Polonya'nın evsahipliğinde Varşova'da gerçekleştirilen Türkiye, Polonya, Romanya dışişleri bakanları üçlü siyasi ve askeri danışma toplantısının ardından ortak basın toplantısında konuşan Çavuşoğlu üç ülkenin de bölgelerinde karşı karşıya kaldığı sınamalar, tehditler ile NATO’nun doğusu ve güneydoğusunda değişik sebeplerden kaynaklanan tehditler olduğuna dikkati çekerek,''Bunlara karşı müttefikler olarak neler yapmalıyız, NATO hangi kararları almalı ve uygulamalı bunları değerlendirme fırsatı bulduk. Rusya’nın saldırgan tutumu Ukrayna’da, Gürcistan’da, Karadeniz’de, güneyde, Doğu Akdeniz’de ve Suriye’de bölgenin güvenliği ve istikrarı için ciddi bir tehdit oluşturuyor. NATO olarak buna karşı hangi tedbirleri almalıyız? NATO’nun Varşova zirvesinde bunları elbette değerlendireceğiz. Ama öncesinde bugün bu konularda görüş alışverişinde bulunduk.'' diye konuştu.

İlk defa dışişleri bakanları düzeyinde yapılan istişare toplantısının ileride liderler düzeyine de çıkarılabileceğini ifade eden Çavuşoğlu NATO Zirvesi sonrası tekrar bir araya gelme konusunda hemfikir olduklarını dile getirdi.

Bölgedeki mevcut durumun yansımaları olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, ''Bunlardan bir tanesi hepimizin ortak düşmanı terörizm. Türkiye birçok terör örgütüyle aynı anda mücadele ediyor. DAEŞ, PYD, YPG, PKK, DHKP-C, El Nusra ve El Kaide gibi birçok terör örgütleriyle mücadele ediyor. Esasen teröre karşı ortak mücadele yapmamız lazım. İyi terörist kötü terörist ayrımı yapmadan terör örgütlerinin hepsiyle mücadele etmek lazım. Terör örgütleri, yönetilemeyen ülkeler ve Rusya’nın da Suriye’de sivilleri hedef alması nedeniyle her geçen gün yerinden edilmiş, mülteci durumuna düşmüş insan sayısında ciddi artış var. Ülkem yıllardır 3 milyona yakın Suriyeli ve Iraklıya evsahipliği yapıyor. Bugüne kadar 11 milyar dolar harcadık. AB ile kaçak göçün önlenmesi ve yeniden kontrollü göçün teşvik edilmesi konularında iş birliği anlaşmalarımız, ortak çalışmalarımız var. Bu iş birliğini sürdürmek istiyoruz ama her iki tarafın da aynı anlayış içinde olması lazım. Vize muafiyeti konusunu değerlendirdik. Polonya ve Romanya’nın kararlı tutumları, verdikleri destek için teşekkür ediyorum. Birçok konuyu değerlendirme fırsatı bulduk. Çok faydalı oldu.'' ifadelerini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in NATO müttefiklerini hedef alan açıklamalarını yine NATO üyesi olan bir ülkede yapmasının çok manidar olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, ’’Putin, Romanya ve Polonya’daki balistik füze savunma sistemlerini hedef almıştır. NATO’nun Türkiye’de de balistik füze sistemleri var. 3 ülkede de var hepsi savunma amaçlı. Bugün şunu vurguladık. Balistik füze sistemleri her 3 ülkenin coğrafyasını ve insanlarını koruyacak şekilde genişletilmelidir. Kapsamı tüm ülke düzeyinde olmalı, koruma sağlamalıdır çünkü bunların hepsi savunma amaçlı.’’ dedi.

Bugüne kadar Polonya ve Romanya’nın komşu ülkelerde gözü olduğunu hiç görmediğini ve hiç kimsenin de bunu iddia edemeyeceğini ifade eden Çavuşoğlu, "Her iki ülke de bölgedeki var olan sorunları dondurulmuş ihtilaflar dahil o ülkelere yönelik tehdit unsuru olarak kullanmıyor. Başka ülkelerin topraklarına saldırmak için bu sistemler kurulmadı. NATO’nun görevi tüm müttefiklerin güvenliğini sağlamaktır ve bu amaçla kurulmuştur. Ne Türkiye ne de Romanya veya Polonya var olan güçlerini sivilleri öldürmek için hastaneleri okulları vurmak için kullanmamıştır. Var olan imkanlarını terörle mücadele için kullanıyor." diye konuştu.

Suriye’de ateşkesi en çok ihlal eden ülke Rusya

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Rusya’nın Uluslararası Suriye Destek Grubu Eşbaşkanı olmasına rağmen Suriye’de ateşkesi en çok ihlal eden ülke olmasının manidar olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

"Sürekli okulları hastaneleri sivilleri hedef alıyor. DAEŞ’i hedef almıyor. Dolayısıyla terör örgütüyle mücadele etmiyor. Esas problem zaten burada. Terörle mücadele edeceğim diye gelenlerin bile sivilleri ve ılımlı insanları hedef aldığını görüyoruz. Amaç işte zalim rejimleri ayakta tutmak, kendi varlığını güçlendirmektir. Terörle mücadele konusunda yetersizliğimizin sebebi ne? Bir kararlılık yok, terörün ortak bir tanımı yok, ortak bir sonuç odaklı bir stratejimiz yok. DAEŞ’e karşı 65 ülkeyiz. Bugün 65 güçlü ülke Suriye'de DAEŞ’e karşı diğer terör örgütlerinden medet umar haline geldi. Onların armalarını takar hale geldi. Bu anlayışla hangi terör örgütüyle nasıl mücadele edeceksiniz. Öncelikle benim teröristim senin teröristin, iyi terörist kötü terörist ayrımına son vermek lazım. Terörün her türlüsüne nerden gelirse gelsin ve kimi hedef alırsa alsın karşı olmalıyız. Afrika’daki o masum insanları hedef alan o terör örgütlerine karşı aynı hassasiyeti göstermemiz lazım. Afrika’daki insanlar da ikinci sınıf insan değil.''

Türkiye ile AB arasındaki imzalanan anlaşmaların bugüne kadar başarıyla uygulandığını belirten Çavuşoğlu, ''Özellikle kaçak göçün önlenmesiyle ilgili yine Yunan adalarına ulaşan göçmen sayısının azaltılması ve bugüne kadar 5 AB üyesi ülke ile yeniden yerleşim konusudaki anlaşmalar başarıyla uygulanmıştı ve neticeler alıyoruz. Yunan adasına ulaşan kaçak göçmen sayısı eylül ayında günde 7 bindi bugün ise 40 civarında, aradaki farkı kıyaslanamız açısından.''

Çavuşoğlu bir soru üzerine de vize serbestisi konusunda Türkiye'nin üzerine düşeni yaptığını ve AB’den beklentinin Türkiye’ye adil davranması ve Avrupa’da artan ırkçılık ve Türkiye karşıtlığının ilişkileri zedelememesi olduğunu sözlerine ekledi.

Polonya Dışişleri Bakanı Witold Waszczykowski ve Romanya Dışişleri Bakanı Lazar Comanescu da Türkiye'ye terörle mücadelesinde destek olduklarını bildirdiler. Waszczykowski Türkiye'deki terör saldırılarını kınayarak başsağlığı dileklerini iletti.