“PYD gibi eli kanlı bir örgüt DEAŞ ile mücadele bahenesiyle bölgeye gönderilmiştir” diyen Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Suriye toprakları herkes için güvenli hâle gelene kadar oradaki varlığımızı ve faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Açık konuşmak gerekirse, Suriye’de DEAŞ’la tek samimi ve netice alıcı mücadeleyi Türkiye yürütmüştür. Birçok Batılı dostların bayrakları teröristlerin tanklarının yanında görülüyor. Kurtarabileceklerini sanıyorlarsa yanılıuyorlar. Öyle ya da böyle imha edeceğiz. Elbette müttefiklerimizin askerlerine silah doğrultmak gibi bir düşüncemiz asla olamaz. Bununla birlikte bu ülkelerin askerlerinin PYD’li teröristlerle çok da yan yana durmamalarını bir dost olarak kendilerine tavsiye ediyoruz.”

MASKELER ARTIK İNSİN

“Biz artık Suriye ve Irak’ta oynan bu tiyatronun bir kenara bırakılmasını, yüzlerdeki maskelerin indirilmesini, herkesin gerçek niyeti ve çehresiyle sahada kendisini göstermesini istiyoruz. Bu tiyatro yüzünden dünya yakında tarihinin en büyük tehdidiyle karşı karşıyadır. Kimsenin Akdeniz’i ve Suriye topraklarını siyasi ve askerî güç mücadelelerinin ateşinde yakmaya hakkı yoktur. Kimyasal ve konvansiyonel silahlarla kendi vatandaşlarına saldıran rejimi korumak ne kadar yanlışsa, aynı şekilde terör örgütleri üzerinden Suriyeyi bölmeye çalışmak da o kadar yanlıştır. Biz bunların hepsine de karşıyız.”

BİLEK GÜREŞİNE DÖNDÜ

“Katil Esad rejimini destekleyenler yanlış yapıyorlar. PYD terör örgütünü destekleyenler de yanlış yapıyorlar. Biz her iki yanlışla da sonuna kadar mücadele edeceğiz. Suriye’nin bilek güreşi sahasına çevrilmesinden rahatsızlık duyuyoruz. Dün Trump ile görüştüm, bugün Putin ile görüşeceğim. Kimyasal silah kullanan rejimi korumak ne kadar yanlışsa, teröristleri korumak da o kadar yanlıştır. Ne ABD ile olan müttefiklikten, ne de Rusya ile enerjiden güvenliğe kurduğumuz ilişkilerden, ne İran ile ilişkilerimizden vazgeçmeye niyetimiz yoktur.”

İNSANLIĞI ÖĞRETİYORUZ

“Suriye’de bulunduğu yere güven, huzur ve refah getiren tek ülke biziz, Türkiye’dir. Bizim dışımızda, Suriye sahasında etkili olan güçlerin bulunduğu her yerde zulüm, huzursuzluk, yıkım vardır. Suriye’den ve Irak’tan ilk mülteci dalgası başladığında birileri sandılar ki, Türkiye bunun altında ezilecek. Biz ise ezilmek bir yana tüm dünyaya insanlığı öğretecek şekilde bu süreci yönetiyoruz.”