Başbakan Binali Yıldırım, Gebze Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen Sanayi ve Teknoloji Zirvesi’nde konuştu. "Demokrasiye darbe vuramayanlar, ekonomi üzerinden faaliyete giriştiler" diyen Yıldırım'ın konuşmasının satır başları şöyle:

Türkiye, etrafında yaşanan savaş, belirsizliklere  rağmen önüne çıkan engelleri birer birer aşarak bugünlere geldi ve geleceğe emin  adımlarla yürüyor. Son 16 yılda pek çok sınamalardan geçtik. Millet  iradesine, demokrasiye, seçilmiş hükümetlere yönelik vesayet girişimleri,  saldırıları hiç eksik olmadı. En son 15 Temmuz'da hain bir işgal girişimiyle  ülkeye topyekün el konulmak istendi. Milletimizle el ele vererek, bu zorlukları  aşarak bugünler geldik.

Daha çok üretmeye daha çok büyüme hedeflenen  teşvik sisteminde neler var? Katma değeri fazla olan, teknoloji gerektiren ve  Türkiye'nin cari açık verdiği alanlarda yatırım. Bazı bildik ekonomistler, siyasi  muarızlarımız bundan mutlu olmadılar. 'Efendim, koca koca teşvik paketi  açıklıyorsunuz, yandaşlara veriyorsunuz.' Bu kafayla hareket edenler, bu ülkenin  yönetiminde hiç ama hiç var olma şansları yok. Bunlar tamamen Türkiye'nin  gerçeklerinden habersiz olma, bilgi olmadan ilgi sahibi olmanın getirdiği  cehalettir. 23 proje var. Doğrudan 35 bin kişi istihdam ediliyor. Dolaylı olarak  134 bin istihdam var. Bırak ötesini, 20 milyar dolar bir kalemde ihracatla  ithalat arasındaki açığı azaltıyor.

2 BİN LİRA BURSU HAZIR!

Demokrasiye darbe vurmak isteyenler bunu  başaramayınca bugünlerde ekonomi üzerinden yeni bir faaliyet içerisine girmiş gözüküyor. Milli irade, siyasi istikrarı azimle koruduğumuz gibi hiç kimsenin  endişesi olmasın, bu ekonomik saldırıların da üstesinden geleceği. Üniversite toplam 18 OSB ortasında bulunan yarım saatten az bir sürede buralara ulaşan, sanayi ile üniversite işbirliği önemlidir.İdeal şartlar fanus içinde dezenfekte ortamda yaşamaktır. Böyle bir dünya yok. Hayat özel sektörü, üniversitesi, sanat camiası ile her türlü fırsata ve tehdite de açıktır. Hayatta kalmak için her alanda mutlaka var olmalı mücadele etmeliyiz. Biz o yıllarda okurken üniversitede staj bulamazdık. Mezuniyetin gecikmesi söz konusu oluyor. Bunlar yaşanan şeyler. Buraya giren her öğrenci 200 TL ile 2 bin TL arasında bursu hazır. Keşke bugünlerde okusaydık.

DOKTORLARIN İŞSİZ KALMA RİSKİ OLACAK

Bulunduğumuz her zaman neyse, sorumluluğumuz var. O zamanı dolu dolu geçirmemiz lazım. Şu an zaman, paradan daha kıymetli. En az bir yabancı dili en iyi şekilde yazacak, konuşacak şekilde kendinizi hazırlamanız lazım. Dünya küresel bir köy haline geldi.Sanal gerçeklik diye bir şey var şimdi... Bunlar tüm üretim alışkanlıklarımızı değiştirecek. Belki bazı mesleklerin artık havası da kalmayacak. Yeni meslekler çıkacak. Doktorların artık işsiz kalabilme riski bile olacak. Neden? Bilişim ile her şey hallolacak.

ŞİMDİ ÇAMUR ATMAYA ÇALIŞIYORLAR

Son 16 yılda kalkınma, sanayi alanında önemli yollar aldık. Ama aldığımız bu yolu yeterli göremeyiz. Biz geçen sene dünyanın G20 içinde en fazla büyüyen ülkesi olduk bu gurur vesilesi ama yeterli göremeyiz. Sürdürülebilir olması lazım. Türkiye 2002-2017 arası üst üste yüzde 5.8 büyümeyi başardı. Bu noktalara kolay gelmedik.

EKONOMİK SAVAŞ  KÜRESEL DENGELERİ BOZUYOR

Küresel finans piyasaları şu an da bir dalgalanma içerisinde. Çin ve Amerika arasındaki ticaret savaşı... Amerika, Çin'den alacağı ürünlere ilave vergiler gerekiyor. Türkiye de buna dahil. Benzerini muhatap ülkelerde de yapıyor. Ekonomik savaş, küresel dengeleri de bozuyor. Türkiye'de bundan etkileniyor. Biz, bütün bu belirsizliklerin göbeğinde yer alıyor. Bütün olayların merkezinde biz varız. Savaş, göç hepsi burada. Dolayısıyla biz de etkileniyoruz. Biz bu süreçleri daha önce de yaşadık. 2016 darbesinden sonra yaşadık. Bir çeyrekte yüzde 4 küçüldü Türkiye. Hızlı bir şekilde toparlandık, 3.2 ile 2016'yı kapattık. 2017'de 7.4 rekor! Ona da şimdi çamur atmaya çalışıyorlar.

BÜYÜMEMİZ DEVAM EDECEK

Türkiye ayaklarını yere sağlam basıyor. 16 yıl önceki Türkiye'nin karanlık senaryolarından çok uzaktayız. Küresel sermaye ve özel sektörde devletimizin verdikleri teşvikler ile büyümemiz devam edecek. 

BURNUNDAN KIL ALDIRMIYORLARDI

Bir kere işin içine sorumluluğu dahil ettiğiniz zaman, onlar da bu sefer ellerini taşın altına koydular. Gerçek anlamda üniversite sanayi işbirliği başlamış oldu. Bizim zamanımızda üniversiteler burnundan kıl aldırmıyor. Bunun bize bir faydası yok. İkisi birbirinden bekliyor. Olmaz. Bu ezberi Gebze Teknik Üniversitesi bozmuş. Bu potansiyelimizi ortaya çıkarmış. Şimdi 11 teknik üniversitemiz var. Gebze Teknik Üniversitesi 4 yıllık geçmişi var ama öyle bir hızlı geliyor ki asırlık üniversitelerin ensesinde. Bu da onlara bir mesaj veriyor. 

TÜRKİYE'Yİ ÖRNEK ALMAYA BAŞLADILAR

Yedi düvel üzerimize geliyor. Evelallah Avrasya coğrafyasında öyle dik duruyoruz ki bölgeye hiza vermek isteyen süper güçler de Türkiye'ye bakmaya başladılar. Bölgenin geleceğine karar veren ülke Türkiye olmalıdır, komşuları olmalıdır. Tüm bunlar geride kalacak. Kolay bir iş değildir. İki tane süper gücün arasına kılıç gibi girip Suriye'de istikrarı, güveni, terörü dize getirmek kolay bir iş değildir. Türkiye bunu başarmıştır. Bölgenin kaderinden kendimizi soyutlayamayız. Bölgenin geleceğine karar veren ülke Türkiye.

Bilim teknoloji alanına daha çok yatırım yapmamız lazım. Her sene bin kişi gönderiyoruz. 130 bin 100 değişik ülkeden okuyanlar var. Bu okuyan insan ne oluyor? Türkçe konuşuyor. Bunları servet harcasanız sağlayamazsınız. Bu bir geleceğe yatırımdır. Sizin ülkenizin güzelliklerini anlatan, değerlerini yaşayan dünyanın her tarafında insanlar olması ne demek? Sizin her zaman gündemde olmanız demektir.

"HER GÜN BİR KARAR DEĞİŞTİRİYORLAR”

Bir Japon bir işe karar verdiğinde işe başlamadan önce 5 yıl çalışır, 5 dakikada da uygulamaya koyar. Amerika 5 dakikada karar verir, 5 yılda işin içinden çıkamaz. Bugünlerde de görüyoruz. Her gün bir karar değiştiriyorlar.

Türklerin de bir özelliği var. Onu da unutmayalım. Hiç kimsenin, 'bu iş hayatta bitmez' dediği işi Türkler bitirir. Bunu Marmaray'da Avrasya'da gördük. Yatıyoruz, yatıyoruz son anda bir dalıyoruz. Hepsini halledip geçiyoruz. Ama böyle olmasın. Kararlı istikrarlı kendimizi de çok yormadan, strese girmeden yapsak daha doğru. Ama ben bir gerçeği ifade ediyorum. Demek ki prensip ne? Zor hemen yapılır, imkansız biraz zaman alır. Anlayışımız bu.

100 proje çalışırsınız. 95'i işe yaramaz. Bırak 95'i 99'u işe yaramaz. Bir tanesini tuttursanız Türkiye'yi uçurmaya yeter. Gelişmiş ülkeler böyle yapıyor. Harcıyor, harcıyor sonunda fark oluşturacak diğerlerinin önüne geçecek bir şey buluyor. O zaman da köşeyi dönüyor. Onun için ARGE önemli, yenilikçilik önemli. Bizim doğal zenginliğimiz yok, mutlak üstünlüğümüz yok. Bazı ülkelerde cenabı hak vermiş. Akıyor, oradan dolduruyor dolduruyor içiyor. Biz akıl teriyle, alın teriyle mücadeleyle ülkemizi kalkındırıyoruz. Ama bizimki daha kıymetli. Bu kaynaklar tükenir. Tükenmese de biri gelir el koyar, böyle yapıyorlar. Racon kesiyorlar, "sen çok fazla biriktirdin, ver şu kadarını" elinden alıyorlar.