Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefik olduğunu söyleyen ancak sürekli Türkiye’yi sıkıştırmaya yönelik adımlar atan ABD’ye rest çekti. Erdoğan, Külliye’deki valiler toplantısında vize krizini değerlendirirken ABD’yi çok sert sözleriyle eleştirdi. Washington yönetiminin, Türkiye’yi engellemek için YPG terör örgütüne ücretsiz silah verdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı, “Güney sınırımız boyunca oluşturulmaya çalışılan terör koridorunun amacının DEAŞ’la mücadele olduğunu kim iddia edebilir? Var mı böyle bir şey? Yalan. Terör koridoru, sadece Türkiye’yi kuşatmaya yöneliktir. Kimse bizi aldatmasın” dedi. Erdoğan şu mesajları verdi:

HAZMEDEMİYORLAR 
İstikbalimiz için ikinci bir Kurtuluş Savaşı verdiğimiz bir zaman diliminin tam ortasındayız. Türkiye içeriden ve dışarıdan kuşatılmaya çalışılıyor. Ülkemiz tıpkı pençeleri sökülmüş bir aslan gibi ehlileştirilmek, boyunduruk altına alınmak isteniyor. Eski, o pısırık Türkiye’ye alışmış olanlar iddialı, vizyoner ve güçlü bir ülkeyi hazmedemiyorlar. Uzun yıllardır birileri tarafından sadece ileri garnizon olarak görülen bir ülkenin milli menfaatleri doğrultusunda kararlar almasını kabul edemiyorlar. 
Biz bir kabile devleti değiliz. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devletiyiz, bunu kabul edeceksiniz. Bunu kabul etmediğiniz takdirde kusura bakmayın, biz size muhtaç değiliz. Biz sizden paramızla silah istediğimiz zaman ‘kongre’ diyorsun ama terör örgütüne üç beş kuruş para dahi almadan gelip silahı ücretsiz olarak veriyorsun. Niye? ‘Türkiye’yi güneyden kuşatalım.’ diye. Geri planını söylemiyorum, bunun arka planı da var tabii, ayrı bir konu.
Türkiye asırlık bir hesaplaşmayla karşı karşıyadır. Gezi olaylarında duvarlara ‘Zulüm 1453’te başladı’ diye yazılması asla tesadüf değildir. 1453’ü zulüm olarak görenler, olsa olsa ancak Bizans’ın çocukları olur.

MESELE VATANDIR
Şayet biri, ülkemizin son bir kaç yıldır yaşadığı açık ve örtülü operasyonları önemsizleştirmeye çalışıyorsa, o kişi bilinçli bir manipülatördür. Ülkemize diz çöktürmek için alınan kararlardan kendi hükümetini sorumlu tutan kişi aklını, hırslarının emrine vermiş bir zavallıdır.
Vize olayıyla ilgili ülkemizin kaybı “50 milyar lira” diye açıklama yapıyorlar. Böyle bir yerde kavgaya girdiğiniz zaman atılan yumruk sayısı sayılmaz. Kalkacak bize karşı böyle bir tavrı takınacaklar, ondan sonra da orada şu kadar kayıp, bu kadar kayıp varmış. Öğrenci burada Amerika’ya gidemiyor, gidemeyebilir. Mesele burada vatandır, gerisi teferruattır.

O SİLAHI ALMAYACAĞIZ
Ana muhalefetin başındaki adamın geçmişine baktığın zaman, zaten bunlar Amerika’daki liderlerin, afedersin lider poposunu tırabzana dayıyor, o da karşısında el pençe divan duruyor. Bu dönemler geride kaldı, böyle bir Türkiye yok artık. Her yerde karşımızdaki neyse, biz de oyuz. Öyle el pençe duran bir Türkiye yok. Bunu herkes görecek, bilicek, buna göre konuşacak.
Bundan sonra ‘SIG Sauer’ diye bir silah, bizim polis teşkilatımız kullanmayacaktır, kullanmamalı. Artık biz kendi ülkemizin silahlarını kullanmak suretiyle bu adımları atacağız.