz.